GÜNAHIN İNSANA VERDİĞİ ZARARLAR

ADAKLAR NASIL UNUTULUYOR?

ADAK NELERE SEBEP OLUYOR?

FAİZ NE YAPAR?



Cenâb-ı Hak, insana neyi yapacağını neyi yapmayacağını, bildirerek onu büyük bir yükten kurtarmıştır. Emrettiği şeyler insanın bedenine ve ruhuna faydalı şeylerdir; yasakladığı haram kıldığı şeyler de bedenine ve ruhuna zararlı şeylerdir. İnsan emredileni yapmaz, yasak edilenden kaçınmaz ise bindiği dalı kesmiş olur; dünyada ve ahirette bunun cezasını çeker. Bunlar içinde yasaklardan (haramdan, günahtan) kaçınmak, emredileni yapmaktan daha önemli, daha önceliklidir. 
Dünyada ve âhirette ne kadar kötülük ve hastalık varsa, hepsinin sebebi, günah işlemek ve Allahü tealanın emirlerine karşı gelmektir. Günahların zararlarından bazılarını büyük âlim Zerkani, Mevahib-i Ledünniye şerhinde şöyle bildirmiştir: 
İLİM NURUNU SÖNDÜRÜR
1- Günahlar sebebiyle insan ilimden mahrum olur. Çünkü ilim bir nurdur. Allahü teala onu kulun kalbine koyar. Günahlar ise, bu ilim nurunu söndürür. İlim nurunun sönmesi ise, ya kulun o ilimden bir şey anlamaması suretiyle o ilimden mahrumiyetine, yahut öğrendiği ilmin faydasını görmemeye sebep olur. Hatta tahsil ettiği ilim, her iki dünyada da o kimse için zararlı olur. İmam-ı Malik hazretleri bir gencin zekâsının ve anlayışının parlaklığını çok beğendi. Bunun üzerine ona; "Allahü tealanın kalbine attığı nuru, günah işlemek suretiyle söndürme!" buyurdu. İmam-ı a'zam hazretlerinin talebelerinden Vekî bin Cerrah'a, bir talebesi ezberlemekte zorluk çektiğinden bahsetti. O da, günahları terk etmesini tavsiye ederek; "İlim bir nurdur. Allahü teala nurunu asi olana (günah işleyenlere) vermez." buyurdu. 
2- Günah, insanı helal kazançtan mahrum eder; çok kazansa bile, günah işlemesi sebebiyle bunun bereketini göremez. 
3- Günah işleyen kimse, kalbinde bir yalnızlık, huzursuzluk hisseder. Bu sebeple o kimse ibadetlerini yapsa bile onlardan lezzet alamaz. 
4- Kişinin, işlediği günah sebebiyle kalbi kararır. Kalbindeki bu kararma, günahlarla beslendikçe ve kuvvetlendikçe, o kimsenin şaşkınlığı da artar. Neticede bidatleri, dalalet olan ve onu helake götüren işleri yapmaya başlar. Fakat o kimse bunun farkında olmaz. Kalbindeki zulmet o derece kuvvet bulur ve çoğalır ki, bu durum yüzüne akseder. Bunu basiret sahibi herkes görür. 
5- Günah işleyen kimse, işlerinde zorluklarla, mânilerle karşılaşır. Bir işe başladığı zaman önüne bir mâni çıkıverir veya yapacağı işler ona zor gelir. Bir işi yaparken onda yorgunluk ve isteksizlik meydana gelir. O işi yapmaya muvaffak olamaz. 
6- Günah, kalbi ve bedeni zayıflatır ve kuvvetten düşürür. 
7- Günah işleyen kimse, insanlar arasında zelil (itibarsız) olur. 
8- Günah, aklı bozar. O zaman insan doğruyu yanlış, yanlışı doğru görür, insanda aklının doğruyu bulmasına yardımcı olan bir nur vardır. Günahlar ise insandaki bu nuru söndürür. 
9- Günahlar nimetin gitmesine, Allahü tealanın azabının gelmesine sebep olur. Kulda bulunan her nimet, bir günah sebebiyle ondan ayrılır. Ona gelen her azap ise, ona yine günah sebebiyle gelir. 
ÖMRÜNDE BEREKET OLMAZ! 
10- Günah işleyen kimse, taatleri, ibadetleri yapmaktan mahrum olur. Ömrü kısalır. Günahlar ömrünün bereketini yok eder. Denilir ki: "Günahların ömrü kısaltması şu manadadır: Hakiki hayat, kalbin hayatıdır, insanın hakiki hayatı, Allahü tealayı hatırlayarak, Onun her zaman kendisini görüp gözettiğini bilerek geçirdiği vakitlerdir. Hayatının bu anları en faydalı ve bereketli anlarıdır. Böyle vakitlerde insan iyilik, ibadet ve taati çok yapar, takva üzere olur. Bunlarsız geçen ömür, onun için hayat sayılmaz. 
Hülasa kul, Cenab-ı Hak'tan yüz çevirdiği, günahlarla meşgul olduğu zaman, hem dünya hem de ahiret saadetini kazanmaya vesile olan kıymetli vakitlerini zayi etmiş, boşuna harcamış olur.

