TEVBELER    28.03.2021

Bu Sayfada Yer Alan Konu Başlıkları



Şirk Tevbesi

Lanet Bela, Kahır ve Beddua Tevbesi 

Evlilerin Tevbe ve Duası

Eşlerin Birbirine Duası

Tevekkül ve Teslimiyet Göstermeyip İsyan Edenlerin Tevbesi

Tevekkül ve Teslimiyet Duası

İbadetlerde İhmal Gösterenlerin Tevbesi

Anne ve Babanın Evlada Tevbe ve Duası

Kaynana ve Kayınpederin Tevbesi

Evladın anne ve Babaya Tevbe ve Duası

Gıybet ve Kınama Tevbesi

Şehveti̇ni̇ Harama Sevk Edenleri̇n Tevbesi̇

Hami̇leli̇ğe ve Çocuk Sahi̇bi̇ Olmaya İsyan ve Kürtaj Tevbesi̇

Duada Haddi̇ Aşanların ve Hayırlısını İstemeyenleri̇n Tevbesi

Miras Paylaşımında Hırs Gösterenlerin ve Zulmedenlerin Tevbesi

Zulmedenlerin ve Zulme Taraf Olanların Tevbesi

Haksız ve Haram Kazanç Tevbesi̇

Faiz Tevbesi

Borçluların Tevbe ve Duası

Alacaklının Tevbe ve Duası

Korkuda Haddi Aşanların Tevbesi

 


TEVBELER NASIL OKUNMALI?

Burada yer alan tevbeleri 2 rekat tevbe namazı kılarak okumak güzel olabilir. Aralarda belirtilen istiğfar sayıları bizim takdirimizdir. Siz isterseniz daha fazlasını zikredebilirsiniz. Sayı değil kalpten gelen tazarru ve samimiyet önemlidir. Tevbeleri okurken darlık geliyorsa özellikle orada daha fazla istiğfara devam etmek uygun olur. 

Gerek kendimizin gerekse soyumuzun bildiğimiz günahları için şunları yapmakta fayda var:


1. Tevbe edip istiğfar çekilmeli. Belki istiğfar sayısı günah sayısını geçecek kadar çok söylenmeli. 
2. Bu günahların affı niyetiyle oruç tutulabilir.

3. Her neviden çokça sadaka verilebilir. Oruç ve sadakalar bu günahların affı niyet ederek yapılabilir. 

4. Biz tevbe ve istiğfar ile yükümlüyüz. Acaba tevbem kabul edildi mi diye düşünmek veya şüpheye girmek doğru değildir. Tevbeyi kabul Allah'ın takdiridir. Biz kendi vazifemizi yapmalı, Allah'ın sahasına karışmamalıyız. 
5. Tevbeyi kul kendisi yapar. Başkası adına tevbe yapılamaz ama istiğfar yapılabilir. Yazdığım metinlerde metni iki defa yazmamak için "Tevbe ettim." kavramına başkaları da dahil olmuş gibi bir anlam çıkmaktadır. Burada kastım kendi günahlarım için tevbe ediyorum ama istiğfar ederek hepimiz için mağfiret diliyorum şeklindedir.

www.tevbeterapisi.com




ŞİRK TEVBESİ    19.12.2020

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âl-i seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammed.

Allahım! Selam sana, bütün kusurlardan salimsin ve herkes için selâmet kaynağısın. Ey celâl ve ikram sahibi! Bereket Senin şiarın, ululuk da şanındır. Allahım sen, bütün noksan sıfatlardan münezzehsin. Bütün hamd ü senalar sanadır. Senden başka ilah yoktur. Gerçek güç ve kuvvet, ululuk ve azamet tahtının yegâne sultanı Sensin. Sen öyle bir ilahsın ki, Senden başka ilah yoktur. Hayy ve Kayyûm olan Sensin. Seni ne bir uyuklama, ne de uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa Senindir. İznin olmadan huzurunda şefaat etmek kimin haddine? Yarattığın mahlûklarının önünde, ardında ne var, hepsini bilirsin. Mahlûklar ise Senin dilediğinden başka, ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. Senin kürsün gökleri ve yeri kaplamıştır. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek Sana ağır gelmez; Sen öyle ulu, öyle büyüksün. Allah’ım! Bilerek Sana bir şeyi ortak koşmaktan rahmetine sığınıyor, bilemediğim hususlarda da mağfiretini diliyorum. Azamet tahtının yegâne Sultanı ve en güzel şekilde tesbihe layık olan ancak Sensin.

 

Allah’ım! Senin Uluhiyetine,  Rububiyyetine, Samediyyetine, Hıfzıyyetine, Rezzakıyyetine, Ferdiyyetine, tüm esma, sıfat ve fiillerine bilerek ya da bilmeyerek gizli açık, maddî manevî ortaklar tahsis etmek sureti ile yaptığım bütün iftiralardan, zulümlerden, isyanlarımdan, haddi aşan tüm söz ve davranışlarımdan; Senden başkasını şekli ve mertebesi ne olursa olsun, doğruya ister isabet etsin ister isabet etmesin, ister hak ister batıl üzere olsun, zatı için veya Seninle beraber severek, dostluk veya düşmanlık göstererek, Senden başka rab ve ilah edinerek, elde edilen netice ve sonuçları senden bilmeyip hakkında iştirak düşüncesine girerek, eşyanın yaratılmasında birer sebep olarak vazife gören mahlukata olduğundan fazla önem vererek, onları tesir gücüne sahip zannederek, kainat üstündeki mutlak tasarruf ve idareni inkar edip, mülkünü Senden başka sebeplere vermekten;  mutlak yaratma ve güç yetirme prensibini sınırlandırıp ve kayıt altına alarak, tesir ve yaratma konusunda sebepler sadece bir araç bir vesile iken onlara hisse verip, yarattıklarını değersiz ve manasız olarak itham etmekten; eşyanın, esbâbın, tabiatın hakikî müessir olduğuna, şifa verdiğine, koruduğuna, yarattığına inanarak ve onlara minnet ederek ilâhlık vasfı yüklemekten; kainattaki Senin tasarrufatını fark etmeyip tesadüfi zannederek, birçok olay ve hadiseye tesadüf diyerek ve tesadüfe vererek, Senin rast getirmene karşı tevafuk dememekten; “Madem unutacaktın beni neden yarattın, Allah o işi nereden görecek? Bu adamı Allah bile unutmuş, Allah gelse bana bunu yaptıramaz, Allah’ın oğlu gelse olmaz, Allah baba istemez, Allah oturdu, Allah yerinden kalktı, Sen şunu veya bunu yarattın ben şunları yarattım.” diyerek Seni nâkıs kullarının sahip olduğu vasıflar ve acziyet ile nitelemekten,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Samed, Yâ Hâfız, Yâ Rezzâk, Yâ Musavvir, Yâ Müzeyyin, Yâ Sâni, Hakim,

