CİNNİ ŞEYTAN MUSALLATI NEDİR?

NASIL MUSALLAT OLURLAR?

MUSALLAT SEBEBLERİ NELERDİR?

CİNNİ ŞEYTAN MUSALLATINI NASIL ANLARIM?

KURTULMAK İÇİN NE YAPILIYOR?

NASIL KORUNACAĞIZ?



CİNNİ ŞEYTAN MUSALLATI NEDİR?
Öncelikle ben "üç harfliler" demeyeceğim. Cin demekle onlar gelip insana musallat olmaz. Kur'anda üç harfli değil Cin Suresi vardır.

Hz Adem (as)'e secdeye karşı çıkan şeytan cennetten kovulunca Allahu Teala'dan insanları saptırmak için ruhsat istedi ve bu kendisine verildi.

İnsanda iki tip cinni şeytan görevlidir.
1. Lümme-i Şeytaniye'de görevli vesveseci şeytan. "Allah sizden her biri için, bir cinni arkadaş kılmıştır." Ashab: "Size de mi yâ Rasûlallah?" diye sorduklarında, Rasûlullah: "Bana da, ancak Allah ona karşı bana yardım etti de, o (cin) Müslüman oldu, artık o, bana ancak hayır emrediyor. " buyurdu. (et-Tâc, V/233)

🌹Bir hadis-i şerifte, “İnsan kalbinde iki lümme (merkez) vardır. Bunlardan biri melek ilhamı, diğeri ise şeytan vesvesesi içindir.” buyuruluyor.
Demek ki, insan mahiyetinde iyi şeylere açık menfezlerin yanında, aynı zamanda kötü şeylere açık menfezlerde, pencerelerde, kale kapıları gibi açık noktalarda bulunabiliyor; herkes kendine açık o noktadan oraya nüfuz etmek istiyor. Şeytanın kalbe nüfuz mahalli, “LÜMME-i ŞEYTANİYE”; hak, hakikat ve amel-i sâlihe dair telkinlerin merkezi de “LÜMME-i MELEKİYYE” olarak anılıyor.

      Fakat günümüzün insanının
💢Ne şeytanın giriş noktalarından, “LÜMME-i ŞEYTANİYE”den haberi var;
💢Ne meleklerin girip-çıktığı latife-i Rabbaniye mahzeni “LÜMME-i MELEKİYYE”den haberi var.

🔴Günümüzün insanı; şeytanı da, meleği de taklidî şekliyle anlamıştır. Bu anlayış sadece vird kitaplarında, dua mecmualarında gördüğü şeyleri vird-i zebân etmekten ibarettir.

🔴Asıl mesele o değildir; asıl mesele, tabye yapmış, size karşı mevzilenmiş bir şeytan karşısındasınız. Aynı zamanda yine gönlünüze nüfûz etmek üzere sizin için mevzilenmiş ruhânîler de mevcut; kalbini temiz tutanlara, kalbinin kapılarını onlara açık tutanlara varidât taşımak için onlar da mevzilenmiş. Ama birileri oraya girince, o kapılar yavaş yavaş kapanıyor; birbirine zıt kapılar gibi.

    Aynen onun gibi, kapılar, kale kapısı gibi şeytana açık olunca...
💢göz, kontrol altına alınamayınca...
💢kulak, kontrol altına alınamayınca...
💢dil, kontrol altına alınamayınca...
💢tavır ve davranışlar, ihlaslı ve rıza-i İlahî mülahazasıyla planlanmayınca...
💢ve bazıları dindar göründükleri halde, dini meseleleri dünyevîliğe âlet ettikleri takdirde şeytana ait bütün kapılar, menfezler ardına kadar açılmış olur.

2. Burada bahsedilen ise bizim cin musallatı dediğimiz cin tayfasının İFRİT şeytanlarıdır. Birinci grup kalpteki lümme-i şeytaniyede yer alır. Bu ikinci grupta yer alan cinni şeytanlar ise büyük günahlarla vücuda girer ve böbrek, mide, sırt, omuzlar ve baldırlara yerleşirler.

Her günahta küfre giden bir yol vardır. Cinni şeytanlar insana ancak günahlarla girme ruhsatına sahiptir "Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler." (Şuara 221-222) ve o günahtaki ısrarla bu şeytanlar güçlenirler. Nihai hedef kişinin imanını almaktır. "Kim Rahman olan Allah’ı anmaktan yüz çevirirse, biz ona, bir şeytan musallat ederiz. Artık o şeytan her zaman onunla beraberdir.
Bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar. Onlar da kendilerinin hidayette olduğunu sanır." (Zuhruf, 36-37) Şeytanlar ancak çok yalan söyleyen, iftira atan, sahtekâr, günah işlemekten çekinmeyen kimselere, yani kendilerine uygun karaktere sahip olanlara yanaşırlar. (Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 179)

Günaha ısrar ve devamla güçlenen cinni şeytanlar zamanla insanda psikolojik ve fiziki hastalıklara vesile olurlar. "Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor." (şuara 30)
Tevbe ise onları zayıflatır. "Size derdinizi ve onu şifasını bildireyim mi? Dikkat edin sizin derdiniz günahlar, devanız ise istiğfardır." (Beyhaki)

Halk arasında bilindiği gibi küllüğe basmakla, kaynar su dökmekle, incir altında oturmakla, mezarlıktan geçerken, büyü, nazar vs ile musallat olmazlar. Aslında öncesinde gelen günahlar vardır. Şeytan burada maharetini konuşturur ve günahtan girişini gizlemek için araya böyle eften püften bahaneler serpiştirir. Bunlar biraz bizim şaman kültürümüzünde etkisinde gelen bilgilerdir. Yukardaki ayetler zaten neden insanlara girdiklerini ifade etti.