www.tevbeterapisi.com




ADAKLAR NASIL UNUTULUYOR?    21.12.2020

Önemli Not: Bu yazıyı okuyanlar; bende kesin şu adaklar vardır, bunlardan yerine getireyim diyerek zan üzerine hareket etmemelidir. Ayrıca; ilerde imkanım olursa şunlardan yapayım diyerek sözlere girip yeni adak vaadinde bulunmamalıdır. Bunu bilgi olarak bilmeli ama adayarak niyete almamaya dikkat etmelidir.

Yaptığımız danışmanlıklarımızda genelde birçok danışanımızda kendisinin veya soyunun yerine getirmediği adak tespitinde bulunuyoruz. Bununla ilgili yaşadığım birkaç tecrübemi aktaracağım:

Vaka 1

14 yaşındaki erkek çocuğu; süratli bir şekilde 2-3 saat boyunca hiç durmadan konuşuyor, arka arkaya sigara içiyor, geçe yarısı evden çıkıyor ve saatlerce eve dönmüyor. İlk yaptığımız çalışmada aile, 3 adaklarının olduğunu fakat bu adaklarını kurban bayramında büyükbaş hayvana hisse olarak dahil ederek kestiklerini söylediler. Adaklar kesilmiş fakirlere bu üç hissenin etini dağıtmışlardı. Fakat kemikleri ve kelleyi kendileri kullanmışlardı. Burada problemli bir durum vardı. Tekrar 3 koyun alınarak kesildi ve çocuk normale döndü.

Aradan 5-6 aylık bir süre geçince aile tekrar aradı. Çocuk yine gece dışarı çıkıyor ve devamlı “Beni alacaklar, ben öleceğim.” diyordu. Bu defa çocuk ile görüştüm. Çocuk ile görüşmemi bitirince annesine: “Siz bu çocuğun doğumunu istemediniz mi?” diye sordum. Anne, bu çocuğun doğumunu istemediğini, hamileliğini ilk öğrendiğinde 6 gün zıplayarak çocuğu düşürmeye çalıştığını, ayrıca bir kürtajının olduğunu söyledi. Ayrıca ben, çocuk üzerinde anneannenin bir adağının olabileceğine dair tesbitte bulunduğumu söyledim. Konu anneanneye soruldu. Meğer anneanne 8 yıl önce bu çocuk üzerine bir adakta bulunmuş ama bu adağını maddi imkanı olmadığı için yerine getirmemişti. Bu konudan ise kimsenin haberi yoktu.

Maalesef hamilelik sonrası çocuğa rızasızlık gösterilmesi ve keşke hamile kalmasaydım diyerek kaderin takdirine yapılan rızasızlık çocuklarda ebeveyne karşı soğukluk, anne ve babayı sevememe hissi olarak karşımıza çıkıyor. Bu anne ve babaların tevbe namazı kılıp istiğfar etmeleri uygun olur.

Yine buna benzer karşılaştığım bir vakada genç kız üzerinde amcasının, yiğeninin evlenmesi hakkında adadığı bir adak söz konusuydu. Genç kız evlendikten sonra ciddi sıkıntılar yaşamaya başlamıştı. Fakat aileden bu adak konusunda kimsenin bilgisi yoktu.

Vaka 2

Panik atak rahatsızlığı yaşayan ve annesinde kürtaj geçmişi olan, bayan danışanımın dilindeki pelteklik dikkatimi çekmişti. Üzerinde unutulmuş tavuk adağı olabileceğini ve kendisinin ve soyunun adayıp da yerine getirmediği adakların yerine geçmesi niyeti ile tavuk kestirmesini tavsiye etmiştim.

Bayan danışanım, ortaokuldan arkadaşına benimle olan görüşmesinden ve keseceği tavuktan bahsetmiş. Arkadaşı kendisine, “Sen ortaokulda iken bana, sınavdan geçersen tavuk keseceğini söylemiştin, ne yaptın onu kestin mi?” diye sormuş. Oysa bayan hala böyle bir olayı hatırlamıyordu.

Vaka 3

Evliliklerine benim ve eşimin vesile olduğu bir arkadaş, bir kısım ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkları yaşıyordu. Üzerinde inek adağı olduğuna dair tespitte bulunduk. Arkadaş, kendisinin ve ailesin maddi durumunun bir inek adağı adamaya müsait olmadığını söyledi. Aramızda geçen görüşmeden eşine bahsedince, eşi; “Hatırlamıyor musun, seninle yeni tanıştığımız ve henüz nişanımızın bile bulunmadığı dönemde sen bana telefonda, 'Seninle evlenirsem yedi inek keseceğim.' diye adakta bulunmuştun.” diye adaklarını hatırlatmış. Ama arkadaş hala bu adağını hatırlamıyordu.