Estağfirullah Yâ Ferd, Yâ Hâlik, Yâ Kayyum, Yâ Müsebbib, Yâ Kâdir, Yâ Bâri, Yâ Vehhâb,

Estağfirullah Yâ Ğaffâr (33 defa)

 

Allah’ım! Hayatım ve kaderime dair sadece Senin elinde olan meselelerde küll-i iradenin hüküm ve hakimiyetini görmezden gelerek, başımıza gelen olay ve hadiselerin cüz-i iradem ve seçimlerim dahilinde şekilleneceğinden gaflet edip unutarak, kaderimi ve hayatımı değiştireceğine inanarak, Sana sığınmayıp güvenmeyerek, tövbe ve dua etmeyerek, yüceliğinden ve koruyuculuğundan şüphe etmekten; insanların, cinlerin, şeytanların Senin bizler için yazdığını değiştirebileceğini, başımıza gelen musibet ve hastalıkları kaldırabileceğini zannederek, düşünerek, inanarak, kullarından medet umarak, tasarruflarına itikad ve itimat ederek, elimde olana kanaat etmeyerek, şükretmeyerek umduklarıma nail olmak için; hayatıma rehber olarak göndermiş olduğun yüce kelamın olan Kur’anı, mahlukatın üzerinde tecelli eden esmalarını, peygamberlerinin dualarını ve duaları; binbir türlü vehim, evham, vesvese ve endişeden kurtulmak gayesi ile;  kısmetimin açılması, evliliğin devamı, muhabbet sağlamak, fakirlikten kurtulmak, berekete vesile olması, rızık elde etmek, yağmur yağması, çocuk sahibi olmak, hastalık ve musibetlerden şifa bulmak, başarı elde etmek, cin ve şeytanlardan korunmak, bize yapıldığını düşündüğümüz büyüleri bozmak ve tesirinden kurtulmak için muska olarak yazmaktan, yazdırmaktan, taşımaktan, mekanlara asmaktan, sulara okuyarak içmekten, banyo yapmaktan, evlere mekanlara serpmekten ve bu suretle Kur'an-ı Kerime karşı su-i edepte bulunarak saygısızlık yapmaktan,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Hakem, Yâ Vedud,  Yâ Şafi, Vekil, Yâ Hafiz, Yâ Mün’im,

Estağfirullah Yâ Muhsin, Yâ Latif, Yâ Mukit, Yâ Kerim,

Estağfirullah Yâ Ğaffâr (33 defa)

 

Allahım imanın bir nuru olarak bana verdiğin muhabbet duygusunu fani mahbuplara yönelttim ve yerinde kullanmayarak haddi aştım; Senden başkaları için, ancak Senin rızan için sevmeyerek, Seninle beraber sevmekten; hayatımı kullarının, aşklarımın, eşimin, evlatlarımın, anne babamın, dünya malının, makamların, ideolojimin yoluna kurban etme, onların yolunda ölümü dileme hatalarımın; fani sevgilileri senden çok sevip; “Secde ettim taparcasına, bir sana taptım bir de Tanrıya, kuluna kul oldum severek taptım,  sen bana Allah’tan daha sevimlisin veya sana tapıyorum, ilah gibi kadın, işte tapılacak kadın, Allah seni özenmiş de yaratmış, ben sensiz yaşayamam, sana canım feda, olmazsa olmazımsın, tek aşkımsın, her şeyimsin, sen bana hayat veriyorsun, beni sen yaşatıyorsun.” gibi haddi aşan sözler söyleyerek El-Vedüd ve el Hayy isimlerine karşı işlediğim tüm şirk söz ve davranışlarımdan,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Vedud, Yâ Hayy

Estağfirullah Yâ Ğaffâr (33 defa)

 

Allah’ım! Seni hakkıyla takdir edememekten; ibadette, hükümde, teşride, velayette ve sevgide Senin isim ve sıfatlarını kullarına yakıştırarak, Sana olmadık sıfatlar yakıştırıp acziyet atfetmekten;  Teşri koymak, helal veya haram, iyilik veya kötülük ölçülerini tayin Senin 'Uluhiyetinin' gerekliliği iken; bu saydıklarımı kendimde veya Senin kullarında olduğunu iddia ederek, Senin helal dediklerine haram, haram dediklerine ise helal demekten ve diyenlere uymaktan; Senin itaat etmeyi yasakladığın hususlarda kullara itaat ederek, Senin emir ve yasaklarına bigane kalarak, sevdiklerini sevmeyip buğz ettiklerini severek, sana düşman olanları kendime dost edinip sana dost olanlara düşman olarak, Senin razı olduklarından razı olmamaktan,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Hakem, Yâ Melik, Yâ Mütekebbir, Yâ Kahhâr,

Estağfirullah Yâ Adl, Yâ Halim, Yâ Hasib, Yâ Vasi’, Yâ Şehid,

Estağfirullah Yâ Ğaffâr (33 defa)

 

Mensubu bulunduğum grubun, cemaatin, topluluğun mesaisine terettüp eden güzellikleri netice veren semeratı bir şahsa isnad ve ona mal ederek, Senin aciz kullarına ancak sana mahsus kuvvet ve kudreti atfederek, Senin vermediğin makamları ona vererek, “O, kainatı yönetiyor.” “Evliyalar şu işimi (gayb aleminde) hallettiler.” diyerek Senin saltanatına şerik göstermekten;  Ancak senden yardım istemem gerekirken, senden başkasına dua ederek, Senin aciz kullarına verdiğin makamlar ile onlardan ve kabirlerinden himmet ve medet umarak, velayet ve selahati temsil eden kullarına aşırı bağlanmaktan;  son nefesimizde bizi onların kurtaracağına, mahşerde elimizden tutacağına ve mahşerde kurtuluşumuza vesile olacaklarına inanmaktan, bu aciz kullarını cennetle müjdelenmiş görüp ellerinden alınacak dua ve tevbelerin kabul olacağına inanarak onları peygamberlere denk görmekten,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Kâdir, Yâ Aziz, Y Fettâh,Yâ Muizz, Yâ Müzill, Yâ Azim, Yâ Şekûr,