Bazen bu günahlar sadece bize vururken bazen zürriyete de devam etmektedir. Meşhur su kırbasını delen çocuk hikayesini hatırlayın. "Hem insanlardan gücün yettiği kimseleri, sesinle (Şehevî çalgılarla) kaydır ve fenalığa götüren süvarilerinle, piyadelerinle üzerlerine yaygara kopar. (Haram kazandırmakla) mallarına ve (zina yaptırmakla) evlâdlarına ortak ol; onlara (yalan yere) vaadlerde bulun. Fakat Şeytan, onlara, yalnız bir aldanış vaad eder." (İsra, 64)

wwwtevbeterapisi.com




NASIL MUSALLAT OLURLAR?    11.12.2020

NASIL MUSALLAT OLURLAR?
Her günahta insana musallat olan cinni bir şeytan vardır. Bu cinni şeytanlar günahın devamı, öfke, anne babayla yaşanan problemlerle güçlenir ve zamanla şizofren, sara, depresyon ve tedavi edilemeyen bir kısım fiziki hastalıklarla kendini ortaya koyabilirler. Sizde bu işin kaynağının ne olduğunu bilmediğiniz için doktorda, hocada şifa arar durursunuz.  Tarlaya gelen suyu kesmezseniz; ya tarla bataklık olur, ya suyu çeken motor en sonunda arıza yapar. Önce günah musluklarını kapatıp sonra tarlayı kurutacağız.
🔴Şeytanın SOLDAN gelmesi vardır ki, çoklarının hayatına baktığınız zaman, menâhî irtikâp ediliyor, gırtlağa kadar. İbadet ü tâat, böyle kirlendiği gibi, öbür taraftan da onların ruh dünyaları bütün bütün yıkılıyor; esas mevzilenmiş şeytanlara kale kapıları gibi kalpte kapılar açılıyor.
💢Bohemce yaşıyorlar,
💢harama bakıyorlar,
💢haramı dinliyorlar,
💢yalan söylüyorlar.
💢iftira söylüyorlar.
💢Ve bunları bir kere söyleyince, “günah-ı kebâir” olur, istiğfar ile buz gibi erir gider;
💢fakat bunları önemli bir şey
değilmiş gibi sürekli söylüyorsa insan kâfir olur.

Cinni şeytan musallatların bir kısmını siz kendiniz çekersiniz, bir kısmı ise soydan gelir. Sizin günahlarla şeytanı nasıl çektiğinizi yukarda anlattık. Mesela 3 vakit namazı kasten terk edersiniz size hemen şeytan gelir.
"Şeytan, herbirinizin içinde, vücudunuzda kanın dolaştığı gibi, (kendisini hissettirmeden) dolaşır." buyurdu. Biz atılıp sorduk:
"Sende de dolaşır mı?"
"Bende de (dolaşır), ancak Allah bana yardım etti de (şeytanım) bana teslim oldu." (Tirmizî, Radâ 17, 1172).

İkinci grup ise soydan gelir.
Nasıl mal mirası çocuklara kalırsa atanın zekat, adak ihmalleri, haram yoldan kazanç ve lanet-beddua-intizar alma ile gelen musallat şeytanları da çocuklarına kalır. Anne ya da babada var olan psikolojik sıkıntıların çocuklarda da devam etmesi bu yüzdendir.
Çocuklar Allah'ın koruması altında oldukları için onlara dokunma ruhsatları yoktur.
Soydan gelen cinni şeytan musallatları ergenlik döneminde başlar ve 17 yaş civarında tavan yapar.  Ergenlikle beraber başlayan problemlerde ailesi ile sürtüşmeye başlayan gencin durumu bünyedeki şeytanı dahada güçlendirir. Hele anne babaya el kaldırma onlara doping etkisi yapar. Sizde ondan sonra doktordu hocaydı dolaşmaya başlarsınız.

www.tevbeterapisi.com





MUSALLAT SEBEPLERİ NELERDİR?
Musallat büyük günahlardan ruhsatla vücuda girer. Biz bu girişe çarpılma diyoruz. Her çarpılmada ağız burun yamulmaz. Zaten akıllı şeytan, ağız burun yamultup da ben buradayım demeyip, sinsice çalışandır. Her günahın musallatı ayrıdır. Biz, çoğu zaman çarpıldığımızı farketmeyiz bile.

Bir insanda lümme-i şeytaniye şeytanı sabittir. Zaten bu doğumla birlikte size tahsisli göreve başlar. Bunun en büyük başarısı sizi günahlara sokup vücuda diğer kardeşlerini sokabilmektir. Büyük günah neticesinde hemen bir tevbe gerçekleşmezse işte o zaman musallat şeytanlar giriş yapar. Bazı vücutlarda birden fazla şeytan mesken tutmuştur, çünkü her büyük günahın şeytanı başkadır ve vücudun farklı yerlerine yerleşirler.

