ŞİFA AKIMLARI ÜZERİNE

ŞEYTANIN ÇEYİZİ: MUSKA

ŞİRK YOLU OLARAK THETA HEALİNG

CİN MEKTUBU SAFSATASI



ŞİFA AKIMLARI ÜZERİNE...

Son dönemde bilinçaltı ve çeşitli enerji uygulamaları(bioenerji, reiki, acces, regresyon, theta, kuantum vs) derdine derman arayanlar için bir alternatif olarak yoğun bir şekilde gündeme geliyor.

Özellikle son 5 yıl içerisinde bu meseleler, dini yaşantıdan uzak insanlardan dindar kesime transferini tamamladı. Hatta bir kısım tasavvufi ifadeler ve zikir eklemeleri ile tamamıyla islamileştirildi ve manevi uyanış olarak takdim edilme boyutuna getirildi. Maalesef birçok bid'at, şirk inanış ve uygulamalar bu vesileyle toplumda yaygınlaşmaya başladı.
“Sizler karış karış, arşın arşın sizden öncekilerin yolunu izleyeceksiniz/onların inançları ve yaşayışlarını ölçü edineceksiniz. İnsanın giremeyeceği küçük bir keler / kertenkele deliğine girecek olsalar, siz de onları takib edeceksiniz.” (Buhari, Enbiya, 50)

Oysa meselenin islamla zerre kadar ilgisi yok. Batıda ruhsal şifa(spirütüel healing, geistheilung) olarak nitelendirilen bu uygulamalar oldukça yaygın. Almanya'da 15 bin İngiltere'de 14 bin ruhsal şifacı var.

Maalesef müslüman toplumların her geçen gün; inanç boşluklarının artması, ibadetlerden uzaklaşması ve faiz, zina, zulüm vs gibi günahların yaygınlaşması ile gerek psikolojik gerekse kronik fiziksel hastalıklar tüm dünyada olduğu gibi insanımızda da artmaya başladı.

Günah ve şeytanın insan üzerindeki etkileri, üzerinde çalışılması gereken olgulardır. Şeytan Kur’an-ı Kerim’in ifadeleriyle; insana vesvese verir, kötülüğe teşvik eder, sıkıştırır, dürtükler, kötü düşünce verir, fısıldar, iyi işleri yapma iradesini etkiler, unutturur, uyuşukluk verir, kuruntulara düşürür, düşmanlık ve kin duygusu verir, sihri ve büyüyü öğreterek kafir eder, haset ettirir.

Burada asıl problem şeytanın maharet ve tesir alanlarını ve sebep olduğu günahın ruh, beden, karakter, psikoloji, aile, toplum, bereket ve ekonomi üzerindeki etkilerini tam olarak bilmemekten kaynaklanıyor.

Bu tür batıl uygulamaların kişiye fayda vermesi ise, şeytanın bu sistemlerin yayılması için sebep olduğu problem noktasında kişiyi rahat bırakması ile ilgili. Çünkü şeytan çok iyi bir süsleyicidir. Bu tür unsurlarda yer alan; meditasyon, olumlama, imajinasyon, tütsü, koku, dua ve zikirler sadece uygulayıcının ve danışanın ikna olması için şeytanın araya serpiştirdiği ritüellerdir.

Zeynep (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
−Allah’a yemin ederim ki, bir gün dışarı çıktım, biri bana baktı ve gözümden yaş aktı. Gözümü Yahudi bir kadına okuduğum vakit yaş akması kesildi! Okumayı terk ettiğim vakit ise gözümden yine yaş aktı!
Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−O ancak şeytanın işidir! Yahudi sana rukye yapıp sen şeytana itaat ettiğin vakit seni bırakıyor. Sen ona asi olduğun vakit parmağını gözüne sokuyor! Eğer sen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı gibi yapsaydın daha hayırlı ve şifa bulmaya daha layık olurdun! Gözün ağrıdığı zaman, gözüne suyu serpersin ve şöyle dersin dedi.”
أَذْهِبِ الْبَاسَ، رَبَّ النَّاسِ، اِشْفِ، أَنْتَ الشَّافِي، لاَشِفَاءَ إِلاَّ شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لاَيُغَادِرُ سَقَماً
Duanın Manası: “Ey İnsanların Rabbi! Hastalığını giderip, şifa ver. Sen şifa verensin. Senin şifandan başka hiçbir şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayacak şekilde şifa ver!” (İbni Mace, 3530)

Bizler için en selametli yol; “Size iki şey bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız: Bunlar, Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünnetidir." ( Muvatta, Kader, 3)

De ki: O, (Kur’ân) inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifâdır…” (Fussılet, 44) Kur'an şifa için zikredilmekten ziyade hükümleri ile yaşandığı zaman "Gönüllerdeki dertlere şifâdır...” (Yûnus, 57). Ayrıca sünnetin her bir unsuru da maddi ve manevi şifa kaynağıdır. "Hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz."(Taberani) Günahların tevbe, sadaka, ve keffaretler ile telafi edilmesi, bu yolların sunduğundan çok daha fazla hayırlı sonuçlar vermektedir. Çünkü; "Size derdinizi ve onun devasını bildireyim mi?
Dikkat edin sizin derdiniz günahlar, devanız da istiğfardır."(Beyhakî, Şu'abü'l-'Îmân) buyurulmaktadır.





    Bioenerji eğitimi aldığım dönemde, hocam belli bir dönemden sonra bana bir muska verdi. Muskayı takmamla enerji gücümün artacağını ve günlük yirmi seansın bile beni yormayacağını söyledi. Muskayı takmamdan sonra beş gün boyunca başımın üst bölgesinde bir sızı hiç kesilmedi, üzerimde bir sersemlik hali oluştu. Halbuki muskada sadece üç tane ayet yazılıydı. Bu şekilde bir etkiyi birçok muska takandan dinledim daha sonra.

    Muska nazardan, büyüden ve cin musallatından korunmak amacıyla takılır. Nazar ve etkileri inkar edilmez bir gerçektir. Bazı insanların çok beğendikleri insanlara veya mallara, bakışlarıyla ve sözleriyle farkına varmadan zarar verebilmektedir. Günlük hayatımızda, durup dururken bardağımızın kırıldığına, vazomuzun veya aynamızın çatladığına, yeni aldığımız ve üzerine titrediğimiz bir eşyanın durup dururken bozulduğuna şahit olmuşuzdur. Kendimizi çok sıhhatli ve zinde hissettiğiniz bir anımızda birdenbire halsizleşip, sebepsiz bir yere hastalandığınız olmuştur.

    Günümüzde birçok Müslüman kendisine isabet edebilecek nazara karşı bir takım batıl yollara başvurmakta ve şirke düşmektedir.

    Çocuklara cevşen, büyüklere ise hocaların yazdığı muskalar takılmaktadır. Çocuklara takılan muskaların dayanağını şu rivayet oluşturmaktadır; "Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin: Allah'ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden, eksikliği olmayan Allah'ın sözlerine sığınırım." O zaman, hiçbir şey ona zarar vermez. Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı. (Tirmizi, Daavat, 94).

   Büyüklerin büyüden ve musallattan kurtulmak amacı ile taktıkları muskaların ise dini hiçbir temeli bulunmamaktadır. Aksine muska takanlar cinni şeytanlar tarafından daha çok rahatsız edildiklerini söylemişlerdir. Çünkü muska takmakla insan Allah'ın "Hâfiz" esmasının dışına çıkmaktadır ve kastı aşan bir şirke düşmektedir. Adeta Allahın kendisini koruyamayacağını ifade etmektedir.  Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: "Kim, muska (temîme) takarsa, Allah'a şirk koşmuştur." [1], “Efsun yapmak, muska takmak ve muhabbet için okuyup üflemek şirktir!” [2]

Cin musallatına maruz kalmış olanların nerdeyse tamamına yakınının muska taktığına şahit oluruz. Çok defa bu insanlar muskadan hiçbir fayda görmediklerini söylemesine karşın, bazıları da muskayı çıkarınca rahatsızlıklarının arttığını, korkularının çoğaldığını söylerler. Bu da cinni şeytanın bir oyunudur; muskayı çıkarınca korku veriyor ta ki kişi kastı aşan bu şirk fiiline devam etsin.