Estağfirullah Yâ Aliyy, Yâ Kebir, Yâ Celil, Yâ Mucib, Yâ Mecid,

Estağfirullah Yâ Ğaffâr (33 defa)

 

Senin kullarını kendime Rab olarak kabul etmekten, onlara körü kö­rüne inanarak Senin emir ve nehiylerin yerine, onların emrettik­lerini yapmaktan, yasak kıldıklarını da yapmamaktan; “Falan hoca gaybı biliyor.” demekten ve onu tasdik etmekten, “Bende büyü var mı, nazar var mı, yıldızım düşük mü?” diyerek gaybı ancak sen bilecekken gayb bilgisini kullarına sormaktan, gaybı bilmek için fal bakıp iddiada bulunmaktan, “Evliyalara gayb malumdur.” demekten ve öyle inanmaktan; burçların insanların kaderini etkilediğine inanıp, hayatımın seyrini onların belirlediğini düşünmekten ve inanmaktan, yarattığını Senden daha çok sevmekten,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Alim, Yâ Habir,

Estağfirullah Yâ Ğaffâr (33 defa)

  

Allah’ım! Senin bana emanet olarak verdiğin, maddi ve manevi emanetleri, latife ve hisleri nefsime ve hevama uyarak, şeytana tabi olarak, cüz’i irademle kötüyü tercih etme ve kötüye sevk etmek suretiyle; işlediğim tüm kötü söz ve davranışlarımdan, isyanlarımdan, asiliklerimden, kötü dualarımdan; Senin gadabını, gazabını, celâlini celbeden bütün günah ve hatalarımdan; kendi heves ve süflî arzularıma perestiş edip körü körüne uymaktan, hevâmı kendime ilâh edinmekten, nefsimin arzuladığını yaparken sana itaat için yaptığımı söylemekten; Senin bana bahşettiğin varlığı, kuvveti, ilmi Senin kullarını ezmekte kullanarak Cebbar ve Mütekebbir olmaya özenmekten, Hakiki iltifat olan Senin iltifatını kaybettirecek, nefs-i emmareme makam vermeme sebep olan tüm cümle söz ve davranışlarımdan; Azamet ve kudret sana ait iken sahip olduğum ilim, para, mal, mülk, güzellik, makam ve yeteneklerim sebebiyle kibir ve gurura kapılarak kullarını küçümseme ve kınamalarımdan,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Cebbâr, Yâ Mütekebbir, Yâ Müheymin, Yâ Rakib,

Estağfirullah Yâ Ğaffâr (33 defa)

 

Allah’ım! Sana karşı tam bir tevekkül ve teslimiyet göstermeyerek ve güvenmeyerek, sadece Senin yaratabileceğin ve verebileceğin hususlarda yaratılanlara, ölü ve cansızlara tevekkül etmek ve güvenmekten; Senden başkası adına yemin etmekten, "Allah ve sen dilersen, bu senden ve Allah'tandır, sadece Allah ve sen benim için varsın, ben Allah'a ve sana tevekkül ettim.” demekten; kullarına benim rızkımı o veriyormuşçasına zillet göstererek dünyaya ait işlerimizi sevk ve idare eden yöneticilerimiz için; “O olmasa aç kalmıştık, varlığımız tehdit içinde olurdu, kurtuluşumuz onun sayesinde, olmasa biz olmazdık.” demekten; sadece Senin elinde olan şeyler hakkında başkasından korkarak haddi aşarak, neslimi kesebileceği, hastalık fakirlik veya sakatlık verebileceği endişesiyle, ölüden veya cansız bir varlıktan zarar geleceğini sanarak, bir mahlukattan korktuğumdan dolayı ona ibadet etmekten, Senin hıfz ve himayene sığınmayarak insan veya cinlerden korkarak, bize zarar vermesinler diye onların şerrinden korunmak amacıyla kurban kesmekten,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Müsebbib, Yâ Vekil, Yâ Hâfız, Yâ Mü’min, Yâ Kâbıd,

Estağfirullah Yâ Bâsıt, Yâ Semi, Yâ Basir, Yâ Şekûr,

Estağfirullah Yâ Ğaffâr (33 defa)

 

Allah’ım! Amellerimde Senin rızan esas olması gerekirken, huzurunda olduğumu unutarak, hakiki iltifatın yerine fani kullarının iltifatlarını umarak, ameller işleyerek, hayırlar yaparak,  dünyalık gaye ile namaz kılma, kurban kesme, zikir çekme, ibadet etme hallerimden; amellerimi ancak Senin rızan için yapmam esas iken ihlastan uzak şekilde, kullarının rızasını, sevgi ve takdirini kazanmak,  dünyalık menfaatler elde etmek için gösteriş ve riya yaparak başkaları görsünler, işitsinler, bilsinler, beğensinler diye beklenti içine girmekten ve bu gaye ile yapmaktan; gurur ve kibir ile kendimi beğenerek, her şeyi bildiğimi ve her şeye gücümün yetebileceğini zannederek, kendi nefsime fazlaca güvenerek, bütün lâtifelerimi Senin emrine vermemekten

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Hâfıd, Yâ Râfi,

Estağfirullah Yâ Ğaffâr. (33 defa)

 

Allah’ım! Beni helâkete götürecek küfrü işmam eden; halen, kavlen, kalben ve filen yaptığım tüm günahlarımdan; Ailemden, zürriyetimden, ehl-i imandan ve Ümmet-i Muhammed’den de (sallallahu aleyhi vesellem) aynı günahları, şirk amelleri, isyanları, hataları, kusurları, işleyenler adına, ben sana tevbe ettim. Allah'ım (cc) Sen şahit ol ki ben tüm bu saydıklarımdan ve dahi sayamadıklarımdan kendi adıma (eşim - çocuklarım adına) anne babalarımız adına, soy ve zürriyetlerimiz adına, Hz. Adem (as)’den kıyamete kadar geçmiş gelmiş gelecek tüm inanan kulların adına, Ümmet-i Muhammed (asm) adına, isimlerinin tecelli ettiği her zerre ve Kur'an'ın harfleri sayısınca,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Ğaffâr (700 defa)

 

NOT: Kur'an-ı Kerim’in okunduğu üflendiği sular ile banyo yaparak bu suların avret mahallerinize teması, okunmuş suların cinlerin ve şeytanların mekanı olan banyo lavabo giderlerinden akarak kanalizasyona karışması ve bu suretle Kur'an-ı Kerime yapılan hürmetsizlik sebebi ile kalben ve lisanen tövbe edilerek 7 adet Kur'an-ı Kerîm'i günahınıza kefaret olarak hediye edilmesini tavsiye ederim.

www.tevbeterapisi.com





Eûzübillâhimineşşeytânirracîm

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âl-i seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammed.

