YÜZ FELCİ VE ALLAH'A İSYAN (MAT-7)

Bir mühendis arkadaşım yüz felci geçirmiş. Ona sorarsak hafta sonu köyde üşütmüş, soğuk rüzgara maruz kalmış. Eskiler buna çarpılmış derlerdi. Tabi biz şimdi esbabperest olunca herşeye bir kulp takıyoruz. Biz eşyaya ve hadiselere mana-yı harfi gözlüğü ile bakarız. Bu 3D gözlükler gibidir, resmin veya filmin içindeki gizli hakikatı gösterir.

"Müslümana fenâlık, hastalık, keder, hüzün, ezâ, iç sıkıntısı ârız olmaz, hattâ vücûduna bir diken batırılmaz; ancak Allahu Teâlâ bu musûbetlerden birisi sebebiyle o müslümanın suçlarını ve günahlarını örter, bastırır." (Buhari, Kitab'ül Mezra, 1907)

Ben en son kendisini ziyaret ettiğimde "O, bizi unuttu" demiş ve başıyla semaya işaret etmişti. Zaten daha öncede namazları bıraktığını duymuştum.

Yüz uyuşması, dille işlenen günahlar sebebiyledir. "Her musibet, affedilecek bir günah için gelir." (Ebu Nuaym) Şükretsin yüzü yamulmuş. İki insan vardır; yaşayarak öğrenenler, nasihatle öğrenenler. Umarım ihtarı almıştır. İlk ihtar yüz felci ise son ihtar alzmehier olmaz inşaallah. Ceza amelin cinsinden gelir. Her türlü eksik sıfattan münezzeh olan Allah'ı unutmakla itham ediyor.

Bir arkadaşta kendisi gibi mağdur arkadaşı için "Artık ilahi adalete inancım kalmadı" dediğini aktardı ve devam etti "Şimdi evinde hiç huzuru yok."
Her bela bir tevbe davetiyesidir.

"Şeytan insanoğlunun kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah'ı zikredince siner, çekilir, gaflet etse vesvese verir." (Buhârî, Tefsir, Kul eûzu birabbi'nnâs 1.)

Maalesef şartların ağırlığı bizleri farklı imtihanlara sürüklüyor. Cenab-ı Hakk'a ait Adl (adaletle hükmeden), Hakîm (her işi hikmetli), Mucîb (dualara icabet eden), Müheymin (her şeyi görüp gözeten) esmalarında şüpheye düşüyor, isyana giriyoruz. Allah'ın Mucîb ismi var ama Kâbil ismi yok. Her duaya cevap var ama her duaya kabul yok. İsterse ve hikmeti iktiza ederse kabul edecek. Hemen ve bizim istediğimiz gibi, en az zahmetle olsun istiyoruz.

"Schindler'in Listesi" filminde toplumdan tecrid edilen ve nazilerin inşaatta çalıştırdığı yahudilerden birisi yemek dağıtım sırasında bir söz kullanır; "Ben artık Tanrıya inanmıyorum."

Bugün bırakın Almanya'yı dünyanın birçok ülkesinde gerek siyasetçiler gerek medya Yahudiler aleyhine yazı kaleme alırken veya bir söz söylerken en az iki defa düşünüyor. "Hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olabilir. Yine sevdiğiniz bir şey de hakkınızda şer olabilir. Allâh bilir, siz bilemezsiniz." (Bakara, 216)

“Allah tarafından kendisine takdir edilene râzı olması Âdemoğlunun mutluluğundan¸ Allah'tan hayır dilemeyi terk etmesi Âdemoğlunun bedbahtlığından ve Allah tarafından kendisine takdir edilene karşı kırgın olması şekâvet sebeplerinden biridir.” (Tirmizî¸ 2077)

İsyana düşünlerde imanın mekanı olan kalpte (eskiler iman tahtası, canevi derlerdi) huzursuzluk başlar. Göğsünüz sıkışır, içiniz daralır ve imanın verdiği itminanı, huzuru kaybedersiniz. Sırtınızda kambur varmış gibi hissedersiniz. "Dikkat edin, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur." (Ra'd, 28)

Şimdi bakın bakalım isyan şeytanı size de girmiş mi? Ellerinizi açın ve 10-15 defa kalbinize indirerek "Allahım isyan sözlerinden gelen şeytandan sana sığınırım." diye dua edin. "Şeytan, insanların kanının dolaştığı yerde dolaşır." (Buhârî, İ’tikâf 11) Eğer şunların biri veya birkaçı veya benzerleri oluyorsa; cümleyi unutuyor, kekeliyor, vücudunuz elektrikleniyor, elleriniz uyuşuyor veya başınız ağrıyorsa Buyrun;
"Allah'ım üzüntü ve kederle, kızgınlık ve öfke ile söylediğim isyan sözlerimden sana sığınırım. Estağfirullah Ya Ğaffar" 
MAT (Manevi Arınma Terapisi) www.tevbeterapisi.com