Cinni şeytanların vücuda giriş ruhsatları şu günahlarla verilmiştir:
1. ALLAH'A İSYAN
Aslında bu; ben müslümanım. Allah'a asla isyan etmedim, etmem de dediğimiz bir meseledir. İnanan insanlar en çok bu sebeple şeytan musallatına maruz kalmaktadır.
Lanet olsun bu hayata, canımı al Allah'ım (Hay esmasına), zulüm bir türlü bitmiyor, Allah bizi unuttu (Adl esmasına), beni neden yarattın Allahım (hâlik esmasına), Allah beni affetmez (Tevvab esmasına) gibi isyanlar kişiyi Allahın koruma dairesinden çıkarır. Hayattan en az lezzet alanlar hayata en çok küfredenlerden çıkıyor. Psikolojik problemlerin temelinde de genelde gelen bela ve musibetlere sabır göstermek, dua ile ile direnç göstermek yerine Allah'a ve esmasına karşı isyana girmek vardır. Hangi esmanın sahasına isyan ederseniz o sahada imtihan başlar. İlahi kudrete isyan insanın ruhuna ve bedenine müthiş bir ağırlık verir, omuzları ağrır, sırtında bir yük veya kambur varmış gibi hisseder insan.

2. BÜYÜ MESELESİ
Tabi hoca dolaşma sürecinde en çok bunu duyarsınız. "Sende büyü var." Rukye (okuyarak tedavi) yapan bir cami imamı "Bu yalanı bende söyledim millete. Ama 25 yılda 10 kişi görmedim büyülü." demişti. Yapılan hiçbir büyü uzun süreli gitmez. En fazla 40 gün süreli devam eder ki bu Kabala büyüsüdür. Bu büyüyü yapmak için biri şizofren, üçü haham 11 kişiyi bir araya getirmek gerekir. Bu büyünün değeri 20.000$'dır. Galiba kimse bizim için bu kadar parayı gözden çıkarmaz.
Sabunla, adet kanı ile vs yapılan büyüler Felak ve Nas okumasıyla o gün etkisiz kalmaya başlar. Ama biz meseleyi ısrarla büyüye verdiğimiz için bir de iftira günahı yüklenmiş oluruz. Bu da şeytanın vücuda giriş ruhsatlarından biridir. Büyünün etkisi bitmiş olsa da bu "Falanca bana büyü yaptı." iftirası büyüden daha güçlü bir şeytanı oturtur bedene. Kişi de bir türlü büyünün etkisinden kurtulamadığını sanır durur.

Büyü meselesini kafanızdan silin. Her büyünün beraberinde bir cin olduğu söylenir. Bununla ilgili hiçbir sahih kaynak yoktur.
Mide yanmalarınız büyüye verilir. Büyülü şunu yemişsin, cin midene oturmuş denilir. Mide yanması olanlar faiz, kumar ve haram kazançlarına tevbe etsinler. "Her kim tekrar faize dönecek olursa, öyleleri de ateş ehlidir ve orada ebedî olarak kalacaklardır." (Bakara 275) Midesi ateş gibi yananlar Gaviscon içmek yerine haram rızkı kesse ve tevbe etse daha çabuk çare bulabilir yerine göre. Denemesi bedava. Ama gaviscon içmek daha kolay tabi.

3. LANET, BEDDUA, İNTİZAR MESELESİ
Asıl SÖZ büyülerinden korkmak lazım. Lanet, beddua, intizar bunlar söz büyüsüdür. Söz büyüsü okumakla, üflemekle değil helalleşmek ve tevbe ile tesirsiz kalır. Yoksa hiçbir şey bunları tesirsiz kılamaz. Haksız yere yapılan beddua, karşıya gitmez sahibine döner. Kişinin hakederek aldığı  hiçbir beddua boşa gitmez. Anne babanın evladı için yaptığı beddua en kuvvetlisidir. "Allah belanı versin, canın çıksın, kör olasıca, yazıklar olsun, gün yüzü görme, evlatlarından çekesin." daha neler söyler anne baba evladına. Sonra da belasını bulmuş, canı çıkmasa da hasta olmuş-çünkü ecel kader planında, dua ve beddua ona tesir etmez, yazık olmuş, iki yakası bir araya gelmeyen, evlatlarından hayır görmeyen bir fert çıkar karşımıza. Zaten aileden hiç dert eksik olmaz. "Kendinize, malınıza ve çoluk çocuğunuza beddua etmeyin! Duaların kabul olduğu bir saate rastlarda bedduanız kabul olmuş olur." (Müslim, zühd 74) Bir amele bile haklı olarak "Evlatlarından bulasın." dese boşa gitmez. Haksız yapılan veya haddinden büyük olan beddualar ise sahibine geri döner.
İmam-ı Birgivi insanoğlunun akrabasının geriye doğru yedi nesil olduğunu söylüyor. Bunların hepsinin ahlakının özü, nüvesi, karakteri, zerreler seviyesinde de olsa nesilden nesile az veya çok süzülerek bizlere kadar geliyor, bizim neslimizin ahlakının temelini oluşturuyor. Sonra insan bu temeli alıp ergenlikle daha iyiye veya daha kötüye götürüyor. Kişinin başına gelen belalar, sıkıntılar, huzursuzluklar, vazgeçemediği kötü huylar veya bir türlü yönelemediği iyi huylar. Bunların hepsinde kişinin geçmişinin, 7 ceddinin payı var. Yani atanın zulümden aldığı lanet ve beddualar  veya üzerinde ödenmemiş keffaretler yedi nesil aşağı doğru akıp geliyor bu alemde. Bunların tedavisini bilahere konuşacağız.