Allah’ım! Kendime, atalarıma, zürriyetime, anne babama, (eşime, eşimin anne babasına ve akrabalarına) kardeşlerime, hala, teyze, dayı, amca ve eşlerine ve çocuklarına, tüm akrabalarıma, mirasçılarıma ve miras paylaştıklarıma, alacaklı ve borçlu olduklarıma, bana ve soyuma haksızlık yapanlara ve zulmedenlere, üzerlerinde alacağımız olanlara, hakkımızı yiyenlere, gasp edenlere, çalanlara, iftira edenlere, ticaret yaptıklarıma, iş ortaklarıma, iş arkadaşlarıma, işverenlerime, üzerimizde her türlü hak sahibi olanlara, komşularıma, büyü yaptığına inandıklarıma ve her türlü azaları ile zulüm ve tecavüz edenlere, mazlum ve günahsızlara, hayvanlara ve eşyalara; kendime, doğduğum güne, vücuduma, azalarıma, duygularıma, kararlarıma, düşüncelerime, aklıma, hayatıma, hayatımın devamına, yaşamaya, kadere, kaderime, senin takdirine, adaletine, rahmetine, koruyup gözetmene, affına, arındırmana, şifa vermene, hükmüne, sınavımıza, insanlığımıza, sağlığımıza, hastalık ve sıkıntılara, yemeye ve içmeye, kalp ve ruhumuza, sahip olduğumuz tüm rızık ve nimetlere, müslümanlara, geçmiş, gelmiş ve gelecek tüm inananların, tüm kızdığım ve öfkelendiğim insanların, nefislerine uyarak her türlü günaha düşenlerin soylarına,  zürriyetlerine, eş ve çocuklarına, başka soylarında benim ve eşimin soyumuza ve zürriyetimize; din ve imanlarından, hayatlarından, ömürlerinden,  mallarından, paralarından, mülklerinden, vasıtalarından, kazançlarından,  evlerinden, işlerinden, evlâtlarından, eşlerinden, evliliklerinden, hayır ve bereket görmemelerini dileyerek, ölümlerini ve helak olmalarını isteyerek, cehenneme ve azaba düçar olmalarını umarak, kalben ve dil ile yaptığımız, okuduğumuz, okuduğum, okudukları ve okuyacakları tüm lanet, bela, beddua, kahır, intizar, kötü söz ve isyan sözlerimden, haklarımı haram ederek, haklarım eş ve çocuklarına ve zürriyetlerine "zehir ve zıkkım olsun” diyerek, “çoluk çocuğundan çıksın” diyerek haklarımı haram etmelerimden, bu saydıklarımın cümlesine tüm haklarımızı helal ederek, onlar ve kendim adına yarattığın zerreler ve katreler adedince,

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Mâlike’l-Mülk.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Hayy, Yâ Kayyum.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Ğaffar, Yâ Settar. Birahmetike Yâ Erhame’r-rahimin.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Ğaffar. (33 defa)

Allah’ım! Haddimi aşarak, kulların hakkında helak olmalarını, cehenneme ve azaba düçar olmalarını umarak, kötü dilemelerde bulunarak söylemiş olduğum; Allah belanı versin, Allah cezanı versin, benim canım yandı senin de yansın, kaza geçiresin, arabaların altında kalasın, sürüm sürüm sürünesin, yerlerde sürünesin, suda boğulasın, ölesin, boyun posun devrilsin, kefensiz kalasın, toprak seni kabul etmesin, ne bu dünyada ne de ahirette iki yakan bir araya gelmesin, cehennemin dibine gidesin, ölünde gelmesin dirin de gelmesin, yataklara düşesin, bakanın olmasın, leş kargalarına yem olasın, Allah sana hayır yüzü göstermesin, mezarında rahat uyuyamayasın, sana yazıklar olsun, Allah seni yok etsin, mezarında ters dönesin, ateşlerde kalasın, evini alev alsın, ocağın sönsün diyerek bela ve musibet istemelerimden; Allah gün yüzü göstermesin, İşin gücün rast gitmesin, iki yakan bir araya gelmesin, gittiğin gibi gelesin, sürünerek gelesin, sürünesin, anandan emdiğin süt burnundan gelsin, paran da batsın pulun da batsın, sen de fakir kalasın, bütün alem sana ve evlatlarına gülsün, cehenneme direk olasın, boyun devrilsin, yaşarken ölü gibi yaşayasın, diyerek işlerinin güçlerinin ters gitmesini istemelerimden;

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Mâlike’l-Mülk.

Estağfirullah Yâ Ğaffar. (33 defa)

Allah’ım! Senin peygamberin evladınıza, malınıza mülkünüze ve kendinize beddua etmeyin demesine rağmen ben evlatlarıma ve başkalarının evlatlarına, eşime, evliliğime, kendime beddualarda bulunarak evliliğimi ve soyumu, hayatımı lanetledim. Allah evlatlarından çıkarsın, çocuklarından çekesin, çocuğunun mürüvvetini görmeyesin, senin gibi çocuk olmaz olsun, seni doğurmaz olsaydım, böyle hamileliğe böyle doğuma lanet olsun, senden adam olmaz, okumaz olasın, olmaz olasın, soyun şeytanın soyu olsun, doğuramaz olasın, düşük yapasın, kız gibi evladın olsun, kendinden evlatlarından çıksın, ben çektim sen de çekesin, türemeyesiceler; Lanet olsun evlendiğim güne, soyun sopun zürriyetin kurusun, ermeni tohumu olasın demekten, babasız eşsiz kalasın, kocasız kalasın, çocuklarının yüzü gülmesin, çocukların evlenemesin, anne babana hasret kalasın, yarsız kalasın diyerek  evlâtlarından, eşlerinden, evliliklerinden hayır görmemeleri sözlerimden; Ekmek, hava, su, nimetler, nefes, hayat, gençliğim, yaşamak, bana haram olsun veya haram oldu, lanet olsun böyle hayata yaşamaya, var olmaya, doğduğum güne, keşke dünyaya gelmeseydin demekten,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Mâlike’l-Mülk.

