Yaklaşık 10 yıldır ciddi ruhsal sıkıntılar yaşayan bir kişi benimle iletişime geçti. Kendi anlatımına göre uzun yıllar boyunca yoğun iç sıkıntısı, yorgunluk, isteksizlik, unutkanlık, ailesinden uzaklaşma ve hayattan zevk alamama gibi güçlükler yaşamıştı. Bu süreçlerin kendisini ruhsal açıdan derinden sarstığı ve günlük hayatını sürdürmekte çok zorlandığı dönemleri de olmuştu.

Bu süreçte profesyonel psikiyatrik ve tıbbi destekler de almıştı.

Kendisiyle manevi destek kapsamında görüşmeler gerçekleştirdik. İlk haftalarda kendisi açısından belirgin bir değişiklik olmadığını ifade ediyordu. Görüşmelerimizde özellikle kendi davranışları, insanlarla ilişkileri ve manevi hayatında üzerinde durmak istediği konuları ele aldık.

Bir görüşmemizde, sıkıntılı olduğu zamanlarda başka insanlar hakkında doğru olmadığını kendisinin de kabul ettiği bazı temennilerde bulunduğunu anlattı. Bunun üzerine bu davranışı özelinde tevbe ve istiğfar üzerinde durduk.

İlerleyen görüşmelerimizde kendisini daha ferah hissetmeye başladığını ifade etti. Zaman içerisinde iç sıkıntısının azaldığını, daha rahat uyuyabildiğini, çalışma isteğinin arttığını, ailesiyle ilişkilerinde yumuşama yaşadığını ve hayata karşı daha istekli hissettiğini anlattı.

Bunlar onun kendi ifadeleriydi. Burada dikkat çekmek istediğim husus bir hastalığın sebebini açıklamak veya tedavisini tarif etmek değildir.

Her insanın yaşadığı sıkıntının tıbbi, psikolojik ve kişisel boyutları farklı olabilir. Manevi açıdan ise insanın kendi davranışlarını gözden geçirmesi, hata ve günahları için tevbe etmesi ve Allah'tan yardım istemesi önemlidir.

Peygamber Efendimiz (sav), “Sizden biriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz.” buyurur. (Buhârî, Îmân, 7)

Şifa veren Allah'tır:

“Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.” (Şuarâ 26/80)

Biz manevi anlamda üzerimize düşeni yapmaya çalışır, neticeyi Allah'a bırakırız.

Yorumlar (0)

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz bırakabilirsiniz.

Herhangi bir şey arayın...