4. ZEKAT ve ADAK KONULARI
Şeytanın vücuda girme ruhsatı aldığı en önemli iki maddedir. Musallatların yarısı isyan ve bedduadan ise diğer yarısı da neredeyse bu sebeplerdendir. "Zekat malın kiridir." diyor hadiste."Malın zekâtını ödedin mi, kendinden onun şerrini def ettin demektir." (Kütüb-ü sitte, 7/24) Zekatı vermeyip kirli mal yemiş bir bünye ne kadar ruhen ve fiziken sağlıklı olabilir ki?

Yerine getirilmeyen adak meselesi ise başlı başına bir fecaattir. Allahu Teala'ya insan zaten şart koşuyor. Hele benim şu işimi hallettir bir kurban keseyim diyor. “Adak, kaderden hiçbir şeyi değiştirmez. Ancak cimri kişiden adağı sebebiyle bir mal çıkarılır.” (Tirmizî, Nüzûr: 10)
Biz insanoğlu olarak yapılmayan söze kızarken Allahu Teala'ya karşı yerine getirilmeyen adaklarda bir kısım mazarratlara kapı açar.
Yerine getirilmeyen koyun kesme, fakir sevindirme gibi her bir adaktan sonra hemen vücuda bir cinni şeytan musallat olur. Tamda o adağa uygun fiziksel ve ruhsal problemler başlar. Sizin kesmediğiniz kurban karşısında çocuğunuz kendisini jiletler durur. İlla o kanı akıtır yani.

5. MİRAS MESELESİ
Miras meselesinde yapılan zulümler ve burada ortaya çıkan beddua ve intizarlarda en büyük musallat kaynaklarından biridir. Buradan gelen lanet, beddua ve intizar musallatları nesiller boyu devam eder.

6. RIZASIZ EVLİLİK
Anne babanın rızası almadan yapılan ve daha sonra helalleşilmeyen evlilikler. Hele anne babaya el kaldırıp da çarpılmayan, hayatta birşeyleri ters gitmeye başlamayan kimse yok gibidir.  Mehirin ihmal edilmesi de şeytanın en sevdiği günahlardan biridir. Ayrıca eşlerin birbirlerine lanet ve bedduaları, kişinin "lanet olsun böyle evliliğe" gibi tel'ini işin tuzu biberi olur. Ondan sonra bu eve birtürlü huzur gelmez, eşler tartışır durur. Kadının üç günden fazla kocasına küs durması ve yatağını ayırması, Erkeğin eşine kötü davranması şeytanın girme ruhsatlarından biridir.

FAL BAKMAK-BÜYÜ YAPMAK
Bunların iş ortağıdır şeytan. Hele birde paralı yapıyorlarsa bu işi, soylarında çok sıkıntı olur.

Cinni şeytan musallatlarının tasallutu ile anne karnında sıralı ölü doğumlar olması, sakat doğumlar, sülale boyu süren psikolojik rahatsızlıklar vermeleri hep bu günahlardan aldıkları ruhsatlarla olur.

Zina, iftira, gıybet, yetim hakkı diğer önemli giriş ruhsatlarıdır. Ruhsatlarla vücuda girip yerleşen cinni şeytanlar günahlarla güç kazanırlar. Zamanla kişinin ruhunu, aklını ve iradesini kontrol altına alıp vücuda hükmederler. Yerine göre sizinle dengesizce konuşan, kavga eden eşiniz, arkadaşınız değildir aslında. Şeytanın hükmüne girmiş nefsin mırıltılarıdır o söz ve davranışlar. Zaten "Kendimi kaybetmişim, ne dediğimi bilmiyorum, cinnet geçirmişim, aklım başımdan gitmiş." ifadesini duyarsınız bu ruhunu şeytana kaptırmışlığın neticesi olarak.

www.tevbeterapisi.com





CİNNİ ŞEYTAN MUSALLATINI NASIL ANLARIM?
. Aşırı unutkanlık,
. Dalgınlık,
. Kararsızlık,
. Geleceğe ait ümitsizlik duygusu hissetme,
. Basit sebeplerle yakınlarına karşı agresif davranışlar (anne, baba, eş, arkadaş vs.),
. İşlerinde anlaşılmaz aşırı kısmetsizlik ve irade dışı aksiliklerle karşılaşma,
. Sevdiklerinin her hareketinin kendisine ters gelmesi, sonra bundan pişman olması,
. Bir türlü evlenememe, sıklıkla nişandan dönme,
. Basit sebeplerden boşanma,
. Yalnızken yanından bir karartının geçtiğini hissetmesi,
. Banyo yaparken korkması ve gözü açık sabunlanması,
. Bazı yerlerden geçerken sebepsiz korku hissetme (özellikle geceleri),
. Rüyalarında sıklıkla kedi, köpek, yılan görmesi,
. Sıklıkla garip ve korkutucu rüyalar görme. Yüksekten düşme, kovalandığını ve rahatsız edildiğini görme
. Sabahları çok yorgun kalkması,
. Bazen uyku-uyanıklık arasında parmağını dahi kımıldatamayacak ağırlık hissetmesi,
 . İbadetlerden soğumak, yanında Kur'an okunurken müthiş bir darlık duymak hatta saldırganlaşmak,
. Çok sık dejavu yaşamak (yaşanılan bir anı, bir olayı daha önceden yaşamışlık hissi yaşamak), çok salih bir insan olmasa da olayları önceden bilmek,
. Fiziksel sebebi bulunamayan ağrı ve rahatsızlıklar, hastalıklar,
. Sebepsiz asabiye hali ve sebepsiz yere durduk yere gelen ağlama isteği,
. Sürekli olarak devam eden iç sıkıntısı hali göğüs kemiğinin bittiği yerde içerde bi boşluk hissi,
. Kalpte batma ve daralma hissi yaşamak,
. Geceleri tedirgin olma hali panik atak hali yaşamak,
. Uykuya dalmak üzereyken boşluğa basma hissi ile uyanmak, titreme,
. Takip ediliyormuş hissi yaşamak ve dokunulma hissetmek,
. Kafada karıncalanma yada uyuşukluk hissi yaşamak,
. Rüyalarda sık cinsel ilişki rüyaları görmek,
. Karşı cinse aşırı düşkünlük yada aşırı soğukluk,