Zeynep (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
   “Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) (çarşıda) ihtiyacını gördükten sonra evin kapısına geldiği (eve gireceği) zaman, yanımızda kendisinin hoşlanmayacağı bir şeyle ansızın karşılaşmamak için öksürüp tükürürdü. Nitekim bir gün Abdullah aynı şekilde geldi ve kapının önünde öksürdü. Bu sırada yanımda yaşlı bir kadın vardı, bana humra (denilen bir veba çeşidine) karşı rukye yapardı. Yaşlı kadın Abdullah’ın sesini işitince korkusundan sedirin altına gizlendi.
   Abdullah gelip yanıma oturdu. Bu sırada boynumdaki ipi görünce, bana:
   −Bu ip nedir? dedi.
   Ben de dedim ki:
   −Humreden dolayı onunla bana rukye yapılan bir iptir.
   Abdullah hemen onu çekip koparıp attı ve şöyle dedi:
   −Andolsun ki, Abdullah’ın ailesi şirkten uzaktır! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i şöyle buyururken işittim:
   −‘Şüphesiz temaim (muska) ve tivele şirktir!’
   Zeynep (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
   −Allah’a yemin ederim ki, bir gün dışarı çıktım, biri bana baktı ve gözümden yaş aktı. Gözümü Yahudi bir kadına okuduğum vakit yaş akması kesildi! Okumayı terk ettiğim vakit ise gözümden yine yaş aktı!
   Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
   −O ancak şeytanın işidir! Yahudi sana rukye yapıp sen şeytana itaat ettiğin vakit seni bırakıyor. Sen ona asi olduğun vakit parmağını gözüne sokuyor! Eğer sen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı gibi yapsaydın daha hayırlı ve şifa bulmaya daha layık olurdun! Gözün ağrıdığı zaman, gözüne suyu serpersin ve şöyle dersin dedi.”
أَذْهِبِ الْبَاسَ، رَبَّ النَّاسِ، اِشْفِ، أَنْتَ الشَّافِي، لاَشِفَاءَ إِلاَّ شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لاَيُغَادِرُ سَقَماً
    Duanın Manası: “Ey İnsanların Rabbi! Hastalığını giderip, şifa ver. Sen şifa verensin. Senin şifandan başka hiçbir şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayacak şekilde şifa ver!” [3]

   Ukbe b. Âmir Radiyallahu anh’tan  rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle derken işittim:  “Her kim, (kendisine fayda verdiğine veya kendisinden zararı giderdiğine inanarak) muska takarsa, Allah, hayatta onun hiçbir işini tamamlamasın."[4] Efendimiz (sav), hiçbir zaman muska takmadığı gibi buna karşı da tavır almıştır.

    Hamza (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
    “Ben, Abdullah bin Ukeym (Radiyallahu Anh)’ın yanına girdiğimde yüzünde bir kızıllık vardı.
Bunun üzerine kendisine:
    −Temime (muska) takmaz mısın? dedim.
    Bunun üzerine Abdullah bin Ukeym (Radiyallahu Anh) bana:
   −Temimeden (muskadan) Allah’a sığınırız! dedi.
   Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
   ‘Kim, (kendisine fayda verdiğine veya kendisinden zararı giderdiğine inanarak muska, nazarlık ve buna benzer) bir şey takarsa, Allah onu o taktığı şeyle başbaşa bırakır!’ buyurdu.” [5]

Ukbe bin Amir el-Cuheni (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e on kişilik bir topluluk (heyet) geldi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dokuzu ile beyatleşti ve birinden el çekti!!!

Dediler ki:

−Ya Rasulallah! Dokuzu ile beyatleştin, bunu neden terk ettin!?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Şüphesiz ki onun üzerinde temime (muska) vardır!”

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu eliyle kopardı ve onunla da beyat etti ve şöyle buyurdu:

−“Kim, temime (muska) takarsa, kuşkusuz ki Allah’a şirk koşmuştur!” [6]

   Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in nazar değmesine karşı, 'Ayetü’l Kürsi ile ihlâs ve Muavvizeteyn' (yani Felak ve Nas) sûrelerini okumuş ve ashabına da bunları okumalarını tavsiye etmiştir. [7]
    İman eden bir Mü’min Rabbine tevekkül etmelidir.
   “De ki: 'Allah bizim hakkımızda ne takdir etmiş, ne yazmışsa başımıza ancak o gelir. Mevlâmız, sahibimiz o’dur.' Onun için müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.” Tevbe 9/51
   “Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.” (Tegabun, 11)
   Tevekkül etmek öyle bir imandır ki; onu elde eden bir mü’min her türlü davranışında, başına gelebilecek her türlü musibette ve her türlü acı karşısında Rabbine güvenir, ondan sabır diler ve bilir ki, Rabbi dilemedikçe ona hiçbir kimse zarar veremez. Ve yine o dilemedikçe hiçbir kimse de ona fayda veremez.
   Cinni şeytan musallatına maruz kalmış, büyü ve nazar isabet eden bir insan şifasını ancak Kur’an ve sünnet eczanesinde aramalıdır. Bunun dışındaki ilaçlar faydası olmadığı gibi şirk’e sokup, helak eder.
   Kur'an âyetlerinden yapılmış bile olsa, muska takmak câiz değildir. Çünkü sahâbe böyle bir şey yapmamıştır.

[1] Ahmed; hadis no:16781. Elbânî; "Silsiletu'l-Ehâdîsi's-Sahîha"; hadis no:492'de 'hadis, sahihtir' demiştir.
[2] Ebu Davud 3883, İbni Mace 3530, İbni Hibban 1412, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/381, Albânî Sahiha 331
[3] Ahmed 3615, İbni Mace 3530, Ebu Davud 3883
[4] Ahmed bin Hanbel Müsned, Tirmizi 2152, Hakim
[5] Ahmed; hadis no: 17372. Bknz: el-Usaymî; "ed-Durru'n-Nadîd"; s: 41.
[6] Ahmed bin Hanbel Müsned 17427
[7] Nesei 5082, Ebu Davud 36, Ahmed 4/108

www.tevbeterapisi.com





Not: Bu kitap incelememi yayınlamamdan sonra yayınevi, yeni baskılarında eleştirdiğim noktaları çıkarma kararı almış diye duydum. Ben incelememi 5. baskı üzerinden yapmıştım. Uygulayıcılar da soranlara burada bahsedilen konuların tercüme hatası olduğunu söylüyorlarmış. Ne yaparlarsa yapsınlar; eğri ağaçtan düz odun çıkmaz. 

Sonuç olarak denilebilir ki; Theta Healing, bir şifa sistemi olmanın ötesinde adeta bir din gibi şekillendirilmiştir. İslam’da yedi büyük günahın birincisi olan şirk unsurları içermekte, imanın altı şartının her birisinin yerine yenisi inşa edilmekte ve kişiyi küfre düşürecek iddialarda bulunulmaktadır. Şifa kavramı ise, bu yolun giymiş olduğu masum bir elbiseden ibarettir. "Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz. O'ndan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büsbütün sapıtmıştır." (Nisa, 4/116).

 

ÖZETLE

  • Vienne Stibal, çocukluğundan beri vizyonlar gören, gelecek okumaları yapan bir medyum (falcı) olarak bu sistemi kurmuştur.
  • Bu şifa sisteminin kendisine Tanrı tarafından verildiğini, Tanrı ile görüştüğünü, konuştuğunu ve hatta ona itiraz edebildiğini, onu ikna edebildiğini söylemektedir.
  • Anlatımlarında devamlı olarak insanın yaratma gücüne vurgu yapmakta, hatta bazen Yaratan’ı aciz göstermekte, egoyu şişirmektedir. Theta uygulayıcıları, dünyalar yaratan “Uyanmış Üstadlar” olarak lanse edilmektedir.
  • Theta Healing, seanslarda dua yerine, “Tanrı’ya verilen emir cümleleri” ve “olumlama” cümlelerini kullanır.
  • Vienna, Theta uygulamalarındaki ritüel ve tekniklerini direk Tanrı’dan, Hawaii’deki piramit tapınakta tanrıça Pele’den, Hawai’li büyücüler olan Kahunalar’dan aldığını belirmektedir. Aynı zamanda; Hinduizm ve Şintoizm gibi çok tanrı inançlı dinler ile birlikte, tanrı inancı olmayan Budizm’den de etkilenmiştir.
  • Anlatılarda; çoklu tanrı ve tanrıça ifadeleri kullanılmakta, meleklere erkeklik dişilik cinsiyetleri verilmektedir. Ahiret inancı hiçbir şekilde yer almazken, öldükten sonra tekrar dirilme (reenkarnasyon) inancı nazara verilmektedir. Tanrı’ya gidemeyen kararsız ruhların insanlara zarar verdiği ve hasta ettiği iddia edilmektedir.
  • Şifalandırma (!) gücünü kendine vermekte ve bu esnada ruhları kullandığını söylemektedir. Uygulayıcılar; güya seans esnasında, bedenin içini gözlemleyebilmekte DNA’yı dönüştürebilmekte, mitokondriyi onarabilmektedirler.

