Bir anne yazdı. 19 yaşındaki oğlu son 2 yılda 3 kez bileklerini kesmişti. Evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyordu. Aile korkudan onu yalnız bırakamıyordu.
Sadece anne ile yaptığım ilk çalışmada problemin kaynaklarını büyük oranda tespit ettik. Anne verilenleri uyguladı. Kısa sürede rahatlama başladı. Ardından 2 görüşme daha yaparak süreci tamamladık.
Başka bir vakada ise abi beni hastanenin acil servisinden aradı. Kardeşi kriz geçirip acile kaldırılmıştı. İlk yönlendirmelerden sonra rahatlama oldu. Bir yıl içinde 3 görüşme daha yaptık. Ailenin ekonomik durumu zayıf olduğu için tavsiyelerimi yerine getirmeleri zaman alıyordu.
Tavsiye ettiğim görevler yapıldıkça aile tekrar arıyordu. Sonunda ise “Tamamen düzeldi” dediler.
Özellikle çocuk ve ergen vakalarında çoğu zaman önce aileyle ilerliyorum. Anne ve baba doğru adımları attığında süreç açılıyor.
Evlat, anne ve babanın gölgesidir; sırrıdır. Özellikle 20’li yaşlara kadar yaşanan problemlerin çoğu zaman ailedeki hatalarla bağlantılı olduğunu, doğru telafiler yapıldığında ise bu problemlerin çözülebildiğini görüyoruz.
Çoğu zaman problemi yaşayan küçük çocuklarla hiç görüşmüyorum. Ergen ve gençlerle ise ileriki aşamalarda kısa görüşmeler yapıyorum. Bu görüşmeler genelde 5-10 dakika sürüyor. Anne ve babanın katılımıyla birçok problem çözülebiliyor. Hatta bazen ebeveynin ayrılmış olması, çalışmaya katılmak istememesi veya vefat etmiş olması sebebiyle sadece anne ya da sadece baba ile çalışmak zorunda kaldığımız vakalar da oluyor.
Belirleyici olan şey süre değil, doğru tespittir. Maddi imkânı olmayanlarla da tekli görüşmeler yapıyor, uygulanabilir görevler veriyor ve süreci takip ediyoruz.
Kök sebepler tespit edildiğinde çözüm yolu açılıyor. Çok büyük görünen problemlerin küçük görünen sebepleri olabiliyor. Doğru analiz yapıldığında süreç beklenenden daha hızlı değişebiliyor.
Bazen tek bir görüşme bile yön değiştirir. Bazen de süreç adım adım ilerler. Çünkü çözüm, daha fazlasını yapmakta değil; doğru yere bakmaktadır. Önemli olan bir yerden başlamaktır.