Bunların birkaçı hepimizde olabilir. Problem bir çoğunun bizde olmasıyla başlar.
Bugün Türkiye'de sekiz milyon depresyon tedavisi gören insan var. Siz meselenin boyutunu anlayın. Efendimiz (sav) "Şeytan çağından neslinizi koruyun." buyuruyor.

www.tevbeterapisi.com





KURTULMAK İÇİN NE YAPILIYOR?
Bu konuda birçok farklı uygulama var. Bunların bir çoğu geçici olarak musallat şeytanı vücuttan çıkarıyor. Odanın kapısına, penceresine izalasyon yapmamışsanız, istediğiniz kadar soba yakın oda tabiki ısınmıyor. Isınsa da çabuk soğuyor. Önce günah girişini kesmek ve tevbe ile vücuda girmiş cinni şeytanı öldürmek gerekiyor. Genelde bu metodlarda musallat şeytan çıkarılsa veya yakılsa bile aynı gün yeni bir vazifeli geliyor. Çünkü kapılar hala açık. Ben kendi ifadesi ile 30 yılda 500 hoca dolaşana şahit oldum. Cebinden kalınca bir telefon fihristi çıkarıp gösterdi. Problemin sebebi büyük günahlarsa ve tevbe yoksa musallatın yenisi geliyor.

Sektörün fiyatları da az uz değil. Sadece sizde büyü mü var musallat mı var bakım için ki bu bir dakika tutuyor; 500 tl isteyen de var büyüyü bozmak için 20.000 tl talep eden de. 10 yılda Konyalı bir kadına her ay gidip 130 bin tl ödeyeni gördüm. Halbuki felak-nas-ayetel kürsinin bozamayacağı hiçbir büyü yok. Biz müslümanlara ücretsiz lütfedilmiş.

Bu sektörde cemaatler gibi. Tek benimki doğru metod diyeni; ötekini ve metodunu küfürle, şirkle suçlayanı; uçkurcu şarlatanı ne ararsan var.

Bu konuda birçok farklı musallat çıkarma metodları var. Her birisi kısmen etkili olabiliyor. Fakat burada sorunun asıl kaynağı anlaşılamadığı için problem tekrar edebiliyor. Hatta çıkan musallatın yerine gelen yeni musallat daha yaşlı ve tecrübeli biriyse musallata uğrayan kişi bu defa daha da ağırlaşabiliyor.

Bu arada şunu da ifade etmiş olayım; ağır musallat vakalarında kişi kendisinin cinlerle evli olduğunu, onlardan çocuklarının olduğunu söyler. Bunun hiçbir doğruluğu yoktur. Cinlerin bir bedeni yok ki onlarla bir insan evlenebilsin. Bu tamamiyle o kişiye gösterilen rüya ve vizyonların bir neticesidir.

Benim incelediğim bazı musallattan kurtuluş metodları:

1. Rukye; Peygamber Efendimiz (sav) ve ashabının bir kısım hastalıklara ve büyüye karşı okumaları rivayetlerde var. Asrı saadette birkaç tane musallat meselesi var rivayetlerde. Onlar da cinnet deliliği ve Efendimizin mucizesi ile tedavi edilmişler.

Rukye ile tedavide Kur'andan ayetler okunuyor. Bu grip hastasına antibiyotik vermek gibi. Geçici rahatlık veriyor ve yine problem devam ediyor birçoğunda. İlaç çok güçlü ama mikrobun kaynağı hala aktif. Soba müthiş güçlü yanıyor ama camlar açık. Soba sönünce oda yine buz kesiyor.  Günaha tevbe edilmemiş.

İnternette rukye okumaları var. Ama burada dikkat edilmesi gereken bu videolar tek başına dinlenmemeli. Son ses rukye açmış dinlerken transa girmiş ve şeytanın hükmetmesi ile balkondan kendini atan insanların da video kayıtlarını görebilirsiniz internette.

Kaldı ki rukye kesin tedavi olsa hocaların ve Kur'an kursu öğrencilerinin hiç çarpılmaması gerekiyor. Rukye okumalarını bırakan bir hocamız "Okuyordum, vücuttan musallat çıkıyor buna şahit oluyordum, kişi iyileşiyor ama üç gün geçmiyor yine kötü oluyordu." demişti.

2. Hadim, hüddam, dede gibi müslüman cin kullandığını ifade edenler. Bu kişiler bazı sureleri uzun süre okumaları sonucunda cinlerle temas kurarlar. İşte ben Fatiha'nın hadimiyim, Ayet'el Kürsi'nin hüddamıyım gibi kendini tanıtan cin tayfası ile çalışırlar.  Bunlarla musallatı esir ediyor, yakıyor ve öldürtüyorlar. Bunlar sizin isminiz ve annenizin ismi üzerinden bakım yapar ve sizde büyü mü var cin mi var söylerler. Ben bu konuda da sabah akşam cin gören insana da sen turp gibisin dediklerine şahit oldum.
Müslüman cinlerin böyle bir hizmet sunduklarına dair Kur'an ve sünnet kaynaklı bir bilgi mevcut değildir.