Hasılı; birçok danışanımızda karşılaştığımız adakların unutulması veya yerine getirilmemesinin farklı hikayeleri vardır. Kişinin kendisi veya soyunun unuttuğu bu adaklar birçok psikolojik veya fiziki problemlere sebep olmaktadır.

Belki danışmanlık hizmeti alma imkanı olmayanlara, özellikle yörelerinde adet olarak yapılan adakları imkanları nisbetinde peyderpey niyet ile yerine getirmelerini tavsiye ederim. 

Niyet: Benim ve soyumun adayıp yerine getirmediği ve adayıp etinden yediği, suyundan içtiği tüm adakların yerine geçmesi niyetiyle,

Niyet ettim (...) kesmeye

 

Allah’ım Benim ve soyumun adayıp yerine getirmediği, tüm adakların yerine geçmesi niyetiyle,

Niyet ettim ... adet çocuk sevindirmeye,

Niyet ettim ... adet fakir doyurmaya,

gibi niyetlerle yöresinde veya ailesinde gördüğü adaklardan soyu adına yerine getirebilir. Sayıyı artırabilir. Olabilir ki sayı belirtilmiş veya defaatle adak adanmış ve yerine getirilmemiş olabilir.  Adakta; sayı, cins, özellik olarak Allah’a ne söz verilmişse o yerine getirilmelidir. Denizli horozu denilmişse illa Denizi horozu olmasına dikkat edilmelidir.

Eskiden evler bahçeli olduğu için genelde birçok evde kümes bulunmakta idi. Özellikle anneler çocuklarının hastalığı, hamileliklerinin meşakkatli geçmesi gibi sebeplerle tavuk, horoz adaklarında bulunmaktaydılar. Bu horoz ve tavuk adaklarını kestiklerinde kendileri pişirir ve mahallenin çocuklarına kendi evlerinde yedirirlerdi. Bu arada kendi çocuğuna da yedirir ve daha sonra bunun sadakasını verirlerdi.

Adak sahibi ve hane halkından birisi adaktan yerse, yenilen kısım kadar sadaka vermek gerektiğine dair bir bilgi bulunmaktadır. Bu fetva, ayet veya hadise dayanmayıp ictihadi bir düşüncedir. Elbetteki ictihat edilen her görüş kesin doğrudur denilemez. Bizim değerlendirmelerimizde yenilmiş adak, bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Adak Allah’a verilmiş bir sözdür ve tamamı fakirlerin hakkıdır. Adaktan yenilmesi dişlerin erkenden çürümesi, sedef ve ekzama gibi cilt hastalıkları, mide-bağırsak rahatsızlıkları ve psikolojik  problemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Adeta bu beden için bir zehire dönüşmektedir.

www.tevbeterapisi.com

 




ADAK NELERE SEBEP OLUYOR?    15.12.2020

Tevbe ilminin sloganı olan “Doğru Dua, Doğru Tevbe” ifadesindeki doğru tevbe kavramı ile her günahın tevbesinin farklı olduğunu kastediliyor. Mesela; yemin bozma günahı, 10 fakiri giydirme veya doyurma, eğer buna güç yetmiyorsa üç gün oruç tutma ile tevbesi yapılmış olur. (Maide, 89) Yoksa dil ile yapılan tevbe yeterli değildir.

Bize gelen danışanların nerdeyse %90’ında ya kendisinin ya da soyunun yerine getirmediği veya unuttuğu adak tespiti yapıyoruz. “Almanya’ya gelirsem on üç kurban keseceğim.” gibi yüksek rakamlı, “Seninle evlenirsem yedi inek keseceğim.” deyip unuttuğu ve eşinin seanstan sonra hatırlattığı, “Kapı kapı dolaşıp yiyecek isteyeceğim.” gibi garip, çocukta nenesinin adağı var tespitimizden sonra neneye sorulunca “Evet, 8 yıl önce torunum üzerine adak yaptım ama param olmadığı için kesemedim.” deyip kimsenin haberinin olmadığı ve ölse olmayacağı, diliniz peltek muhtemelen üzerinizde tavuk adağı unutulmuş sözümden arkadaşına bahsedince arkadaşının “Bana orta okulda sınavı geçersem tavuk keseceğim demiştin, onu kestin mi?” demesine rağmen hatırlamadığı ve üzerinden 15 yıla yakın zaman geçmiş; farklı adak türleri ve hikayeleri ile karşılaşıyorum. “Allah’a verdiğiniz sözü yerine getirin.” (Nahl,91)