Estağfirullah Yâ Ğaffar. (33 defa)

Ey bizleri nimetleri ile rızıklandıran Rezzak olan Allah’ım! Ben, hayatın devamı için bize vermiş olduğun rızıkları kötü sözlerim ile kendime ve kullarına lanetli hale getirdim. Şeker bana sana haram olsun, yemek içmek bana sana haram olsun, sütüm sana haram olsun, ben yiyemedim sen de yemeyesin, yediğin içtiğinden hayır görmeyesin, eriyesin, nimet çarpsın, nimetsiz kalasın, yediğin içtiğin burnundan gelsin, tarlan çürüsün diyerek mallarından, paralarından, mülklerinden, vasıtalarından, kazançlarından, evlerinden, işlerinden, hayır ve bereket görmemelerini dileyerek söylediğim tüm sözlerimden;

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Rezzâk

Estağfirullah Yâ Ğaffar. (33 defa)

Allah’ım! Bize vermiş olduğun en büyük nimet olan beden ve hayat dahi senin mülkünden bize nasip olan bir hazine iken; kullarının bize yaptıkları karşısında bedenlerine söylemiş olduğum; kanser olasın, şişe kalasın, sidiğin kesilsin, sidiğini tutamayasın, sidiğini yapamayasın, vücudun kurusun, vücudun yansın, vücudun kurtlansın, ölümlerden ölüm gelsin, delik deşik olasın, etlerin lime lime dökülsün; Nefesin kesilsin, benim ciğerim yandı senin de yansın, bir nefes almak bana ve sana haram oldu veya olsun, ciğerin şişsin, ciğerin çıksın, ciğerin patlasın, ciğerin sökülsün, ciğerin ağzından gelsin, nefesin kesilsin, nefesin tıkansın, nefessiz kalasın boğulasın; yüreğin çıksın, kalbinden vurulasın, kanın çekilsin, kanın kurusun, kanın kesilsin, kanın kısılsın, damarın kurusun, damarın tıkansın; midenden çıksın, miden batsın, karnın bağırsağın patlasın, bağırsağın dolansın, bağırsağın tıkansın, tuvaletini yapamaz olasın, şişe kalasın, miden kurusun da yemek yemeyesin, dalağın şişsin, dalağın patlasın; kemiğin kurusun, iliğin kurusun, eli kırılsın, felç olasın, belin kopsun, belin çıksın, iliğin çekilsin, iliğin kurusun, kemiklerin parça parça olsun; Elin ayağın batsın, elin ayağın kırılsın, elin ayağın ters dönsün, elin kolun bağlansın, elin ayağın şişsin, ayakların kopsun, ayakların yere basamaz olsun; başına taş düşsün, aklın gitsin, deli divane olasın, beynin dökülsün, beynin yansın, saçına aklar sakalına aklar düşsün, tutmaz olsun, kel kalasın, boynun kopsun, kafan kopsun; gözün kör olsun, gözüne kara gele, iki gözün aksın, göz pınarların kurusun, kör olasın; Yüzün gülmesin, yüzün batsın, yüzüne kara gele; ağzından çıksın, boğazında kalsın, ağzın yüzün yamulsun konuşamayasın, ağzın dilin tutulsun, dilin kopsun, dilin şişsin, çenen çekilsin, çenen batsın, çenen sussun, çenen kırılsın, ağzın burnun boğazın tıkansın, boğazından gelsin, ağzında yaralar çıksın, tükürüğünde boğulasın, sağır olasın dilsiz olasın; derin kurusun, derin dökülsün, derin çürüsün; uyku uyuyamayasın, uyku bana sana haram olsun, uykun kaçsın, uyurgezer olasın diyerek söylediğim tüm kötü temenni ve sözlerimden;

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Rezzâk

Estağfirullah Yâ Ğaffar. (33 defa)

Güneşe, aya, yıldızlara, havaya, suya, toprağa, yağmura, kainata, geceye gündüze lanet beddua intizar ve küfür okumaktan isyan etmekten, banyoya, yıkanmaya ve yıkananlara lanet olsun demekten, eve, eşyaya, işe, paraya, eşe, çocuklara, anne ve babaya, kaynana ve kaynataya, akraba ve arkadaşlara lanet ve beddua okumaktan, kahırlanmaktan, bunlar gibi benim ve soyumun (eşimin ve soyunun) okuduğum, okuduğumuz  ve başka soylarında soyumuza ve zürriyetimize okudukları ve okuyacakları tüm lanet, bela, beddua, kahır, intizar, kötü söz ve isyan sözlerinden,

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Rahmân.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Rahim.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Ferd.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Hakem.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Adl.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Tevvab.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Vasi’.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Hayy.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Kayyum.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Kuddûs.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Settar. Birahmetike Yâ Erhamerrahimiin.

Tevbe ettim. Estağfirullah Yâ Ğaffar. (800 adet)

www.tevbeterapisi.com





Eûzübillâhimineşşeytânirracîm

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âl-i seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammed.

 

Sen; her şeye hayat veren ve idare eden, belli bir zamana kadar yaşamlarını sürdüren, yaşatan, hareket ettiren, süreklilik veren, işlerini düzenleyen, ezeli ebedi ve diri olan, gerçek hayat sahibi olansın.

Gaflet ve dalaletim sebebiyle nefis ve şeytana uyarak, elimle, dilimle, kalbimden geçen duygu ve düşüncelerimle işlediğim tüm söz, fiil, davranış ve düşüncelerimden; Sana karşı mesul olduğum ibadetime mani olan tüm hata ve günahlarımdan, soyumun ve kendimin işlemiş olduğu günahlar sebebiyle başıma gelen bela ve musibetlere, beni ve bizi ikaz için ve günahlarıma keffaret olarak vermiş olduğun rahmetinin neticesi olan tüm meşakkat ve zahmetlere; hikmetini merak ederek, itiraz ederek, memnun olmayarak, çektiklerimi sana arz etmeyip dua ve tazarru ile inayetini beklemeyip ‘hâşâ’ Seni kullarına şikayet ederek, iftira ederek, kaderi tenkit ederek, kızarak işlemiş olduğum tüm isyan, şirk, zulüm, iftira günahlarımdan

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim. 

Estağfirullah Yâ Mütekebbir, Yâ Bâtın, Yâ Alîm.