3. Medyumlar; bu zaten tam komedi. Tekel bayiinden Kur'an satın almak gibi birşey. Sizden önceki müşteriye tarot açıp fal bakıyor, gelecekten haber veriyor, aşk büyüsü yazıyor; size de şeytandan kurtulun diye tavsiye de bulunuyor. Sirkeli suyla evi sil, defne yaprağı yak, tütsü tüttür vs. Bir tek amuda kalkmadığınız kalıyor.

3. Muskacılar; bu kısmı biraz uzun yazacağım, çünkü en yaygın uygulama bu. Bu da tam Türk usulü. Kur'an evde duvarda asılı durur hiç kapağı açılmaz ya. Ben musallatlı olupta muskası olmayan görmedim. Ama şifa gören de görmedim. Biraz plasebo etkisi var. :) Hatta muska taktıktan sonra daha da ağırlaştım diyenlere şahit oldum. Bir rukyeci hocamız bir kişiden 15 muska çıkarttığını bizzat anlattı bana. Her gittiği hoca bir şeyler yazmış.

Muska takan zaten Cenab-ı Hakkın Hâfiz (koruyan) esmasının dışında kalıyor. Çünkü korunmayı Allah'tan değil muskadan umuyor. Bir anlamda kastı aşan bir şirk-i hafi var. Muska takanların bazısı çıkarınca cinlerin kendisini rahatsız ettiğini söyler. Bu da mel'un şeytanın bir taktiğidir. Muskayı çıkarınca korkutur ki bu bid'atı devam ettirsin kişi. Biz içinden tohum, hatta hayvan gübresi çıkan muskalar duyduk ve gördük. Bu zaten büyü olmuş, taşıyanın haberi yok.
Sahabeden yalnızca Abdullah b. Ömer Kur'an okuyamayacak küçük çocuklara Kur'an ayetlerinden yazdığı muskaları asmış.

Gelen musallatlı kişilerden muskaları toplayan sayik (en son madde de açıklayacağım) bir hocamız seansta cinni şeytanı hastanın diline getirdiğinde şöyle bir olaya şahit oldum. Bu hocamız filimlerdeki şeytanın mızrağına benzer üçlü bir mızrak yaptırmış. Topladığı muskaları bu mızrağa takıyor. Musallat hastanın dilinde iken o mızrağı hastanın eline verdi ve cine "Bunlar seni etkiliyor mu?" diye sordu. Cin hemen o mızrakta 215 tane muska olduğunu söyledi ve bazılarının kendisini çok hafif etkilediğini söyledi. Belki 5000 tane falan muska taksak ancak kurtulacağız mel'undan. :)

4. Bioenerji; Bunun farklı isimli versiyonları ile karşılaşırsınız. Reiki, melek enerjisi, pranik şifa, regresyon vs. Bir dönem kendim de bioenerji uygulaması yaptım. Sorunu kökünden çözmüyor. Adeta kedinin başını okşayıpta uyutmak gibi. Musallat sadece siniyor ve siz uzun bir süre rahatlıyorsunuz. Hatta burada uygulayıcı kişi kendisi musallattan temiz değilse ki değildir, sizi daha fazla sıkıntıya sokma ihtimali var. Çünkü bu uygulamaların bir kısmının menşei hindistan veya yahudilik, hristiyanlık kaynaklı. Haliyle felsefelerinde reenkarnasyon, karma gibi ahiret ve kader inancıyla çelişen düşünce yapıları içermekte. Özellikle ülkemizde bu konu daha çok dini temelden uzak sosyete bayanlarının eline kalmış durumda. Kaldı ki uygulamalara Cenab-ı Hakka ait esma veya Ku'an ve sünnetten duaların katılmış olması herhangi şey değiştirmemektedir. Sadece; Budizm ve Hinduizm kökenli uygulamalar, biraz İslam sosu ile süsleniyor o kadar.

5. Hipnoz; Hipnoz esnasında musallat kişinin diline getiriliyor. Kendisi ile konuşulup ikna ediliyor ve vücuttan çıkarılıyor. Bu metodu uygulayanların epey bir kısmı  reenkarnasyoncu. Bunlar bunun cinni şeytan değilde dünyayı terk edememiş ruhlar olduğunu söylüyorlar. İkna edip bu ruhu 'ışığa' arkadaşlarının yanına gönderiyorlar. Şeytan bunlarla iyi oynuyor. Diğer metodlar gibi. Kısmen etkili işte. Buda sosyete usulü afilli bir çözüm.

6. Birde yerel uygulama yapan küçük işletmeler var. Suya okuyup bu suyla yıkanacaksın diyenler (Kişi bununla tam çarpılıyor.), 32 litre sirke getir deyip adamın turşusunu kuranlar, altı ay adamı her gün zeytinyağıyla yağlatan kırkpınarcılar, bayrağın yıldızına dua yazdırıp eve astıran milliyetçi hocalar, 5000 tl getir ben sendeki cini hacca göndereceğim diyen hayırseverler ve daha neler neler... Tam yurdum insanı manzarasıdır bu kısım.