 

GENİŞ ANLATIM

Aşağıdaki değerlendirmeler, Theta Healing kurucusu Vienne Stibal’ın “Sıra Dışı Bir Enerji Yaklaşımına Giriş” kitabından alınmıştır. Cümle sonlarında yazan rakamlar, alıntının yapıldığı kitaptaki sayfa numarasıdır.

VİENNE STİBAL

Theta Healing kurcusu Vienna Stibal, gelecek okumaları yaparak geçimini sağlayan bir medyum iken bu okumalarında Tanrının sesinin kendisini yönlendirdiğini anlamıştır. (19-225) 1994 yılında yakalanmış olduğu kemik kanseri Yaratan’dan aldığı bilgiye göre şifalanmıştır. (22) Hala Amerika’da yaşamakta olup 25’den fazla ülkede Theta Healing eğitimleri vermiştir. Kişisel sağlık sorunları sebebiyle başta Taoizm olmak üzere birçok din üzerinde çalışmıştır. (17)

PSİŞİK GÜÇ

Vienna, çocukluğundan beri olağanüstü deneyimler yaşadığını, bir kısım varlıklar tarafından ziyaret edildiğini, onları gördüğünü ve onlarla konuştuğunu anlatır.

Dört yaşından beri ruhsal deneyimler yaşıyorum. Bu deneyimler hayallerden uyanık haldeyken vizyon görmeye kadar çeşitlilik gösteriyor. Durup dururken dünyama gelirlerdi ve bir anda ortaya çıkmaları bazen korkutucu olurdu. (224) Rüyamdaki büyük yüzler oturma odamda yüzüyorlardı. (227) Ben uykuya dalmadan önce yeniden geldiler. Bana,”Vienna, bizimle gel.” dediler. Çengellere asılı balya gibi şeylerin asılı olduğu bir yere götürüldüm. Bana balyalara dokunmam söylendi. Dokunduğumda ofisimde çalışma yaptığım herkesin en karanlık, en derin sırrını öğrendim. (228) Daha sonra varoluş seviyeleri olduklarını öğrendiğim yere götürüldüm. Gerçeklik seviyesine gelene kadar ilk altı seviyeden yukarı yükseldim. Buradan bana hayatımın en derin, en karanlık sırları gösterildi. (230) İnsanlarla ilgili gerçekleri görmek beni sarsmıştı. Yukarı çıktım ve tanrıya sordum: “Neden bunu bana yaptın? Neden bu deneyimden öğrenmek zorundayım?” Ve şu mesajı aldım: “Ah Vienna, İsa insanlarla ilgili gerçekleri görebiliyordu ve onları yine de sevdi.” Ben de şöyle cevap verdim: “Ben bu koşulsuz sevme meselesini istemiyorum çünkü bu çok fazla sorumluluk demek.” Tanrı gülümsedi ve sessiz kaldı. (232) …benzin depom bile kendi doluyordu. (350) Gerçeklik yasası yılda 2-3 kez beni ziyaret ediyor. (350) Eğer çocuklarınız ruhlar tarafından ziyaret ediliyorsa aldıkları cevapları Yaratan’a onaylatmalılar, bu sayede güvende olacaklardır. (357) Genç bir kadın olduğum günden beri ruhsal deneyimler yaşıyordum. Ancak on yedi yaşında iken gördüğüm bir vizyon hayatımı sonsuza kadar değiştirdi. (482) (Bana) gelen hastaların bir kısmı rüyalarında yönlendirilmektedir. (24)

Vienna, büyüye de övgüde bulunur.

Pek çok durumda vudu(bir büyü türü) saygı duyulan bir felsefedir, pek az kişi onu olumsuz şekilde kullanır. (324)

Vienna, yapılan işi bir kehanet okuması olarak nitelendirir.

Kehanet, ilahi ilhamı kullanarak kesin bir şekilde tahmin etme ve açığa çıkarma becerisidir. Kehanette bulunma esnasında bilinç taç çakradan yollanılarak theta boyutuna geçilir ve yaratıcıya emredilir. (51) Bir insanın içinde inceleme yaparken kehanet yapılmaktadır. (71) Bir sonraki eşinin nerede olduğunu soran bir kadın vardı. Ve ona her gelecek okuması yaptığımda aradığı erkeğin onu üç kere kahve içmeye davet edeceği cevabını tekrar tekrar duyuyordum. (358) Seansta herhangi bir inanç çalışması yaptıktan sonra gelecek okuması yapmak iyi bir fikirdir. (361) Okuma yapan kişinin bir başkasının hayatın kontrolünü ele geçirmeye çalışmaması son derece önemlidir. (81)

Theta, Kadim Hawaili Kahunalardan (büyücülerden) alınmış tezahür ettirme tekniğini kullanır.

Hawai adalarının enerjisi tarafından birçok harika hediye bana verildi. O Hawai’nin tanrıçası Pele’ydi. Bana, “Vienna, bu çalışmayı sadece üstatlara öğretmen gerektiğini biliyorsun." (377)

Değerlendirme:  Şeytan, özellikle şirkte ileri giden kişileri kullanmak için onlara Vienna’nın yaşadığına benzer deneyimler yaşatmaktadır. Bu kişiler, kendilerinin psişik yönlerinin bulunduğu ve seçilmiş özel insanlar olduklarını sanmaktadırlar. “De ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka kimse gaybı bilemez.” ( Neml, 65) Peygamber Efendimiz’e (asm) kâhinler hakkında sordular. Peygamber Efendimiz, “Kâhinlerin hakikat nazarında hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur.” Buyurdular.Ama falcının dediği bazen çıkıyordiyen sahabeye Peygamberimiz; “Bu söz cinlerindir. Cin bilgiyi kapar da dostunun kulağına tavuğun gıdaklaması gibi gıdaklar. Bu şekilde ona yüz yalandan daha fazlasını karıştırır.” (Müslim, Selam 123) Kehanette bulunmak küfür alâmetidir. Allah’tan başka kimse gaybı bilemez. Bildiğini iddia edene inanılmaz. İnanılırsa dinden çıkarmasa bile, günah işlenmiş olur.

THETA HEALİNG NEDİR?

Vienna Theta Healing’i şöyle tanımalar;

Vienna bu özgün işlemin kendisine öğretildiğini iddia ediyor. Yaratanın kendisine verdiği içgörü sayesinde bunu yapıyor. (Önsöz) Bu kitaptaki bilgilerin ilahi yol göstericilikle elde edildiğini iddia ediyor. (9) Thata; şifayı odaklanmış dua ile sağlayan meditasyonel bir süreçtir. (15) Dini bir oluşum değildir. (15) Theta durumunda iken prize giren elektrik fişi gibi Tanrı’ya doğrudan bağlanılır ve dolayısıyla ona seslenerek insanlar anında iyileşir. (27) Theta halini yaratıcı ile bağlanılan saf hal olup bu esnada Yaratan'a danışılır. (45) Bilincinizi başınızın üstündeki taç çakranızdan gönderip yukarı çıktığınızı ve Tanrı’ya sorduğunuzu hayal ettiğinizde beyin dalgalarınız anında Theta dalga boyutuna geçer. (45) Theta modunda kişi, Varlığın Yedinci Seviyesi olarak nitelenen yaratıcının makamına çıkmakta ve Yaratıcı enerjiyi ondan almaktadır. İnsan bu bağlanma pratiğini kazanmak için günlük meditasyonu kullanmalıdır.(69) Peşinde olduğumuz şey tarifi zor görünen Yaratan’a katılma arzusudur. (269) Theta; bilinçaltını gelişim ve değişim frekansına döndürür…İnanç çalışma...bilinç altınında ötesine uzanan ruhsal seviyedeki inançları da değiştirme becerisi verir. (125)