Estağfirullah Ya Ğaffar(33 defa)

               

Allahım bana el-Hayy isminin neticesi olarak vermiş olduğun hayat nimetine karşı; kızgınlık ve öfkeyle, üzüntü ve kederle söylemiş olduğum, “lanet olsun bu hayata… kahrolsun böyle hayat mı olur… bıktım bu hayattan… ölsem de kurtulsam… keşke bu hayata hiç gelmeseydim…” diyerek verdiğin hayatı ve nimetleri lanetleyerek günahlarıma keffaret kıldığın bela, musibet ve hastalıklara tahammül etmeyip ölmeyi istemekten; beden ve can emanetine karşı kasıtta bulunarak ölümü temenni ederek intihar girişimlerinde bulunmaktan; başkalarının hayatlarına zarar verecek teşebbüslerde bulunarak yaşama hakkı verdiğin canlıları incitmekten ve hayatlarına son verecek davranışlarda bulunmaktan; verdiğin hayat nimetlerini sıradan ve basit olarak görerek el Hayy ismine karşı yapmış olduğum tüm şirk, isyan, lanet, bela, küfür, kötü söz ve temennilerimden,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Ya Hayy, Yâ Kayyum.

Estağfirullah ya Hayy (100 tekrar- rahatlayıncaya kadar devam edin)

               

Ey her icraatını bir hikmetle yapan Hakîm olan Allah’ım!

Şüphesiz ki sen kullarına zulmetmezsin. Bizim başımıza gelen bela ve musibetler ancak bizim kendi ellerimizle yapıp ettiklerimiz yüzündendir. Kaldı ki; Sen birçoklarını da affedersin.(Şura, 30)  Ey Rabbim; biz ancak Senin zikrinden, Senin yolundan yüz çevirmekle bu bela ve musibetlere, hastalıklara giriftar olduk. Hastalık ve musibetlerin zahiri yüzüne bakarak yorumlar yaptık, Senin bize yaptığın ihtarlarını anlamadık, anlamak istemedik. Musibet ve hastalıkların merhamet yüzüne bakmadan, her dakikasının ibadet hükmünde olduğunu, günah ve hatalarımıza bir nevi keffaret olduğunu idrak etmeyerek; Senin merhamet ve şefkatini sorgulayarak “Neden ben?” diyerek isyan edip senin hikmetlerini sorgulayarak cezana, azabına ve gazabına uğrayacak sözler sarf ederek; derdimize derman ararken dua ve tevekkülle senin kapına yönelmemiz gerekirken, gaflette bulunup kibir göstererek, hak etmediğimizi düşünüp âsi ve isyankâr olarak; hata ve günahlarımızda, hastalık ve musibet anlarında sana yönelmeyip, kullarından medet ummak suretiyle hataya düşerek; hastalık ve musibetlerin zahiri yüzlerine bakıp gerçek hikmetini anlayamayıp, musibetlerle terbiye ediciliğini, bizi arındırmanı ve katında dereceler vermene bir vesile olduğunu anlamaksızın Senin eş’Şafi ismine yapmış olduğum tüm isyan ve şirk sözlerimden

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim. 

Estağfirullah Yâ Vâsî’, Yâ Şâfî, Yâ Hakîm

Estağfirullah Ya Ğaffar(33 defa)

Çekmiş olduğum bu zahmetlerime katından bir deva ve şifa indirmeni dilerim ey Şâfi olan Allahım!

                

Allah’ım! Şeytanın sesine kulak verip, onu dinleyip, ona uyup vesvese ve maraza yakalanmama sebep olan tüm günahlarımdan, akıl nimetini kullanmayarak geçmişin eleminden keder duyup, geleceğin endişesini çekmekten ve hali hazır zamanın bela ve musibetlerine sabır göstermeyip sızlanıp durmaktan, Senin bana benim tahammülümden daha ağır bir yük verdiğini düşünüp ümidini kesmekten ve ölümü temenni etmekten, bana kaldırabileceğimden ağır yük vermeyeceğini unutup hayatı tahammül edilemez görmekten, Seni kusurlu ve hatalı görerek, bana zulmettiğini ve haksızlık yaptığını düşünerek ve söyleyerek hayatı ve Seni âdil olmamakla itham ederek “nerede adaletin?” diyerek, el-Adl ismine yapmış olduğum isyan ve şirk sözlerimden, dünyayı ahiretin tarlası görmeyip avare geçirerek huzuruna sermayesiz müsrif ve müflis gelmemi netice verecek ameller işlemekten

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim. 

Estağfirullah Yâ Adl, Yâ Hakem, Yâ Azîm.

Estağfirullah Ya Ğaffar(33 defa)

 

Ey! Kendisine dua edenlerin istediklerini veren el-Mucib…

Dualarımın kabulüne mani olan günah ve kusurlarımı unutarak başımıza gelen bela ve musibetlerde hakiki sebeplerden gaflet ederek, zahiri sebeplere bakarak söylemiş olduğum, “Allah’ım! Neden dualarıma cevap vermiyorsun?” diyerek El Mucib; “Neden beni görmüyorsun?” diyerek el-Basîr (her şeyi gören); “Neden beni duymuyorsun?” diyerek el-Semî’ (her şeyi işiten); başıma gelen musibetlerin arkasındaki hikmeti anlamayarak el-Hakîm isimlerine ve sıfatlarına yaptığım şirk ve isyan sözlerimden ve lânetlenmeme sebep olan bütün günahlarımdan;

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Mucib, Yâ Semi, Yâ Basîr, Yâ Hakîm

Estağfirullah Yâ Ğaffar(33 defa)

 

Allah’ım! Sen Kuddûs isminin bir neticesi olarak kâinatı, tabiatı ve dünya hayatını biz mahlukatının aciz ve hastalarından temizleyip, ölümü bizler için bir nimet olarak vermişken, ben bu hikmeti anlamaksızın her birimizin tadacağı ölüm neticesine isyanlarda bulundum. Üzüntü ve kederle, cehalet ve gaflet ile “Allah’ım beni neden yarattın? Allah’ım neden benim canımı almadın? Allah’ım onun yerine benim canımı alsaydın! İnsanlar neden ölüyor? Böyle ölüm mü olur?” diyerek, ölümü sevdiklerime yakıştırmayarak, Senin takdirine ve kazâna rıza göstermeyerek, seni suçlamaktan ve fiillerini sorgulamaktan; Senin icraatlerine teslim olmak yerine, isyanlarım, gizli ve açık şirk sözlerim ile kaderde bize yazdığına, emirlerine, merhamet ve mağfiretine, kâinattaki her şeyin Senin emir ve iznin altında teşekkül ettiğine dair gaflete düşerek düşündüğüm, söylediğim, yaptığım her hareketimden, düşünce ve sözlerimden,