7. Sayik; Ben buna "Manevi Arınma Terapisi (MAT)" diyorum. Bir arkadaşın kendi derdine çare ararken öğrenip ve geliştirdiği; gördüğüm en etkili metod diyebilirim.

Bu usulde önce kişinin hayat tarzı ve geçmiş aile hayatı irdeleniyor sonra musallat şeytan kişinin diline getiriliyor ve şeytana o kişiye hangi günahlar sebebiyle vücuda girdiği soruluyor. Çünkü şeytan yalan söyleyip giriş sebebini doğru söylemek istemiyor. Doğru tesbit olmayınca doğru tevbe yapılamıyor ve kapı açık kalmaya devam ediyor. Sonra bu günahlar için 7 gün boyunca biner tevbe getirtiliyor, oruç tutturuluyor. Sadaka, zekat, adak gibi kendisinin ve soyunun ihmalleri imkan dairesinde tesbit ediliyor, kaza edilip eda ediliyor. Had ve kısas cezaları uygulanıyor, oruç tutturuluyo, helallikler isteniyor, kabir ziyaretleri yapılıyor. Kısacası manevi bir arınma programı düzenleniyor. Hem vücuttaki musallat çıkarılıyor, hemde manevi zırh güçlendiriliyor. Cinni musallat salih amelle zayıflatılıyor ve tevbe ile öldürülüyor.

Problem "Her amelin cezası kendi cinsinden olur."  temelinden ele alınıyor. Referans noktaları;
1.  "Başınıza gelen her musibet, sizin ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. Bununla beraber Allah, kusurlarınızın pek çoğunu da affeder." (Şura, 30)

2. "Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler." (Şuara 221-222)

3. "Size derdinizi ve onu şifasını bildireyim mi? Dikkat edin sizin derdiniz günahlar, devanız ise istiğfardır." (Beyhaki)

4. " Ey insanlar! Allah’a tövbe edip ondan af dileyiniz. Zira ben ona günde yüz defa tövbe ederim.” (Müslim, Zikir 42)
düsturunca gidiliyor. "Günahla" musallat olan "Tevbe" ile gider mantığı.

Ben takiplerimde ve şahsın youtube videolarında kalıcı çözüm gördüm. Herkesin teşhis koyamasa da kısmen tedavi yapabileceği bir mantığı var.

www.tevbeterapisi.com




NASIL KORUNACAĞIZ?    11.12.2020

NASIL KORUNACAĞIZ?
Burada genel uygulamaları yazacağım. Sayik uygulamasında kişiye özel Manevi Arınma Terapi reçetesi oluşturuluyor. Vakalar kişiye özel değerlendiriliyor.
1. Öncelikle cinni şeytandan korkmayacağız. İnsan ve müslüman onlardan üstün yaratılmıştır.'' (Size o haberi getiren) ancak şeytandır, (sadece) kendi dostlarını korkutabilir. Onlardan korkmayın, eğer mümin iseniz benden korkun." (Ali İmran, 175)
Üç harfli falan demeye gerek yok. Şeytan böyle demekle gelmez. Bu da onun bir oyunu. Kendini öyle anlattırıyor ki insanlara korku salıyor. İnsanlar korkudan cin bile diyemiyor. Kur'anda üç harfli değil cin suresi var.

2. Kur'an ve sünnete uygun yaşayacağız. Haramlardan uzak durarak kapıyı ve penceleri sıkı sıkı kapatacağız.

3. İnsanlar içinde en az dindarlar musallata yakalanıyor. 

4. Gusulü dikkatli alacağız. Suyu burnumuzun direğine kadar çekeceğiz. Küpe deliklerine dikkat edeceğiz. Gusülsüzlük hali insanın en korumasız hallerinden biridir.  Banyo yaptığımız esnada bevletmeyeceğiz.
"Sizden biriniz banyo yaptığı yere idrar etmesin. Sonra bu idrar ettiği yerden abdest almasın. Vesvesenin çoğu bundan ileri gelir." (Tirmizî, tahâre 17; Nesâî, tahâre 6) Klozette problem yok.

6. Gereksiz yere kimseye cürmünden büyük beddua, intizar ve lanet etmeyeceğiz. Biz beddua etmesek de Adil-i Mutlak olan Allah zaten o kimsenin dünya ve ahiret müstahakını verecektir.

7. Sadakayı eksik etmeyeceğiz hayatımızdan. "Mallarınızı zekâtla emniyet altına alınız. Sadaka vermekle hastalarınızı tedavi ediniz. Belânın gelmemesi için duâ ediniz."
(Camiussağir - 3728) Üzerimizde hakkı bulunanlar niyeti ile sadakada vermeliyiz. Vermediğimiz veya soyumuzun vermediğini düşündüğümüz zekatları için bir takdirde bulunup bunu dağıtacağız.

8.Adaklarımıza dikkat edeceğiz. Kesinlikle kemiğinin suyunu bile biz ve soyumuz, sulbümüz içmemeli, yememeli. Diyanetin parası verilerek yenilebilir fetvası varsa da bunun nas olarak bir temeli yoktur. Soyunuzun kesmedikleri adaklara binaen "Soyumdan gelen adak borçları" diye niyet edilerek kesilebilir. Soyunuzun çok vaatte bulunduğunu düşünüyorsanız bu sayıyı yediye tamamlayabilirsiniz. Maddi imkanımız şimdilik yoksa 10 günlük bu niyetle oruç tutabiliriz. Adağı kaldırmaz ama adaktan gelen cinni şeytanı etkisiz kılıyor Allah'ın izniyle.