Değerlendirme: Şirkin en kısa tanımı, hak görünümlü batıl olmasıdır. Theta iddialı bir şekilde uygulamalarını dini argümanlara dayandırmakta ve inandırıcılığını artırma yoluna gitmektedir. Oysa, yaratan ile ancak peygamberler ve sadece Cebrail (as) üzerinden haber alabilirler. Burada Theta boyutunda alınan tesir ancak şeytanın kişiye tesirinden ibarettir. Çünkü şeytan aldatmalarını süslemeyi pek mahir bir şekilde başarır ve insanları aldatır. “Süslemeler yapacağım ve onların hepsini azdıracağım.” (Hicr, 39)

 

VİENNA’NIN YARATICI İLE BAĞLANTISI

Vienna; kendisinin Tanrı tarafından yetkilendirildiğini, bu özgün işlemin tanrı tarafından öğretildiğini düşünmektedir. Kitaptaki bilgilerin ilahi yol göstericilikle elde edildiğini, Yaratanın kendisine verdiği iç görü sayesinde bunu yapmakta olduğunu söylemektedir. (Önsöz) Vienna, zaman zaman sesler duymaktadır. Kendi şifa sürecinde yukarı çıkmış ve Tanrıya sormuştur. Yaratan’dan aldığı bilgiye göre şifalanmıştır. (22)

Ben yetkilendirildim. (251) Yaratanın ışığını dünyaya yayıyorum. (282) Yaratan benim bilgiyi anladığımdan emin olana kadar gençlik ve canlılık kromozomunu nasıl değiştirileceğini bana tekrar tekrar gösterdi. (31) Yaratan bana …aktivasyonu başlatmamı söyledi. (31)  Ardından Yaratan’dan bir mesaj aldım. …Yaratan bu bilgileri dünyaya açmamı ve diğerleriyle paylaşmamı söylüyordu. Ben de ona bunun için yanlış insan olduğumu söyledim. Açıkçası bunu Yaratan’la birkaç saat tartıştım. …Yaratan’ı ikna etmeye çalıştığımı hatırlıyorum. (32) Yaratan, “Kitabı sen yazacaksın Vienna.”, dediğinde şaşkına döndüm. (33) Ben ilahi plan tarafından yönlendirilmiştim. …İlk kitabımın adı “Yukarı Çık ve Tanrı’ya Danış” idi. (35) Yaratan tarafından bana, yeteri kadar insan aktive edildiğinde tüm dünyanın bilincinin titreşim olarak yukarı çıkacağı söylendi. (367) Idaho’da ders verirken ilk grup şifamı öğretmeye yönlendirildim. (106)

Vienna, danışanları ile seans esnasında da tanrıya yükseldiğini ve ona sorular sorduğunu iddia eder, şifaya şahit olduğunu iddia eder.

Tanrı’ya bu insanın ihtiyacı olan okumayı bana bağışlaması için dua ederek kendi alanımdan yükseliyordum ve gerekli bilgi bana veriliyordu. (45) Bedenin içinde iken herhangi bir sorunuz olursa bunu Tanrı'ya sorun. (79) Tanrı’nın yaptığı şifaya şahit olur, ve danışanın bedeninin Yaratan’ın sevgisiyle değiştiğini hissedebilirsiniz. (90) Yaratan’ı kendi bedeninize çağırıp şifaya tanık olarak kendinizi iyileştirebilirsiniz. Tanrı’ya çıkıp ne olduğunu görmek istedim… Bu sefer Tanrı’dan talimatları istedim… Kendi alanımdan yükselip Her Şey’i Yaratan’a çıktım. (107)  Yaratan bana birkaç dakika içinde birkaç kalıbın değiştirilebileceğini gösterdi. (112) Tanrı’ya, “ben insanlardan farklı olarak ne yapıyorum”, diye sordum. Bu mesajları aldım. (410) Yukarı çıkıp bunu sorduğumda Tanrı bana her şeyin iyi olacağını söyledi. (356) Ot, vitamin veya yiyecek satın alırken Yaratan’a bunların sizin en yüce iyiliğinize olup olmadığını sorun. (238) Hangi programı getireceğinizi her zaman Tanrı’ya sorun. Her zaman Yaratan’dan cevap alacaksınız. (210)

Vienna, Tanrı ile konuştuğunu söyler;

Bana gelip iyileşmeyen bir kişi vardı, ben de Tanrı’ya bunun nedenini sordum. (111) Genetik bozukluk vardı… Yaratan’a bunu nasıl tamir edebileceğimi sordum. Yaratan bana genetik bozuklukları nasıl tamir edebileceğimi göstererek cevap verdi ve öğrenilmesi gereken on altı tane daha ek dersin olduğunu söyledi. (112) Şifalandırmanın ortasında Yaratan’a gider ve “Yaratan, şifalandırmayı engelleyen nedir?”  diye sorardım ve şunları diyen bir ses duyardım: “Bu insan hasta olması gerektiğine inanıyor”. (112) Yaratan’ın sevecen sesini kafamın içinde duydum ve şöyle dedi: “Vienna, yukarı çık ve 'İçimden ağlıyorum.’ inancının bırakılmasını emret.” Ben de şöyle yanıtladım: “Yapamam, O ruhsal seviyeye uzanıyor.” Yaratan beni sakin bir sesle yanıtladı: “Vienna, ruhun hala öğreniyor.” (161) Yaratan’a bunun sebebini sorduğumda; (168) Yaratan’la konuşmaya başladım; (169) Yaratan ile konuşabiliyorken neden İsa’ya dua edeyim ki. (483) Yaratan bana, “Vienna, bu çocuk duyabilir,” dedi. Yaratan’la tartışacak arsızlığa sahiptim ve şöyle dedim: “Hayır, anlamıyorsun. Bu çocuk sağır.” Sonsuz sabırla Yaratan bana şöyle dedi: “Vienna, o seni duyabilir.” (476)

Vienna, bu şifa tekniklerini Tanrı’dan aldığını iddia eder;

Pek çok yıl boyunca Yaratan inanç çalışmasıyla ilgili parçaları beynime yerleştirmekteydi. (127) Yaratan’dan edindiğim bu tekniği kullandıkça enerji şifa tekniklerini sonsuza kadar değiştirecek yeni modelin şekillenmeye başladığını gördüm. (113) Yaratan’a gittim ve emrettim; “Yaratan inançlar nasıl değişebilir? Bana göster.” Şifa için kullandığım tekniğin aynı zamanda inançları değiştirmek için de kullanılabileceği bana gösterildi. (127)

Theta Healing seanslarında uygulanan önemli bir ritüel olan “His Yükleme” uygulamasının da kendisine Hawaii’deki bir piramitte verildiğini söyler.

Theta uygulamasındaki en önemli güçlü tekniklerinden biridir. (171) Vienna; Depresyondaki bir danışanının durumunu Yaratan’a sormuş, Yaratan kadının hiç neşeyi deneyimlemediğini söylemiştir. Bu defa Yaratan’a, “Ben hiç neşeyi deneyimledim mi?” diye, sordum. Bana “Hayır” diye, cevap verildi. Bunun üzerine meditasyona oturdum. Sorduğum ilk soru, “Hawaii’ye gidersem neşeyi bulur muydum?” oldu. Tabi ki Yaratan, “Evet” diye cevap verdi. Vienna; Hawaii’de Heinau-Lakini’de yüzyıllar önce krallar ve tanrıların onuruna inşa edilmiş ve her bir taşı konulurken kutsanmış olan, kutsal ruhani yapıya gitmiştir. Bu pramitte Yaratan ile bağlantı kurmuş, Yaratan kendisine tek yapması gerekenin bilmeyi emretmek olduğunu söylemiş ve neşeyi ilk defa burada deneyimlemiştir. Neşenin nasıl hissedildiğini bilmeyi iste, hücrelerin onu öğrenecektir. (168)

Evren, din, beyaz ışıkları geçin, koyu ışığı geçin, yasalar olan jöle gibi maddeyi geçin, inci parlaklığındaki beyaz ışığın içinden geçip Varoluşun Yedinci Seviyesine girin. (Seansların genel cümlesidir.)