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Kuddûs, Yâ Hayy, Yâ Kayyum, Ya Mümit,

Estağfirullah Yâ Ğaffar(33 defa)

 

Allah’ım! Nefis ve şeytana uyarak kendime zulmettim. Senin, mülkün gerçek sahibi olduğunu ve mülkünde dilediğin gibi tasarruf edebileceğini unutarak; kendimi, halimi, işlerimi senin takdir ve rızana bırakmayarak, kadere teslim olmak yerine kaderi tenkit ederek kendi acı ve üzüntülerimi şiddetlendirdim.  Gazabına ve hakkımda hayırlı olanın şerre dönmesine sebep oldum. İstediklerimde ve isteklerimde acele ederek, şüpheye düşerek ve seni suçlayarak kudretinden ve yüceliğinden gaflette bulundum. Yaşanmış hadiselere rızasızlık göstererek sürekli dile getirerek “şöyle olmasaydı böyle olacaktı, ben bunları hak etmiyorum, benim insanlardan neyim eksik ki şu kullar kadar olamadım?” diyerek kendimi yarattığın kullardan rızık, nimet ve huzurlardan eksik görerek, senin takdirini kabullenmemekten, halimden ve hayatımdan şikayet edip durmaktan, ümitsizliğe düşmekten, hayata içerlemekten, elimizde olana kanaat etmeyip daha fazlasını istemekten, gücümün fevkinde olana talip olup Senin benim dualarımı duymadığını düşünmekten, ahiretime zarar verecek hususları sürekli dile getirmekten, bahaneler üretip durmaktan,  benim için hayırlı olanı vermediğini söylemekten; kendi işlediğim günahları göz ardı edip başıma gelen, sıkıntı, hastalık ve musibetleri başkalarının yüzünden diyerek nefsime örtü yapmaktan

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Vekil, Yâ Mütekebbir.

Estağfirullah Yâ Ğaffar(33 defa)

 

Allahım! Sana azıksız gelip ahirette hüsrana uğramama sebebiyet verecek, dünyada şer bela ve musibetlerin başıma gelmesini netice veren hesabını veremeyeceğim tüm hata ve günahlarımdan, alışkanlık ve bağımlılıklarımdan, söz, fiil ve davranışlarımdan, bela ve musibetler karşısında sabırsızlık göstermelerimden, “Neden benim başıma geliyor?” demelerimden, aczim ile birlikte, bitmek tükenmek bilmeyen isteklerimde senden hayrını temenni etmeden dilediğim tüm dualardan, sabırsızlık gösterdiğim tüm söz, fiil ve davranışlarımdan

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Ğaffar(33 defa)

 

Rabbim! Vücudumun her zerresine teslimiyet ver, sana olan teslimiyet ve bağlılığımı artır. Senin huzurundan alıkoyacak tüm söz, fiil ve davranışlarımdan beni aff eyle. Rabbim! Aklıma, gözüme, kalbime, dilime, gönlüme, elime, kulağıma, mideme, ayaklarıma, ahir ömrüme ve senin hakkımda takdir eylediklerine; aklımı, kalbimi, gönlümü teslim olanlardan eyle. Rabbim, vücudumun her bir zerresine teslimiyet ver. Teslimiyet ver ki senin esmalarının kemalatlarına ersinler. Rabbim! Her zerreme teslimiyet ver, tam bir teslimiyet ile seni ebedî zikretsin ve senin takdiratına rıza göstersin. Teslimiyetsizlik ile işlediğim tüm günah ve hatalarımdan, teslimiyetsiz geçen her günün sabahından, akşamından, teslimiyetsiz geçen her anımdaki nefes alışımdan;

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Ğaffar(33 defa)

 

Hz. Âdem’den (aleyhisselam) kıyamete kadar geçmiş, gelmiş, gelecek tüm Ümmet-i Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) adına, aynı hata ve günahları işleyenler adına, musibet ve belâlarda söylediğimiz tüm isyan ve şirk sözlerimiz sayısınca; Ben sana; kendi adıma, eşim adına, soylarımız ve zürriyetlerimizden senin huzuruna teslim olmayarak acıklı azabına rağbet edenler adına, Hz. Âdem’den (aleyhisselam) kıyamete kadar geçmiş, gelmiş, gelecek olan aynı hata ve günahlar ile teslimiyetsiz ve tevekkülsüz gelecek ve son nefesinde imansız kabre girecek olanların adına;

Tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Settâr, Yâ Tevvâb.

Estağfirullah Yâ Rahmân, Yâ Rahîm.

Estağfirullah Yâ Ğaffar(700 defa)

Birahmetike Yâ Erhame’r-râhimîn.

 

(Yapacaksanız niyet edin)

Niyet ettim Allah’ım senin rızan için yukarda okuduğum tüm hata, kusur ve günahların affı niyeti ile

10 ağaç dikmeye

 

TEVEKKÜL VE TESLİMİYET DUASI

 

Allahım! Yaşamam hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat. Vefatım hayırlı olduğunda da verdiğin can emanetini al.

Allahım! Belâ cenderesine, bela ağına düçâr kalmaktan, şekavetin gelip çatmasından, hakkımızda takdir buyuracağın acı kazadan ve davranışlarımızda falso ve fiyaskolar içine girerek, hasımlarımızı sevindirmekten yine Sana sığınıyoruz.

Ey kalpleri dilediği gibi evirip çeviren Allahım! Kalbimi sana kulluğa çevir, kalbimi dinin üzere sabit kıl. Allahım! Bir söz söylemiş, bir yemin etmiş, bir nezirde bulunmuş yahut bir amel işlemiş olmayayım ki, Sen hepsini önceden dilemiş olmayasın. Neyi ki diledin, o olmuştur. Olmamasını dilediğin şey de olmamıştır. Gerçek güç ve kuvvet ancak Sana aittir ve Sendendir. Şüphesiz Senin gücün her şeye yeter.

Allahım! Her türlü gam ve hüzünden sana sığınıyorum; acizlik ve tembellikten de sana sığınıyorum; korkaklık ve cimrilikten de yine sana sığınıyorum; borç altında ezilmekten ve düşmanların kahrına uğramaktan da yine sana sığınıyorum.

