Ruhsal şifa geleneğinde önemli bir yere sahip olan ve Orta Asya’da Kam, Amerikalı yerlilerde ve Afrika kabilelerinde büyücü olarak karşımıza çıkan şifacı şamanlarda, ruhlarla ilişki önemli bir unsurdur. Orta Asya Şaman kültüründe Kamlar, ata ruhlar ile ilişki kuran kişilerdir. Eski çağlardan beri devam eden ruhlarla ilişki kurma inancı, bugünkü şifacılar arasında da hâlen devam etmektedir.

İleri seviye enerjicilerin görüştükleri, uygulamaları için tavsiye ve direktif aldıkları bir rehberleri vardır genelde. Birkaç günlük eğitimlere katılanların, bu konulardan neredeyse hiç haberi olmaz. Rehberlerle görüşebilenin yolu bizde zikir, diğer kültürlerde ise meditasyon olarak takdim edilir.

Bioenerji uygulamalarını takip ettiğim dönemde, 6. aydan sonra manevi rehber kavramını canlı olarak deneyimledim. Artık belli bir seviyeye geldikten sonra ileri derece uygulamacılar (Stibal’in ifadesiyle uyanmış üstatlar), size bir kısım sırlarını açmaya başlıyorlar. Bunlardan birisi de manevi rehber meselesidir. Normal gözleriniz ile göremediğiniz bu rehberlerle mutat olarak görüşülür, yeni şifa teknikleri, bitkisel ilaç tavsiye ve terkipleri, aylık zikirler alınır ve hastalara dair sorular sorulur. Manevi rehberlerle yapılan oturumlarda (celselerde) tutulan notlar, bazı derneklerde aylık sohbet programlarında, yeni gelmiş vahiy neşvesi ile uyanmış üstatlardan, sohbet olarak dinlenildiğini bir önceki bölümde anlatmıştım. Bizim coğrafyamızdaki şifa uygulayıcılarının ruhlarıyla görüştüklerini iddia ettikleri bazı manevi rehberler arasında; Mevlana, İbn-i Sina, Lokman Hekim, Merkez Efendi, Abdülakdir-i Geylani, İmam-ı Azam gibi mutasavvıf, hekim ve âlimler sayılabilir. Bu rehberlerin isimleri, coğrafyaya ve uygulayıcının dinine göre değişir.

Avustralyadan görüştüğüm bir uygulayıcı da bana kendisine iki mübarek verildiğini söylemişti. Bu iki mübarek, hastalar hakkında onun kalbine ilhamlar vermekte ve kendisi de danışanlarına bu ilhamlar ışığında manevi tavsiyelerde bulunmaktaydı. Bu uygulayıcı danışanlarına zikir, esma okuma ve bunlara benzer daha başka manevi tavsiyeler yaptığını söyledi.

Hatta bu rehberler, uygulayıcıların zihin yönetimini tamamen ele alarak, kitapların yazılması konusunda uygulayıcılara yardımcı olmaktadırlar. Bazı uygulayıcılar da bunu kendi kitaplarında dile getirmektedirler.

Burada, uygulayıcıların zikirlerle kemale ermek suretiyle elde ettiklerini ve görüştüklerini iddia ettikleri manevi rehberlere diğer kültürlerdeki uygulayıcıların da muhatap olduğunu örneklendireceğim. Ama onlar bizdekiler gibi zikir ve esma yoluyla değil, meditasyon ve mantralar yoluyla bu rehberlerle görüşebildiklerini ifade etmektedirler.