Değerlendirme: Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın insanlarla konuşmayacağı belirtilmiş bundan iki seçilmiş peygamber istisna tutulmuştur. Hz Musa (as) Tur dağında, Peygamber Efendimiz (sav) ise Miraç gecesinde Allah ile konuşmuşlardır. (Bakara Sûresi, 253) Allah’ın insanlarla vahiy yoluyla, perde arkasından ve elçileri vasıtası ile konuşacağı ifade edilmiştir. (Şûrâ, 51)

 

YARATMA GÜCÜ

Vienna, kitabında ısrarla insanın özellikle theta uygulayıcılarının yaratma gücüne vurgu yapmaktadır. Uygulayıcılarda “yaratımda bulunmak” ifadelerini kullanmaktadır.

Geçmişte genetik, enerjetik etkiler ve kolektif bilinç meseleleri; insanın Yaratan ile birlikte bizim yaratma potansiyeline ulaşmamızı engelledi. (38) Uygulayıcı theta durumuna geçerek her şeyi yaratabilir. (43) Kişi varoluşta ilerledikçe kendi yollarını yaratma fırsatı verilir. (53)  Şifalandırma sürecinde Yaratan'ı kendi gerçekliğimize getirir ve Tanrı ile beraber yaratırız. (53) Gözde canlandırma ile gerçekliği yaratırız. (55) Şifacı, Yaratan aracılığı ile fiziksel şifa yaratmaktadır. (62) Kişilerde her boyutu ile hayatı yaratabilir. (65) Yaratıcı Enerji’yi kullanmak insanın doğuştan gelen en doğal hakkıdır ve bunu Varlığın Yedinci Boyutu olan tanrının makamına çıktığı an kişi Yaratıcı'dan istemelidir. (66) Her insanın içinde Yaratıcı Güç, Kaynak ve Tanrı vardır. (67) Danışanın bilinçaltını yaratırsınız. (81) Beraber yaratma enerjisi… değişikliği yaratır. (95) Birlikte yaratma gücü, dünyanın herhangi bir yerindeki müşteriyle çalışmamızı mümkün kılar. (98) Neşe, mutluluk ve sevginin özü; şifa ve okumayı birlikte yaratmada kullanılan iyileştirici enerjiyi yaratır. (99) Şifalarda, mutluluk ve neşe yaratabilirsiniz. (99) Beraber yaratma sürecinde zaman yoktur. (100) Birkaç kişi bana duygularım yüzünden vücudumda kanser yarattığımı söyledi. (113) Düşüncelerimiz deneyimlerimiz ile yaratılır. (127) Herşeyi yaratan aracılığıyla fiziksel şifayı nasıl yaratacağımızı öğreniriz. (236) Güç ve saf gerçeğin, yaratan olduğunu bilin. (259) Theta Healing’de yaratma kavramı, Yaratanın gücünü kullanarak fiziksel dünyada bir şeyler yaratmanın mümkün olduğu inancını ifade eder. Her ifade, düşünce ve eylem bizim hayatta yarattıklarımızın birer yansımasıdır. (347) Anlık olarak yaratamaya başladım. (348) Ona (İsa’ya) kendisine ne verebileceğimi sordum. Bana şunu söyledi: “Vienna bana verebileceğin en güzel hediye, güzel bir şey yaratmaktır. İsa’ya göre verebileceğim en güzel hediyeyi verdim: Yaratıcılığım. (484)

Yaratma sıfatını bu kadar üstüne alan Vienna Tanrı’ya ise acizlik atfedebilmektedir.

Bu değişim, her şeyi yaratan tarafından gerçekleştirilmemişse. (92) Tanrı’yı hayal kırıklığına uğratmak, insanları Tanrı’yla ilgili büyük korkularından biridir. (189) Tanrının erişebileceğimiz bir enerjisi vardır. (196) Tanrı kanserli bacağı iyileştirmiş ama dizinde kanserle alakası olmayan acı verici bir durumu iyileştirmeyi ihmal etmişti. (198)

Değerlendirme:

Allahü teâlâdan başkasına yaratıcı demek mesela, şifa yarattım, eser yarattım, panik yarattı, yaratıcı bir insan demek müslüman için çok tehlikelidir. "Yaratmak Allah’a mahsustur." (Araf, 54) İnsan aciz bir kuldur ve kendisine düşen tevazudur. “Allah sizi de sizin yaptıklarınızı da yaratmıştır.” (Saffat, 96)

 

TANRIYA EMRETME

Theta Healing dua kavramına  alternatif olarak Yaratan’a emretme ritüelini kullanır.

Theta seansında Tanrı ile birlikte yaratma sürecini başlatmak için kendi alanından yukarı çıkılır, Tanrıya bağlanılır, okumaya tanıklık etmek için burada Tanrıya “emredilir”. Emretmekten maksat ise; bir şeyin yapılmasını istemede kesinliğini söylemek, bir görevi devretmek ve başlatma komutu vermektir. (58) Amaç, Yaratan’ı tümüyle kavrayıp güçlenmektir. Yaratıcı enerjiye müdahil olmanın en iyi yolu Var Olan Her Şeyi Yaratan’a emir vermektir. (97) Amaçlarınıza ulaşmak için emirlerinizi belli bir netlikte verin. (99) Şifa için gereken enerjiyi kendi enerjinizden değil, Yaratan’dan almanız önemlidir. Bu Yaratan’ın iyileştirmeyi yapmasını emretmekle olur. (103) Yaratan’a çıkın ve şu emri verin. (109) Yukarı çıkıp Tanrı’ya ne yapılması gerektiğini emrettiğinizde işlem bitene kadar söz konusu kişinin alanında kaldığınızdan emin olmalısınız. (100) Kişinin alanına girin ve Tanrı’ya sizi bedende iyileştirilmesi gereken yere götürmesi için izin verin. (103) Uygulayıcı sadece Yaratan’a programı değiştirmesini emredecektir. (162) Yukarı çıkın, emir verin. (207) Size hastalığı küçültmeyi değil, yaratımını iptal etmenizi söylüyorum. (273) Yaratan’a vücuttaki cıvanın değiştirilmesini emretmek çocuğu iyileştirebilir. (468)

Seanslarda kullanılan bazı emretme cümlelerini aşağıda derledim.

Koşulsuz sevginin bu insanın vücudundaki tüm hücrelere gönderilmesi emredilir; Bu kişi için bir okuma yapılması emredilir. En iyi şekilde açılması emredilir; Bu bedendeki değişiklik emredilir; Tanrı’nın ışığına gönderilmeleri emredilir; Herşeyi Yaratan, bu varlığın isminin bana verilmesi emredilir; Kişiden lanetin ve andın kaldırılması emredilir.

Değerlendirme: “Allah’ım bana şunu ver.” demek, emir gibi görünse de amaç emir değil rica ve istektir. Bize bu üslubu Kur’an öğretmektedir ve mü’minin buradaki amacı Yaratan’a emir değildir. “Sizden biri dua edince “Ya Rabb dilersen beni affet! Ya Rab dilersen bana rahmet et!” demesin. Bilakis, azimle (kesin bir üslubla) istesin, zira Allah Teala Hazretleri’ni kimse icbar edemez (zorlayamaz).” (Buhari) Theta uygulamalarında ise direk emir ifadesi kullanılarak Yaratan’a karşı küstahlaşılmaktadır.

 

ÇOKLU TANRI İNANCI

Vienna, Birden fazla tanrı ve tanrıça olduğu inancına sahiptir. İnsan acziyetini taşıyan tanrı fikri ifadelerinde belirgindir.