 

Ezeli ve ebedi bir hayatla var olan, daima diri olan, bizi her dem tazeleyen, dirilten Allah’ım! Sana bütün iyi niyetimle ve samimiyetimle bağlılığımı ve sevgimi ifade ediyorum. Amel defterlerimiz hala açıkken bize iyi bir kulun olmayı nasip eyle. Ameller kesilmeden, hayat tükenmeden, ömür bitmeden iyi kullar olmayı nasip eyle. Ölüm her an gelecek olan bir mukadderat iken, hala bitip tükenmek bilmeyen arzu ve istekler arkasında ömür sermayesini heder ediyor, tüketiyorum. Kabrimde bana ışık ve sermaye olmayacak mal ve mülk peşinde hüsrana uğramaktan san sığınıyorum. Beni kolla, gözet, sevdiklerine kat. Kabrime girdiğim gün hem âsi, hem câhil, hem alîl, hem zelîl, hem de aciz olduğumu görmek korkusu sardı ruhumu. Ömür sermayesini yok uğruna heba etmiş, bitmez sanmışım. Ben ki; yanılmışım, aldanmışım, tükenmişim, bitmişim. Hayatımı nefsimin dizginlerine bırakmışım. El Amân! Ya Rahmân! Ya Hannân! Ya Mennân! Beni bütün utançlarımdan, ayıplarımdan,  aymazlıklarımdan, bilmezliklerimden, gaflet ve dalaletimden uzaklaştır. Beni affet, arıt, beni durult Allahım.

 

Allahım! İmanı bize sevdir ve onunla kalplerimizi tezyin et. Küfür, fısk ve isyanı da bize çirkin göster ve bizi hep dosdoğru yolda yürüyenlerden eyle. Allahım! Senden, Seninle itminan bulmuş, sana kavuşacağına inanan, kazana razı ve verdiğine kanaat eden bir nefis diliyorum. Allahım! Her işte akıbetimizi güzel eyle ve bizi dünyada rezil rüsvayı olmaktan, âhirette de azaba uğramaktan muhafaza buyur.

 

Ey! Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran, kendisine güvenip dayananları sonuçların en güzeliyle mükâfatlandıran el-Vekil olan Allah’ım…

Sen bütün yapıp ettiklerimi gören, işiten, bilen ve kefil olansın. Dilek ve arzulara cevap veren Sen’sin. Her zorda kaldığımızda el uzatanımız, bin türlü bela ve musibet zamanında en hayırlı çıkış yollarına ulaştıransın. Rabbim! Sen benim vekilim ol, beni düze ve selamete çıkar, şu yaralı kalbimi onar. Beni koru, gözet ve denetle. Eksiklerimi, hata ve kusurlarımı, çıkmazlarımı ve bütün acılarımı benden al. Ben sana güvenip kapına gelmişim. Beni kapından boş çevirme. İman teslimiyetse, Sana teslimim. Teslimiyet tevekkülse, Sensin vekilim Allah’ım. Sana sığındım, sana inandım.

 

Allahım Hakkımızda hayrı da şerri de takdir eden ancak Sen olduğunu unutarak, kendi elim ve dilim ile yaptıklarımla cüz’i irade ve ilmime güvenerek, hayırlı olan işlerin şerre dönmesine sebep olan benim. Her şeyin anahtarı senin yanında, her şeyin dizgini senin elindedir. Her şey senin emrinle ve izninle halledilir. Her ne ki senin emrin dışına çıkarsa o ancak zillete düşer ve uysallığa bürünür. Bizlerin vazifesi ancak sana kulluk etmek ve sana secde etmektir. Allah’ım, bizleri mağfiret et, kalplerimizi senin takdirâtına tam teslimiyetli eyle.

 

Ey Mâlik’el- Mülk olan Allah’ım!

Mülk senindir, dilediğin gibi tasarruf eder, dilediğini yaparsın. Dilediğine verir, dilediğinden alırsın. Sahip olduğum; Can ve beden, sıhhat, eş ve evlat, anne ve baba, dost ve arkadaş, iş ve rızık, itibar ve güzellik, istidat ve kabiliyet, mal ve mülk, makam ve saltanat ancak Senin bana bir emanetindir. Hücre hücre tek sahibim sensin. Hayatı veren de alanda ancak Sen’sin. Senin mülkünden başka gidecek mekân, çalacak bir kapı ve istenecek bir makam yoktur.

 “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz.”

“Rabbimiz, bizleri Sana teslim olmuş (müslümanlar) kıl ve soyumuzdan Sana teslim olmuş (müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin.”

Ey Merhametliler Merhametlisi, celâl ve ikram sahibi Rabbim!

Senden dünyada ve âhirette af ve afiyet diliyorum. “Allah bize yeter; O ne güzel vekildir!” “O, ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!” Salih ameller işleyebilmek ve günahlardan uzak durabilmek gibi güç ve kuvvet gerektiren her hâlimiz ve her işimizde lazım olan güç ve kuvvet ancak Allah’ın lütfu iledir.

Allahım! Kalp katılığından, gafletten, fakirlikten, zillet ve meskenetten Sana sığınırım.

Allahım! Fakirlikten, küfür ve nankörlükten, fısktan, ihtilaf çıkarmaktan, süm’a ve riyadan, kulluğumu başkalarının duyup görmesine bağlamaktan da sana sığınırım. Sağırlık, dilsizlik, delilik ve cüzzam gibi ağır hastalıklardan da yine sadece sana iltica ediyorum Allahım.

Allahım! Gücümün zayıflığını, çaresizliğimi ve insanlarca önemsenmeyişimi sana arz ediyorum.

Allahım! Beni azîz kıl, eksiklerimi gider, bana rızık ihsan et, beni salih amellere ve güzel ahlâka ilet. İlet ki, bunların salih olanına ancak Sen iletir, kötülerinden de ancak Sen uzak tutarsın.

 

Allah’ım! Bana ve tüm Ümmet-i Muhammed’e (aleyhi’s-salatu vesselâm) yaratmış olduğun eşyanın hakikatini görebilmeyi, anlayabilmeyi, tam bir tevekkül ve tefekkür edebilmeyi, başımıza ne gelirse gelsin hiçbir zaman senin rahmetinden ümit kesmemeyi, verdiğin nimetlere her daim şükür, sabır ve hamd içinde olmayı, bizleri helâke götüren yollardan her zaman sana sığınarak korunmayı ve kurtulmayı nasip et.

Allahümme salli âlâ seyyidina Muhammedin ve âlâ âl-i seyyidina Muhammed.

 

Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr(100 defa)

“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. O ne güzel vekil, ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.”

 

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm (100 defa)

“Güç ve kuvvet, sadece Yüce ve Büyük olan Allah’ın yardımıyla elde edilir.”

www.tevbeterapisi.com