Steine, “Reiki” kitabında, her şifacının kendisi gibi rehberlere sahip olduğundan, kendisinin birden fazla rehberinin bulunduğundan, bazen bunlarla grup olarak görüştüğünden, hatta rehberlerinden birisinin, önceki hayatlarında da kendisiyle irtibat kurduğundan ve kutsal rehberinin ise Tanrıça İsis olduğundan bahsederek şunları anlatır:

“Herkesin, kendisine yardım ve şifa için görevlendirilmiş ruhsal rehberleri vardır. Bilinçli olsun veya olmasın, ruhsal rehberleriyle irtibata geçen şifacı neyi, ne zaman, nasıl söyleyeceğini bilir. Benim hayat rehberim da eskiden bir Ojibva (Kuzey Amerikanın Kızılderili kabilelerinden biri) şamanıydı ve şimdi de kitaplarımı yazmama yardım ediyor. Kılavuzlarımdan diğeri de Avilalı Theresa'dır (mistik ve yazar bir İspanyol rahibesi). Söylediğine göre geçmiş hayatlarımdan biri de oymuş. O bedenimle ilgileniyor ve bana şifa yöntemlerini öğretiyor. Diğer bazı rehberler ise belirli bir amaçla gelirler ve amaç yerine getirildiğinde giderler. Kimileri uzun süreliğine irtibatta kalırken kimileri bir haftalığına, hatta bir günlüğüne bile gelebiliyor. Bazı rehberler gruplar hâlinde gelir. Birkaç yıldır Bharamus adında bir grupla çalışıyorum; anlattıklarına göre amaçları bana mutlu olmayı öğretmekmiş. ‘Na’ adını verdiğim ruhsal rehberim de Tanrıça İsis’tir.

İlk dereceyi aldığı andan itibaren her şifacıya bir Reiki ruhsal rehberi tayin edilir… Şimdiye kadar Reiki 1 öğrencilerimden yalnızca birkaçı, ruhsal rehberlerinin farkına vardı. Hâlbuki birkaç aylık tecrübesi olan bir Reiki 2 öğrencisi, her şifada bilinçli olarak onlarla çalışır.

Birkaç yıl sonra benzer şekilde Reiki rehberlerimle görüşmek istedim. Onlar bir gruptu ve bu kitabın yazılmasına önayak oldular.

Diyalog yolunu açmak üzere ve kılavuzlarınızla tanışmak için meditasyon yapın. Şifa konusunda onlarla nasıl çalışabileceğinizi öğrenin (varsa başka konuları da sorun).

Sembollerin hatlarını çizerken hatalar yaptığımı biliyordum. Her yaptığımda da ‘Devam et, biz düzeltiyoruz.’ diyen o sesi duyuyordum.

Ruhsal rehberlerimle konuşmak üzere, sarkacımla gizlice tuvalete gittim. Buna benzer atölye gezilerinde bazen tuvalet dışında saklanacak yeriniz olmuyor. Bana onu geri çevirmem söylendi.”[1]

Steine’nin kendisine kitabın yazılmasına yardımcı olduğunu söylediği rehberleri ile görüşebilmek, toplantı esnasında tuvalete gitmesi, bize, kiminle görüştüğü konusunda fikir vermektedir. Bilindiği üzere tuvalet gibi necis mekânlar ancak habis ruhların yani cinni şeytanların yerleşke yerleridir. O sebeple Hz. Peygamber tuvalete girerken “Allah’ım, pislikten ve pis olmaktan (erkek ve dişi bütün şeytanlardan, zararlı her şeyden) sana sığınırım.” [2] şeklinde duada bulunurdu.

Brennan’ın da aynen Steine gibi görüştüğü, konuştuğu hatta kendisine yazıları konusunda yardımcı olan Heyoan isminde bir ruhsal rehberinin varlığından bahseder.

“Yaşamım ilerledikçe, beni yönlendiren görünmez el gittikçe daha algılanabilir hâle geldi. Önceleri onu zorlukla hissedebiliyordum. Sonra ruhsal varlıkları bir vizyon gibi görmeye başladım. Sonra da benimle konuştuklarını duydum, bana dokunduklarını hissettim. Artık bir rehberim olduğunu kabul ediyorum. Onu görebiliyor, duyabiliyor ve hissedebiliyorum. Erkek ya da kadın değil. Onun dünyasında erkek ya da kadın yok, bir bütünlük var. Adı Heyoan, anlamı ‘yüzyıllar boyunca gerçeği fısıldayan kanat’. Onu hissedişim yavaş ve doğal oldu. İlişkimizin doğası gün geçtikçe ilerledi ve anlayışın derinliklerine doğru giderken bana rehberlik etti.