Bu bizim neden Tanrı’nın çocukları olduğumuza inandığımızı açıklar. (241) Pek çok tanrıça, tapınma dinleri burası temellidir.(4. Seviyeyi anlatırken) (243) Bazı şifacılar tanrıların tanrısına gittiklerini düşünerek bu seviyeyi kullanmaktan korkarlar. (259)

Değerlendirme: Tevhid inancı İslam’ın omurgasını oluşturmaktadır. Tevhid, Allah’tan (cc) başka ibadet ve kulluğu hak eden hiçbir ilah olmadığı (Bakara, 163), Allah’a çocuk nispet etmek veya O’nun (cc) yardımcıları olduğu inancından Allah’ı tenzih etmek (İsrâ), yaratmada tek olduğu gibi; kanun yapma, yasa belirleme, helal haram tayin etmede Allah’ın (cc) tek olduğuna inanmaktır. (A’râf) Aksine cümleler kurmak kişiyi küfre düşürür.

 

REENKARNASYON

Vienna, kitabında ahiret inancına hiç vurgu yapmamasına karşılık, reenkarnasyonu (öldükten sonra tekrar dünyaya gelmek) nazara verir.

Geçmiş yaşam anılarının gerçekten geçmiş yaşamlardan gelip gelmediği çok tartışmalı olduğu için bu seviyeye geçmiş seviyesi denilmesine karar verilmiştir. (141) Geçmiş seviye; geçmiş yaşam ve bizim bugüne taşıdığımız kolektif bilinç deneyimleri ile ilgilidir. (141) Geçmiş seviye başın arka kısmında ve omuzlarda eterik enerji olarak tutulur. (141) Ruhun varoluş yolculuğunda, diğer yaşamların özünün bu hayata getirilmesi geçmiş yaşamlar ve reenkarnasyon kavramı ile açıklanır. Geçmiş yaşamlar kavramı büyük ölçüde Hinduizm’den gelir. (152) Geçmiş hayat deneyimi yaşayan pek çok insan özellikle çocuk vardır. (153) Kayıtlar arşivi veya Akaşik Kayıtlar olarak adlandırılan, bizim ulaşabileceğimiz bir yer vardır. Her insan kayıtlar arşivine katkı sağlar ve ulaşabilir. Her bireyin anılarını ve deneyimlerini izlemek için bilincimizle Kayıtlar Arşivine seyahat edebiliriz. Kişisel olarak Kayıtlar Arşivini deneyimlemiş biriyim. (154) Gerçekten de geçmiş yaşamınız olması mümkündür. O hayatta her şeyi öğrenmemiş olabilirsiniz ve karma nedeniyle bir hayat daha yaşamanız gerekebilir. (154) …ölüp tekrar dirilebilecekleri küçük ölümden geçmek zorundalar. (243)

Değerlendirme: Vienna, bu inancını özellikle Hinduizm gibi Uzakdoğu dinlerinden almıştır. “Nihâyet onlardan birine ölüm gelip çattığında der ki, Rabbim beni geri gönder! Ta ki boşa geçirdiğim dünya hayatımda artık iyi ameller işleyeyim. Hayır! O, söylediği boş bir laftan ibarettir. Onların arkalarında ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.” (Mü’minûn, 23/99-100) Dünyaya yeniden gelmenin asla söz konusu olamayacağını açık ve kesin bir şekilde ifade eden bu ayet-i kerimede dünyaya yeniden dönüş isteğinin boş bir laf olduğu ifade edilirken, tekid sadedinde “O, söylediği boş bir laftan ibarettir” buyrulmuş, böylece Allah’ın böyle bir vaadi olmadığına ve bu yakarışın asla kabul görmeyeceğine dikkat çekilmiştir.

 

ŞİFALANDIRMA

Vienna, Theta Uygulayıcılarını şifalandırmayı yapan (!) kişi olarak düşünür ve bu esnada ruhları kullandıklarını söyler. Şifalandırma (!) esnasında DNA’yı onardıklarını, Mitokondriyi etkin hale getirdiklerini, genleri değiştirdiklerini, parazitleri öldürdüklerini iddia eder. Hatta bunlar en kolay işlerdir ona göre.

Şifalar için Var Olan Herşeyi Yaratan’a çıktığınızda koşulsuz sevginin enerjisine uzanıp onu alır ve bedene yerleştirirsiniz. (92) Yaratan ona hangi duygunun eksik olduğunu söyleyecektir. (93) Şifacı yapmaya niyet ettiği zaman bu olur. (95) Şifayı Her Şeyi Yaratan’ın gerçekleştirmesine izin vermenin nasıl bir haz olduğunu biliyorum. (176) Şifayı Her Şeyi Yaratan’ın gerçekleştirmesine ne zaman izin vereceğimi biliyorum. (176) Yıllar önce enerji şifası kavramı bana DNA aktivasyonu ve gen değişimi işlemlerinde gösterilmişti. Her iki teknikte …Theta’yı kullanır. (362) Ana hücrenin içine girdiğiniz anda Zaman Yasalarını bükersiniz. (372) İkinci kısımda mitokondriyi de etkin hale getirirsiniz ve bu da işlemi hızlandırır. (373) Theta Healing’deki en kolay iş DNA’daki hasarı onarmak ve fiziksel genetik bir kusuru değiştirmektir. Bu değişim bir saniyeden az zaman alır. (378) Theta seansları gen değişimi çalışmasıdır. (385) Theta yaparak parazitleri öldürmeyin. (394)

Değerlendirme:  Theta uygulaması, şifa vermek için Yaratan’a izin veren, DNA ve mitekondriye dahi tesir edebildiğini iddia eden büyük bir kibir abidesidir. Tedavi ettiği bir hastanın sıhhate kavuşması halinde bu hayırlı neticeyi kendi hüneri ve marifeti sayan bir doktor da şifa sahasında gizli şirk yoluna sapmış olur. Her hayır gibi şifa da Allah’ın elindedir, Onun ihsanı ve ikramıdır. İnsanlar tıp sahasında yaptıkları çalışmalar ve elde ettikleri başarılarla Şâfi’ isminin tecellisine vesile olurlar ve bununla bir şeref kazanırlar. Aldıkları olumlu neticeler için Allah’a şükrettiklerinde de ibadet yapmış olurlar. Aksini düşündüklerinde, bütün şifaları ihsan eden Allah’ın Şâfi’ ismine bir nevi şirk koşmuş sayılırlar.

 

KORUYUCU MELEKLER

Vienna, meleklerin cinsiyetlerinin olduğunu, insanlarca görülebileceklerini ve temas kurulabileceğini, onların da görüşlerinin olduğunu söyler.

Bir insanı koruması ve ona rehberlik etmesi için o kişiye tahsis edilen ruhtur. (299) Her insanın bir dişi bir erkek olmak üzere iki koruyucu meleği vardır. (300) Koruyucu melekler; insan ruhları, atalar, hayvan totemleri, ruhlar, periler ve doğa ruhları olarak görülebilir. (300) Theta’nın uygulamış olduğu koruyucu melek tekniği ile insan koruyucu melekleri ile temas kurabilir, onları görebilir. Koruyucu meleklerin ve ruhların kendilerine ait görüşleri vardır ve bu görüşler katıksız gerçek olmayabilir. (302)

Değerlendirme:  Büyük ölçüde uzak doğu felsefesinden ve Hristiyanlık’tan esinlendiği anlaşılan bu şekildeki bir melek kavramının İslam dini açısından kabul edilemez olduğunu belirtmek gerekir. Kur’an-ı Kerim’de bazı özel hallerde peygamberlerin meleklerle diyalogundan bahsedilir. Bunun dışında bir kimsenin meleklerle konuşması, onlardan yardım istemesi ya da mucize vb. işaret göstermesini istemesi mümkün değildir. Ayrıca meleklere cinsiyet atfetmekte şu şekilde uyarılmıştır. "Kendileri Rahmân’ın (itâatkâr ve şerefli) kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışlarına şâhid mi oldular? Onların (bu asılsız) şâhidlikleri yazılacak ve (bu hususta) sorguya çekileceklerdir." (Zuhruf, 19)

 

RUHLARI KULLANMA

Vienna, şifa çalışmalarında ruhları kullandığını, ölümden sonra bazı ruhların ortada dolaşıp insanlara zarar verdiğine, uygulamaları ile onlara hükmedip onları Tanrı’nın ışığına gönderdiğine ifade eder.

