Yakın zamanda bir bipolar hastasına danışmanlık yaptım.

Danışan şu an 43 yaşında. 2018 yılında ciddi ruhsal problemler yaşamaya başlamış. Süreç zamanla ağırlaşmış ve henüz 38 yaşındayken %40 engelli raporuyla emekli edilmiş. Yaklaşık 5 yıldır “artık düzelmez” gözüyle bakılan bir hayatın içinde yaşamaya devam etmiş.İşin dikkat çekici tarafı ise şu:

Bu kişiye yaklaşık 1 yıl önce birkaç farklı kişi benimle iletişime geçmesini tavsiye etmiş. Fakat kendisi bir türlü arayamamış. Sürekli içinde bir erteleme, isteksizlik, güvensizlik ve “boşver” hissi oluşmuş.

Sonunda iletişime geçti ve yaptığımız çalışma neticesinde çok kısa sürede normal hayatına dönmeye başladı. Şimdi dışarı çıkabiliyor, insanlarla iletişim kurabiliyor ve yıllardır kaybettiği yaşam enerjisini yeniden hissedebildiğini söylüyor.

Burada dikkat çekmek istediğim nokta şu:

Şeytan insanı her zaman doğrudan kötülüğe sürükleyerek etkilemez. Bazen sadece erteletir. Bazen ümitsizlik verir. Bazen “boşuna uğraşma” düşüncesi oluşturur. Bazen de doğru kapıya gitmesini engeller.

Kur’an’da şeytanın insanı nasıl yavaş yavaş durdurduğu şöyle anlatılır: “Şeytan sizi korkutur ve size kötülüğü emreder…” (Bakara 2/268)

İnsan bazen gerçekten de sebepsiz bir korku, ağırlık, ümitsizlik ve erteleme hissi yaşar. Doğru olanı bildiği halde adım atamaz. İçinden sürekli vazgeçmek gelir.

En büyük problemlerden biri de budur: İnsan bazen zincirlenmiş gibi hisseder ama zinciri göremez.

Bu yüzden bazı insanlar yıllarca yardım alabileceği halde adım atamaz. Sürekli erteler. İnsan çoğu zaman bu düşünceleri kendi düşüncesi zanneder. Neticede şeytan insanın tevbe istiğfar etmesini ve sadakalar vermesini istemez.

Hasılı her düşünce bizden değil. Kararlarımıza şeytanın da tesir edebileceğini göz önünde bulurmakta fayda var.

 

Herhangi bir şey arayın...