Ruhsal öğretmenlerimiz bazen rüyalar, önseziler yoluyla bazen de dinlemesini bilirsek daha doğrudan yollarla, önce yazarak, sonra sesle ve kavramlarla aslında her an bize ulaşıyorlar. Bu yolun bazı noktalarında, benim gibi sizler de onları görebileceksiniz.”

Brennan, ruhsal rehberi Heyoan’ın rehberliğinde yaptığı bir yolculuktan bahsediyor. Bu yolculuğunda Firavun’un piramidi önünde veya Yunan çok tanrı anlatımlı mitolojisinde karşılaştığımız Sfenks ve içeri girdiğinde tahtta oturan Heyoan şeklindedir. Brennan’ın rehberi Heyoan, tamamıyla batıl tanımlamalarla kurulu bir ortamda nitelendiriliyor. 

“Bir başka ışık âlemine geçmek için seni yönlendireceğiz, algılayışının geliştirilmesine izin ver.

Böylece o noktadan, görünüşe göre daha yüksek âlemlere doğru yönlendirildiğimi hissettim. Heyoan beni yönlendiriyordu… Algılayabildiğimiz en yüksek kısma vardığımızda, Heyoan dedi ki:

İşte şimdi, her insan varlığının girmeyi özlediği 'Kutsallar Kutsal’ının’ kapısının önündeyiz.

Derken kendimi, Büyük Sfenks'in pençesi arasındaki bir kapıdan geçerken buldum. Önümde Heyoan bir tahtta oturuyordu.

...

Bu, adım adım ilerleyen bir süreçtir. Aydınlanma amaçtır, şifa da bir yan ürün.

Sorduğum sorular, konunun genel tanımına ya da bedenin bir kısmının özel rahatsızlığına dair olabilir. 'Bu kanser mi?’ gibi sorular bile soruyorum. Genellikle açık cevaplar verir.

Rehberinizle temasa geçmek için sessiz bir şekilde oturun ve Tanrı ile birlikte olduğunuzu düşünün…

Derken ruhsal rehberleri hem görmeye hem de duymaya başlarım.

Rehberler, sizi yönlendirecek ve uygun enerjinin iletilmesinde size yol göstereceklerdir. Ruhsal rehberler bunu yapmamıza yardım edeceklerdir.”

Brennan, aynen Steine gibi birden fazla rehberle çalıştığını anlatırken, diğer bir rehberi olarak Emanuel’den bahseder. Emanuel hastalarına rehberlik yapmaktadır. Rehber Emanuel bu çalışma esnasında diğer rehber Heyoan ile iş birliğine gitmektedir.

“Emanuel adlı bir ruhsal varlıktan tebliğler almaya başladılar. Emanuel, Rosea kemoterapiyi bırakmasını, bunun kendisini çok hasta edeceğini söylemişti.

 Heyoan, bu ilk klorukin kullanım döneminden sonra David için sistemi temizleyici bitkisel çaylar ve vitaminler önerdi.”[3]

Henkin ise manevi rehberlerin, şifacılar ile sezgisel olarak görünerek veya duru işiti yoluyla temas kuran ve halk arasında ruhlar veya hayaletler olarak bilindiğini iddia etmektedir. Duru işiti, hiçbir aygıt kullanmaksızın, algılanabilmesi olanaksız uzaklıktaki ses, konuşma ve müzikleri işitebilme ve bedensiz varlıklardan gelen tesirleri söz hâlinde duyabilme şeklinde olduğu iddia edilen paranormal yeteneğe metapsişikte verilen addır.

“Bazen ruh, şifacı ile tanışmayı kolaylaştırmak için kendisini erkek ya da kadın olarak tanıtmakta veya bir isim kullanarak kimliğini belirtmektedir. Bedensiz bir varlık genellikle, iki yoldan şifacı ile iletişim kurar. İlki, şifacı bakımından açıkça bir tür sezgisel yol olarak görülür. İkincisi, beden dışı varlıkların seslerini işitme, hatta onlarla konuşmalar yapma demek olan ‘duru işiti’dir.