Şamanlar ve büyücü doktorlar gibi şifacılar genelde onlara yardım etmesi için ruhları kullanırlar. Ruhlar ve otlarla pek çok harika şey başarabilirler. (243) Bazen bir ruh bu dünyadan göçtüğünde üçüncü ve dördüncü seviyeler sıkışıp kalır ve Yaratan’ın ışığını gitmeye korkar. Bunlar basitçe ışığa inanmayan ruhlar olabilir, İntihar etmiş ve sarsıcı ölümleri deneyimlemiş kişilerin, ışığa gitmekten korkan Kızılderililerin ruhları olabilir. Bunlar basit bir kararsız ruh alıştırmasıyla Tanrı’nın ışığına gönderilebilirler. (245) Kişinin ölümünden sonra, bazı ruhlar tanrıya gitmemekte ve sevdikleri insanlara geri dönmektedirler. Bu durumda insanlara zarar verebilirler. Theta bu ruhları tanrıya gönderir. (308) Kişinin bedenini işgal eden ruh, Yaratan’a bağlanıp onu tanrının ışığına gönderme emri verdiğinizde bu emre uymak zorundadır. (313)

Değerlendirme:  “Ruh, Rabbimin emrinden ibarettir. Bu hususta size pek az bilgi verilmiştir.” (İsra, 17/85) Spiritüalistler ruhlarla temasa geçebilecek bir ulviyet ve safiliğe sahip değildirler. Bu nedenle habis canlılar olan şeytanlarla temasa geçmektedirler. Bu şeytanlar da onları aldatmakta ve kullanmaktadırlar. Bu nedenle yaptıkları işin hükmü batıldır, geçersizdir. “Allah’ın mesajını görmezden gelen kimseye bir şeytan tahsis ederiz; artık bu onun arkadaşıdır. Kendilerini doğru yolda zannederken bu şeytanlar onları yoldan saptırıp dururlar. Sonunda o kişi bize gelince -şeytana hitaben- "Keşke seninle aramız doğu ile batı kadar uzak olsaydı!" der. Ne kötü arkadaş! (Zuhruf 36)

 

EGO

Theta Healing, insana yaratıcı gücü atfetmekle kalmaz, benlik duygusunu büyütür ve kendini sevme fikriyle acziyetini inkar eder.

Kendimi seviyorum. (143) Hiç kimse önce kendini sevmeyi öğrenmeden bir başkasını tam olarak sevemez. (143) Ben her zaman sevilirim. (206) Ben hayatımdaki gücüm. (211) Gerçeklik yasası; “Bak! Her şeyi değiştirebilirsin! Tek yapman gereken yukarı çıkmaktır. Şimdi aşağıda kendine, hayatının enerjisine bak; onun değişmesini emret ve bu gerçekleşsin.” dedi. (348)  

Değerlendirme: Peygamberlerin en belirgin vasfı tevazu olduğu gibi, muhaliflerinin en bariz vasfı benlik davasıdır. Benlik, eğer kulluk şuuruyla törpülenmezse zaman içinde firavunluk taslağı haline gelebilir. Eğitimciler, kişisel gelişimciler, yaşam koçları insanın saklı potansiyelini ortaya çıkarma adına ne yaparlarsa yapsınlar, onun 'Yaratıcısına ve yaratılanlara karşı mükellefiyetleri bulunan bir kul' olduğunu unuttukları sürece projelerinde istedikleri başarıyı elde edemezler.

 

VAROLUŞUN BEŞİNCİ SEVİYESİ

Vienna’ya göre “Uyanmış Üstadlar” olan Theta uygulayıcıları, seçilmiş kişiler olarak gayb alemine giriş yapabilmekte, tanrı ve tanrıçalarla iletişim kurabilmekte yeni dünyalar yaratmaktadırlar.

Burada aydınlanmış üstadlar toplantı yaparak diğer dünyaları yaratmak için bilgeliklerini kullanırlar. Burası aynı zamanda şifa operasyonlarında yardım edecek özel ruh gruplarının ikamet ettiği yerdir. (246) Burada herkesin ruhsal bir anne ve babası vardır. (247) Buranın alt seviyelerinde tanrı ve tanrıçaların, koruyucu meleklerin, rehberlerin ve şeytanların seviyesi vardır. Bağlantı kurulduğunda bu seviyenin ruhları, insanlar ile Yaratan arasında aracı gibi davranırlar. (247) Bu seviyede kurulmuş olan yanılsamaya göre şifacı ve tanrı arasında bir alışveriş olmak zorundadır. (248)

Peki kimdir bu aydınlanmış üstadlar;

Theeta Healing öğrenmeye gelen öğretmenler ve öğrenciler, insan görünümünde yükselmiş üstadlardır. Onlar bizim iyiliğe geçmeye hazır olduğumuzdan emin olmak için tekrar dünyaya gelmişlerdir. (378)

Değerlendirme: Allah’ın saltanatında ortağı yoktur. Uyanmış üstatlar diğer dünyaları yaratacaklarına güçleri yetiyorsa kendileri için ölümsüzlüğü yaratmalıdırlar. “Risâlet ve nübüvvet son bulmuştur. Benden sonra ne bir rasûl ne de bir nebî gelmeyecektir." (Tirmizî, Menâkıb, 8)

 

RUH EŞİNİ ÇAĞIRMA

Vienna, eşcinselliği normal görür, (340) kişinin evleneceği eşini Tanrı’ya emir vererek bulabileceğini iddia eder.

Kişi kendisine uygun ruh eşini “çağırma işlemi” ile buluyor. Kalp merkezleniyor, enerji yedinci seviyeye gönderiliyor, tanrıya uygun ruh eşi için emir veriliyor. (341)

Ayrıca Theta Healing;

Yemin keffareti yerine; “Theta uygulayıcıları yemin bozma enerjisini ritüel ile kaldırabilir.” (234)

Felak ve Nas surelerini okuyarak Allah’ın korumasına sığınmak yerine; “Fermuar tekniği ile aura kapatılır, bir balon oluşturulur. Bu balon kişinin korunma alanıdır.”

Besmele ile bir işe başlamak yerine; “Bu testin ardından…kullanımdan önce ürün kutsanmalıdır.” (238) gibi alternatif sapkın yollar üretir.

Ben bu incelememde Vienna’nın sadece bir kitabı ile ilgili eleştirilerimi dile getirdim. Diğer kitaplarında ve seans uygulamalarında da burada yazılanlardan daha fazla dini anlamda problemli unsur bulunduğunu söyleyebilirim.

Sonuç olarak denilebilir ki; Theta Healing bir şifa sistemi olmanın ötesinde adeta bir din gibi şekillendirilmiştir. İslam’da yedi günahın birincisi olan şirk unsurları içermekte, imanın altı şartının her birisinin yerine yenisi inşa edilmekte ve kişiyi küfre düşürecek iddialarda bulunulmaktadır. Şifa, kavramı ise bu yolun giymiş olduğunu masum bir elbiseden ibarettir. "Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz. O'ndan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büsbütün sapıtmıştır." (Nisa, 4/116). Uygulayıcılara iman ve nihahlarını tazelemelerini tavsiye ederim.

Buraya kadar okuduklarımız hakkında tıp biliminin Vienna için koyacağı teşhis sanrısal bir hastalık olan grandiyözisdir. Grandiyözler; Kendisine güç, bilgi, kimlik ya da önemli bir yabancı ile özel iletişim kurdukları inançlarına sahip insanlardır. 

Şeytan bazı insanları tesirleri altına alarak değişik davranışlara sürükler ve kimisine Mehdi, kimisine Mesih, kimisine de peygamber olduklarını telkin eder. Aslında Vienna bu konuda tek örnek değildir. Brezilyalı John of God, Afrikalı Prophet Emmanuel Makandiwa, Finlandiyalı Jolana aynı tesir gücüyle insanların hastalıklarının iyileşmesi konusunda etkilerini ortaya koymuşlardır. Kapalı spor salonlarında, birkaç bin insanın katıldığı seanslarda insanlara sadece dokunarak, kutsadıkları sular vererek hastaları şifalandırma çalışmaları yapmış ve yapmaktadırlar. Dikkat edilirse onlarda kendilerinin seçilmiş insanlar oldukları iddiasıyla ortaya çıkmışlardır.

HASTALAR NEDEN ŞİFA BULUYOR?

