Bazı havasçılar, “Sana musallat olan cin ismini biliyor. Sana ikinci bir isim vereceğim. Bu ismi sadece sen ve ben bileceğiz. Böylece cin seni bulamayacak.” diyerek insanlara gizli isimler veriyor.

Mesela kişinin adı Elif ise, ona gizlice başka bir isim veriliyor. Güya cin Elif’i arıyor ama karşısına yeni isim çıkınca şaşırıyor ve zarar veremiyor.

Benzeri bir anlayış Yahudi mistik geleneğinde ve Kabala çevrelerinde de görülür. Ağır hasta olan kişilere bazen “Chaim / Hayim” (hayat) veya kadınlarda “Chaya” ismi eklenerek kaderlerinin değişeceği ve ölüm hükmünün uzaklaşacağı düşünülürdü. Kabala'da isim ekleme hastalık ve ölümden kurtulmak için kullanılırken, bazı havasçılar isim değiştirmeyi cinlerden korunma yöntemi olarak sunmaktadır.

Peygamberimizin sünnetinde böyle bir uygulama yoktur. Allah Resûlü (sav) bize gizli isimler değil; Felak ve Nâs sûrelerini, Ayetü’l-Kürsî’yi, dua etmeyi ve Allah’a sığınmayı öğretti. (Tirmizî, Tıb, 16)

Bazı havasçılar ise, Allah'ın bildirmediği bir korunma yöntemini insanlara umut olarak sunmaktadır. Oysa Allah Teâlâ şeytanın yöntemini şöyle haber verir:

“Şeytan onlara vaatte bulunur ve onları boş ümitlere sevk eder. Şeytanın vaadi aldatmadan başka bir şey değildir.” (Nisâ 4/120)

Kur'an ve sahih sünnette, cinlerin insanları isimleriyle takip ettiği veya isim değiştirilince onları bulamayacağına dair hiçbir bilgi yoktur. Buna karşılık Kur'an, Allah'ın zikrinden uzaklaşan kimseye şeytanın musallat olacağını bildirir:

“Kim Rahmân’ın zikrinden yüz çevirirse, biz ona bir şeytan musallat ederiz; artık o, onun ayrılmaz yoldaşı olur.” (Zuhruf 43/36)

Şeytandan korunmanın yolu isim değiştirmek değil; günahlardan, şirkten, bidatten ve hurafelerden uzak durup Allah'a sığınmaktır. İnsanı ritüeller değil, Allah korur.

 

Herhangi bir şey arayın...