Ruhsal rehberler veya şifa rehberleri ya da şifa üstatları, pek çok büyük şifacının yardımcı dostları ve tavsiyecileridir. Halk dilinde ruhlar, hayaletler olarak bilinirler. Duru işiti yeteneğini kullananlara şifa rehberleri, ellerini nereye koyacakları talimatını verdikleri gibi hastaları için psişik, psikolojik ve gıda telkinlerinde de bulunurlar.”[4]

Donna Eden, Balashem isimli rehberinden bahsederek bu rehberinin, aynen Brennan’nın rehberi Emanuel gibi danışanları ile de temas kurduğunu anlatmaktadır.

“Sokrates, hayatı boyunca ona rehberlik yaptığına inandığı bir varlıktan açıkça söz etmiştir. Sokrates ona ‘kâhin’ derdi ve onu sayısız şekilde koruduğunu söylerdi.

Arada bir, tedavi ettiğim insanlardan biri ‘Büyükannem burada ve onu dinlemeni istiyor. Sana ne yapman gerektiğini anlatmaya çalışıyor.’ der.

…Bu sırada ben, ‘Betty, ben değildim! Sanki başka bir ruh içime girdi. Adının, Balasheem olduğunu söyledi.’ diyordum. O ise ‘Meryem ve İsa'ydı!’ diye bağırıyordu. ‘Hayır.’ diye yanıtladım.

…‘Adının Balasheem olduğunu söyledi ve Yul Brynner'a benziyordu.’ Sonra bir gün parkta yürürken Balasheem karşıma çıktı ve bana Betty'yi aramamı söyledi.

…Betty'yle yaptığım üçüncü seansta Betty, ‘Onu görüyorum! Seni görüyorum!’ diye bağırdı. Balasheem'le konuşmaya ve onu işitmeye başladı. Ben artık aracı değildim.”[5]

Dr. Pearl, Fred isimli rehberinden bahsederken, Fred’in kendisiyle, insanlar üzerinden görüştüğünü söylediğini aktarır. Bu şöyle gerçekleşmektedir: Rehber olan bu varlıklar bazı insanların bedenini kullanarak, o kişinin dili üzerinden konuşmaktadır. Dr. Pearl’in rehberin kim olduğu konusunda kesin tanımlaması yok. Bunlar belki melekler, belki bir ruh.

“Gözlerimi açtım ve misafirimin olduğunu gördüm. Orada, yatağımın ayak ucunda bir grup insan duruyordu. Onları görebileceğim kadar ve benim onları gördüğümü görebilecekleri uzun bir süre orada durdular sonra yok oldular... Yatağın ayak ucuna oturan o insanlar kimdi? Rehberler miydiler? Ruhlar? Melekler?

Bir gece, geç bir saatte, bir hareket dikkatimi çekti. Muayene odasının kapısının önünden bir adam geçiyordu ama kapının kilitli olduğunu biliyordum ve bu nedenle kimsenin içeri girmesi mümkün değildi. Bunun kesinlikle bir hayalet olduğunu anlamıştım.

Nihayet Fred konuşmaya başladı... Ses önce pürüzlü, tiz ve cırtlaktı 'Bizim sana gelmemizin nedeni...’ ses derinleşti, ‘Yaptığına devam etmeni söylemektir.’ ses kesik kesikti, ‘Yaptığın, gezegene ışıkla bilgi getiriyor.’

... ‘Sizinle tekrar konuşabilir miyim?’ diye sordum Fred'in sesine:

...‘Tamam benimle bu insan kanalı ile konuşabilirsin.’ dedi.