Bu tür insanların, hastalıkları iyileştirmelerindeki etkilerini anlamak için öncelikle şeytan-günah-hastalık, tevbe-iyileşme kavramlarının birbileriyle ilişkisini anlamak gerekir. Biz bugün yaptığımız çalışmalarda kişilerin faiz, zekat kusuru, adak, beddua, hak yeme gibi günahlarının affı niyetiyle sadakalar vermeleri, tevbe namazları kılmaları, oruçlar tutup, helalleşmeleri yerine getirmeleri ile yıllardır muzdarip oldukları ağır bir kısım psikolojik ve kronik hastalıklarının iyileştiğini tecrübe ediyoruz. Aslında tecrübe edilen şey, günahın etkisiyle ateşten yaratılmış negatif bir enerji varlık olan şeytanın insana tesirinin de bir göstergesi olabilir.

Şeytan Kur’an-ı Kerim’in ifadeleriyle; insana vesvese verir, kötülüğe teşvik eder, sıkıştırır, dürtükler, kötü düşünce verir, fısıldar, iyi işleri yapma iradesini etkiler, unutturur, uyuşukluk verir,  kuruntulara düşürür, düşmanlık ve kin duygusu verir, sihri ve büyüyü öğreterek kafir eder, haset ettirir.

Burada asıl problem şeytanın maharet ve tesir alanlarını bilmemekten kaynaklanıyor. Theta, bioenerji, reiki, pranik şifa, quantum dokunuş, melek enerjisi, muska vs ile çözülen, sadece şeytanın serbest bırakmasından ibarettir. Çünkü insan şirk olan bir yola girmiştir. Bu konuyu daha sonra “Çakralar ve Bioenerji” konusunda  genişçe ele alacağım inşaallah. Konuyu şu hadisle tamamlayayım;

Zeynep (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

   −Allah’a yemin ederim ki, bir gün dışarı çıktım, biri bana baktı ve gözümden yaş aktı. Gözümü Yahudi bir kadına okuduğum vakit yaş akması kesildi! Okumayı terk ettiğim vakit ise gözümden yine yaş aktı!
   Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

   −O ancak şeytanın işidir! Yahudi sana rukye yapıp sen şeytana itaat ettiğin vakit seni bırakıyor. Sen ona asi olduğun vakit parmağını gözüne sokuyor! Eğer sen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı gibi yapsaydın daha hayırlı ve şifa bulmaya daha layık olurdun! Gözün ağrıdığı zaman, gözüne suyu serpersin ve şöyle dersin dedi.”

أَذْهِبِ الْبَاسَ، رَبَّ النَّاسِ، اِشْفِ، أَنْتَ الشَّافِي، لاَشِفَاءَ إِلاَّ شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لاَيُغَادِرُ سَقَماً

    Duanın Manası: “Ey İnsanların Rabbi! Hastalığını giderip, şifa ver. Sen şifa verensin. Senin şifandan başka hiçbir şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayacak şekilde şifa ver!” (İbni Mace, 3530)

www.tevbeterapisi.com




Cin Mektubu Safsatası    17.12.2020


CİN MEKTUBU SAFSATASI
Peygamber Efendimiz (sav)'in cinler için yazdığı ve Name-i Peygamberi -Cin Mektubu- denilen bir dua olduğu söyleniyor; bunun aslı var mıdır?
 İnternette dolaşan bu rivayeti, el-Mevduat (Uydurma rivayetler) adlı eserine alan ünlü hadis alimi İbn el-Cevzî, “Bunun uydurma olduğunda hiç şüphe yoktur.” diyerek değerlendirmiştir. (bkz. a.g.e, 3/169)
 
Beyhakî “Delailu’n-nübüvve” adlı eserinde (8/188) Bu rivayetin uydurma olduğunu ve hadis olarak kullanılmasının caiz olmadığını belirtmiştir.
 
Bu rivayetin uydurma olduğunu yazan şu kaynaklara da bakılabilir: Suyutî, el-leâliu’l-masnua, 2/292; Muhammed Tahir b. Ali el-Hindî, Tezkiretu’l-Mevduat, 1/212.
 
- İnternet sitelerinde yaygın bir şekilde kullanıldığı anlaşılan ve uydurma olan bu rivayeti, bilgilendirmek için vermeyi uygun görüyoruz:
 
Name-i Peygamberi - Cin Mektubu
 
Aşağıdaki mektubu Peygamber Efendimiz (s.a.v.), şeytan ve cinlere karşı yazdırmıştır. Böyle bir belaya maruz kalanlar, bu mektubu yazdırıp yastığının altına koymalıdırlar. İnşaallah şifa ve deva Allah-ü Teala´dandır.
 
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيْمِ
 
هَذَا كِتاَبٌ مِنْ مُحَمَّدٍ رَسُولِ اللهِ رَبِّ العَالَمِينَ إلَى مَنْ طَرَقَ الدَّارَ مِنَ الْعُمَّارِ وَالزُّوَّارِ وَالسَّائِحِينَ إلاَّ طَارِقاً يَطْرُقُ بِخَيْرٍ ياَ اللهُ. أَمَّا بَعْدُ فَإنَّ لَناَ وَلَكُمْ فِي الْحَقِّ سِعَةً فَإنْ تَكُ عَاشِقاً مُولِعاً أوْ فَاجِراً مُقْتَحِماً أَوْ رَاعِياً مُبْطِلاً فَهَذاَ كِتاَبُ اللهِ تَعَالىَ يَنْطِقُ عَلَيْنَا وَعَلَيْكُمْ بِالْحَقِّ إنَّا كُنَّا نَسْتَنْسِخُ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلوُنَ وَرُسُلُنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ اُتْرُكُوا صَاحِبَ كِتَابِي هَذاَ وَانْطَلِقوُا إلىَ عَبَدَةِ اْلأصْنَامِ وَاْلأوْثاَنِ وَإلىَ مَنْ تَزْعُمُ أَنَّ مَعَ اللهِ إلَـهاً آخَرَ لاَ إلَـهَ إلاَّ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إلاَّ وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَإلَيْهِ تُرْجَعُونَ، حم لا يُنْصَرُونَ، حمعسق تُغْلَبُونَ حم وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ تُفْرَقُ أعْدَاءُ اللهِ وَبَلَغَتْ حُجَّةُ اللهِ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قَوَّةَ إلاَّ بِاللهِ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
 
Dücane (r.a.) ALLAH Resulü (s.a.v.)´nün huzuruna gelip: "Ya Resulullah! Yatağıma yattığım zaman değirmen sesi, arı vızıltıları gibi sesler işitiyorum. Simşek parıltısı gibi şeyler görüyorum. Başımı kaldırıp baktığımda evimin orta yerinde siyah ve uzun gölge gibi bir şeyin olduğunu görüyorum. Yakalamak için elimi uzattığımda derisinin üzerinde ki kılların kirpi kılları gibi olduğunu ve ağızından yüzüme doğru ateş parçaları attığını görüp beni yakacağını zannediyor, uyuyamıyorum, korkuyorum." dedi.
 
Resülü Ekrem (s.a.v.) buyurdular: "Ey Ebu Dücane, evinize gelen korkunç bir mahluktur. Bana bir kağıt ve kalem getiriniz."  Getirilen kağıt ve kalemi Hazreti Ali (k.v.)´ye verdi ve "Bismillah diyerek (yukarda ki duayı) yaz." buyurdu. Ebu Dücane (r.a.) diyor ki: "Resulü Ekrem (s.a.v.)´in yazdırdığı bu mektubu götürüp yastığımın altına koydum ve yattım. Gece yarısı uyanmıştım. Kulağıma şöyle bir korkunç ses geldi: Lat ve Uzza´ya yemin ederim ki bizi yaktın. Bu mektubun sahibi hakkı için bu mektubu kaldır. Senin evine bir daha gelmeyeceğiz."  Ebu Dücane (r.a.) diyor ki: "Sabahleyin erkenden kalkıp Resulü Ekrem (s.a.v.)´in arkasında sabah namazı kıldım. Cinlerin feryadını Resulü Ekrem (s.a.v.)´e haber verdim."  Resulü Ekrem (s.a.v.) bana şöyle buyurdu: "Ey Ebu Dücane! O mektubu kaldır. Beni hak peygamber olarak gönderen ALLAH´a yemin ederim ki eğer o mektubu kaldırmazsan onlar kıyamete kadar azap içinde kıvranırlar."