Daha önceki yazılarımda bahsettiğim gibi adak adamak ulemaca mekruh kabul edilmiştir. Adağın yerine getirilmemesi en çok şeytanı sevindirir ve şeytan kişiye tesir etme ruhsatı alır. “Muhakkak ki şeytan, insanın vücudunda kanın dolaştığı gibi dolaşır.” (Müslim, Selâm, 24)  Zamanında yerine getirilmemesi ile beraber, cinsine göre kişide fiziksel veya ruhsal problemler ortaya çıkmaya başlar. Mesela, hayvan adaklarında insanda adanılan hayvanın karakteri aynen yansır ve hayvanileşme süreci başlar. Oruç adağında doyma veya yeme problemi, giydirme adağında aşırı üşüme, yıkama adaklarında sırtın kaşınması gibi farklı problemler yaşanmaya başlar. Adakların yerine gelmesi ile düzeldiğine şahit olduğum ve öğrendiğim bazı problemler;

  • Pelteklik, kekemelik, konuşamama gibi bazı dil sorunları.
  • Baş, boyun, sırt, bel, kalça bölgelerindeki kronik ağrılar, görüşte flulaşma.
  • Hayattan lezzet alamama, depresyon, yüzün gülememesi, sürekli hastalık, panik atak, korkaklık.
  • Aşırı cinsel istek-isteksizlik, iktidarsızlık, vajinusmus, veya eşcinsellik meyli, çocuk olmaması veya düşüklerin çok olması, evlenememe.
  • Konrolsüz öfke, eşiyle çok sık kavga, eşe-çocuğa-anne veya babaya karşı aşırı öfke, çocuğun devamlı ağlaması.
  • Hiperaktivite, yorgunluk, gece uyuyamama, çok uyuma veya uyusa da dinlenememe.
  • Sebepsiz intihar düşüncesi, kendini kesme, konuşan iç ses, iç darlığı, sırtında ağırlık hissi.
  • Vesvese, temizlik-sayı gibi bazı takıntılar.
  • Aşırı derecede kıskançlık, inat, terleme, üşüme, kaşınma, eşe aşırı düşkünlük, koruyuculuk, çocuksu karakter.
  • Ciltte lekeler, vitiligo, egzama ve sedef gibi cilt hastalıkları.(Adağın yenmesi ile ilgili)
  • İşinde tutunamama, parasal sıkıntı, mekanda ve beldede darlanma, işlerin birden ters gitmeye başlaması.
  • İbadette zorlanma, darlanma, sure ezberleyememe, unutkanlık, algıda kapalılık, odaklanama, yavaşlık.
  • Aynı kıyafeti giyip durma, paspallık, kıyafet seçmede zorlanma.
  • Mide ve bağırsak problemleri, basur, dişlerin sebepsiz çürümeye başlaması, kas hastalıkları.
  • Kan tutması, vejeteryanlık, kansızlık, kan hastalıklarının çoğunluğu.

Bu problemler sadece adağa bağlanamaz. Farklı sebepleri de olabilir. En doğrusunu Allah bilir.

www.tevbeterapisi.com

 




FAİZ NE YAPAR?    27.06.2021

FAİZ NE YAPAR?

1- Faiz bir kere lanetlenmiş bir şeydir. O lanetli fiili yapanın hayatında, ruh dünyasında; fiziksel ve psikolojik birçok maraza sebep olduğu gibi, aile ve ekonomik hayatında da birçok kötüleşmenin ve tahribatın müsebbibidir.

2- Faizle alınan, verilen, kazanılan mal ve parada bereket ve lezzet olmaz. İsrafı ve umulmadık yerlerden gelen ısrarları artırır. Arabada masraf bitmez. Kredi kartı ile alınan yiyeceklerde lezzet, ağız tadı olmaz. Dışarıda yemek yeme evde yemekten daha lezzetli gelir.

3- Faizle alınan evde huzur mutluluk olmaz, aile sıcaklığını kaybeder. Aile bağlarını çözer birlik beraberlik duygusunu yok eder, helaline karşı hissetmesi gereken haz, bağlılık, değer verme, saygı duyma melekelerini, evlilik mahremiyetini, kıskanma ve sakınma duygusunu yok eder.

4- Eşler arasında soğukluk ve birbirini istememezlik başlar.Helalinden meşru haz ve lezzeti alamayan eşlerde, cinsellik birbirlerine karşı en düşük seviyede olduğundan dışarıda haram lezzetlere cazibeyi artırarak zina ve aldatmaları artırır. Boşanmaların en önemli sebebi faizdir.

5- Çocuklarda doyumsuzluk, kilo (obezite), aşırı israfçılık, ebeveyne karşı sorumsuzluk, saygısızlık, başıboşluk, itaatsizlik duygusu verir.