Ofiste Fred’in yaptığı gibi sesler çıkaran 3 hasta, bir sonraki randevularına geldiler. Söylediklerinin aynısını söylediler. Bu hastalar Fred’i tanımıyorlardı. Aslında hiçbiri diğerini tanımıyordu. İki gün sonra, daha fazla sayıda hasta aynı cümleleri söylemeye başladı... Hepsi de aynı 6 cümleyi  tekrarlıyorlardı:

1. Burada yaptığına devam etmeni söylemeye geldik.

2. Yaptığın, gezegene ışık ve bilgi getiriyor.

3. Yaptığın, lifleri yeniden bağlıyor.

4. Yaptığın, iplikleri yeniden bağlıyor.

5. Bir usta olduğunu bilmelisin.

6. İtibarın nedeniyle buraya geldik.

Kanal olayları bitmeden önce, 50'den fazla değişik kişi tarafından verilen 6 cümle vardı. Bu diğer insan ya da ‘varlık’, masada yatan kişinin bedenini kullanarak konuşuyordu.

Hastalar, seanslardan sonra bir şeyler gördüklerini söylüyorlardı. Anlattıkları genellikle birbirine benziyordu: Belirli şekiller, renkler ve belirli insanlar. Onlara melekler, rehberler, varlıklar, ruhlar diyebilirsiniz. Hangisi size uygunsa. Ancak her ne iseler bana verilen tanımlara göre genellikle gerçek insanlara benzediklerini söyleyebilirim.”[6]

Web sayfasını incelediğim yerel bir uygulayıcı ise kendi yaşadığı rehberle görüşme serencamını şöyle anlatmış:

Masterlik seviyesi o kadar önemli bir seviyedir ki inisiyasyon sırasında transa girebilir, evrensel koruyucu rehberiniz ile bağlantıya geçebilirsiniz. 2010’da ben masterlik inisiyasyonum sırasında transa girip bir okyanusu tamamen kaplayan, kadim bir rehber ile tanışmıştım. O kadar güçlü bir enerjisi vardı ve o kadar büyüktü ki benim boyum onun yalnızca göz bebeği kadardı. O dönemler, zaman zaman her ne kadar meditasyon ve çalışmalarımda ruhsal rehberim ile bağlantı kurmakta zorluk yaşasam da ihtiyacım olduğunda yanımda olduğunu biliyor ve o güçlü enerjisini hissedebiliyordum. Bu ruhsal rehberim ise bir ejderha idi.

Görüldüğü üzere, şifa bilgileri konusunda uygulayıcıların, görüştüklerini düşündükleri ruhsal rehberler konusunda net bir tanımlamaları yoktur. İsimler değişmektedir. Brennan, her insanın görmeyi isteyeceği kutsallar kutsalının kapısına geldiğinde Heyoan’ı önünde tahtta otururken buluyor. Heyoan’ın, tanrının kendisi olması gibi bir durum var ama bilgi net değil. Brennan’ın, Heyoan ve Emanuel’i, Dr. Pearl’in Fred’i veya Eden’nin Balashem’i, benim eğitimcimin Mevlana’sı, Avustralya’dan görüştüğüm uygulayıcının “İki mübareği” kim bunlar? Neden çok az sayıda şifa uygulayıcısının rehberi var? Bu rehberleri kim, nasıl tayin ediyor. Eğer Tanrı veya Allah veriyorsa neden Brennan ilahlık iddiasında bulunan firavunlarla veya Yunan tanrılarıyla ilişkilendirilecek Sfenks’ten bahsediyor?

 


[1] Steine, D. (2002). Bir Şifa Klavuzu Reiki Esasları. İstanbul: Arıtan Yayınevi, s. 145.

[2] Buhari, Deavat, 54

[3] Brennan, B. A. Işığın Elleri. İstanbul: Meta. s. 33’ten itibaren derleme

[4] Henkin, A. W.-B. (1995). Ruhsal Şifacı Olmak. İstanbul: Bilyay, s. 67.

[5] Eden, D. (2014). Enerji Tıbbı. İstanbul: Butik Yayıncılık, s. 366.

[6] Pearl, D. (2011). Tekrar Bağlantı. İstanbul: Butik Yayıncılık, s. 34.

Yorumlar (0)

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz bırakabilirsiniz.

Herhangi bir şey arayın...