9. Anne baba çocuklarına haklarını helal etmeliler beddua edilmiş ise bunun için bizzat o beddua zikredilerek tevbe edilmeli ve şifa için dua etmelidirler. Bu eninde sonunda mutlaka vuruyor soyu.

10. Üzerimizde var olabilecek borçlar, yemin kefaretleri için vs. ihtiyaten peş peşe oruç tutulabilir

11. Yukardaki günah listesinde hangilerini çok yapmışsak ısrarla onlara uzun uzun tevbe etmeli ve helalleşmeli. Özellikle büyük ve kul hakkına giren günahlara. Genel bir tevbe değil bizzat o günahı zikredip ona tevbe etmeli.

12. Çok dua etmeliyiz.
Sizi bu illetten, sirkeli su değil dua kurtarır. Efendimiz s.a.v. buyuruyor: "Allah sevdiği kula sıkıntı bela verir ve Allah sevdiği kula bela verirki onun duasında inlemelerini duymak ister..."
Rabbimiz bizim ona dünyada iken yönelmemizi istiyor isabet eden bela derin düşünüldüğünde esasen rahmettir. "Dua belayı defeder. (kovar)" hadis.
Ve inanarak ihlaslı dua yapmalı; "Allahü Teâlâ'yı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz." [Tirmizi]

13.Ölmüş ve bize hakkını helal etmemiş veya bizim hakkımızı helal etmediğimiz, lanetleştiğimiz; ana-baba, kardeş kim varsa kabrine gideceğiz. Ben helal ettim hakkımı diyeceğiz, ölümünden sonraki her yıl için ayrı ayrı olmak üzete ihlas ve fatihalarımızı okuyacağız.

Bedir savaşında harbin sonunda Kureyş'ten ölenler bir kuyuya dolduruldu. Allah Resulü onlara hitap ederek:
"Ey filan oğlu filan ve falan oğlu falan! Allah ve Resulünün size vaad ettiklerini gerçek buldunuz mu? Ben Allah'ın bana vaad ettiğini gerçek buldum." dedi. Hz. Ömer:
"Ey Allah'ın Resulü! Ruhsuz cesetlere nasıl hitab ediyorsunuz?" diye sorunca Peygamberimiz:
"Benim söylediklerimi siz onlardan daha iyi duyamazsınız. Şu kadar var ki, onlar cevap veremezler." (Müslim, Cennet, 76, 77) buyurdu.

Hassaten cuma günleri; "Ölülerinize Yâsin suresini okuyun." (İbn Mace, Sünen, Cenaiz, 24; Ebu Davud, Sünen, Cenaiz, 4)

14. Ve tabiki dinimizin; OLMAZSA OLMAZI; 5 VAKİT NAMAZ...
Erkeğin cemaatle bayanın ise kendi evinde kendi odasında kendi köşesinde kılacağı namaz şeytani cinlerin uzman korunmuş ifrid ve maridler dahi olsa güçlerini kırmakta en etkili ameldir..
Ve bunun terkide onları en çok güçlendiren haramlardandır..

15. Hacamat yaptıracağız.
"Şifa üç şeyde vardır: Bal şerbeti içmek, hacamat (kan aldırmak), ateşle dağlamak. Fakat ümmetimi ateşle dağlamaktan men ederim... (Buhari, 1921)

16. Sürekli abdestli bulunmaya gayret etmeli hele yatarken namaza abdest alır gibi abdest almalıdır.

17. Soyumuzun veya kendimizin malında kumar, faiz gibi haram kazançlar varsa bunları temizleme adına kuyu, sebil gibi veya umama yönelik kalıcı eser yaptırmalı veya imkan nisbetinde ortak olmalı.

18. Ölmüş atalarımızın hayıra yönelik vasiyyetleri varsa yerine getirmeli. Çünkü mallarının 1/3 oranında vasiyyet hakları var ölümden sonra.

NE OKUMALI

Hangi günahla geldi ise ancak o günahın tevbesi ile gidiyor. Yani ancak girdiği kapıdan çıkıyor.
Sadece okuma değil, sadaka, adakların yerine getirilmesi, kaza ve keffaretler, helalleşme, kabir ziyaretleri, oruçla arınma  yapılması gerekiyor. Bu meseleleri videoları seyredip kendisi halledenler olabiliyor. Ama bir Sayik'ten destek almak gerekebilir.
Linkteki kitabı indirip kendi ve soyunun günahı ile ilgili  günahın tevbesine devam etmeli.
http://www.tevbeterapisi.com/?Syf=5&Id=133076

KAÇ GÜN VE NASIL OKUMALI?
Hangi günahtan ötürü girdiği doğru teşhis edilebilirse ve tevbeleri yapılırsa o gün rahatlama başlıyor. Doğru teşhis, doğru dua önemli. Ben kurtuldum diyene kadar tevbeye devam etmeli.
Cenab-ı Hakkı sınayarak değil,Mucib (dualara icabet eden, cevap veren) olduğuna inanarak, kalbe indirerek okumalı. Tercihen gece tehetcüd vaktinde.
Yemeği kaç lokma yediğini sayıyor musun?
Doyana kadar okumalı.
Usulde 7 gün boyunca 1000 istiğfar okutuyorlar.
Allahım insi ve cinni şeytanlardan koru. Amin...

www.tevbeterapisi.com