Seanslar esnasında gerek uygulayıcı gerekse danışan tarafından yaşanan fiziksel etkiler söz konusudur. Uygulayıcı, seans esnasında zaman zaman danışana belinin ısındığı, ayaklarının uyuştuğu veya ellerinin karıncalandığı gibi o an yaşadığı durumu söyleyebilir. Gerçekten de o sırada danışan bunu yaşamaktadır ve hâliyle uygulayıcının bu hâli bilmesi onu oldukça şaşırtır. Bu durum danışanın, uygulayıcıya ve uyguladığı sisteme olan inanç ve güvenini güçlendirir. Aslında o sırada danışanın yaşadığı uyuşma, karıncalanma ve ısınmayı aynı şekilde ve aynı yerde uygulayıcı da kendi bedeninde hissetmektedir. Bazı uygulayıcılarda bu durum bedenin ters yönünde gerçekleşebilir.
Uygulama esnasında genelde danışanlar anlık uykuya dalar, rüyalar ve özellikle renkler görebilir. Renkler, uygulayıcı için önemlidir. Her çakra için belirlenmiş renkler vardır ve danışanın, seans esnasında gördüğü renk, o çakra bölgesinde bir rahatsızlığın olduğu konusunda uygulayıcıya fikir verir. Steine, bu durumun Tanrı/Kaynak enerjiyle ilişkili olduğunu belirtir.
“Kişi, ayakları yerden kesiliyormuş veya bedeni karıncalanıyormuş gibi hissedebilir. Geçmiş hayatları da içeren, yoğun rüyalar görebilir yahut vücuttaki zehirlerin atılmasında görülen belirtiler gösterebilir (bunlar ishal, nezle ya da sıklıkla idrara çıkma şeklinde meydana gelebilir). Ancak kişi kendisini iyi hissedecektir. Reiki seansı süresince nefesler ağırlaşır, kan basıncı düşer; duygusal bakımdan sakinleşme görülür. Başka nelerin olabileceği Tanrı/Kaynak enerjiye bağlıdır.” [1]
Dr. Pearl, seans sırasında hissedilenleri şöyle özetler:
“Karıncalanma, nabız gibi atma, soğuk-sıcak, itme ve çekme hislerinden, ellere esen bir rüzgâr hissine kadar birçok değişik his bildirilmiştir. Şifa için ofisime gelen kişiler giderek artan sayılarda, genellikle ilk seanslardan sonra eve gittiklerinde televizyon, müzik seti, lamba, buzdolabı gibi elektrikli cihazların sürekli olarak, kendi kendilerine açılıp kapandığını söylemek için beni arıyorlardı.
Aynı insanlar, daha sonra ellerine bir şeyler olduğunu söylüyorlardı; tuhaf şeyler; sıcaklık ve elektriklenme ya da serinlik ve esinti hissi. Ellerini rahatsız ya da hasta olan bir kişiye doğru tuttukları zaman, çoğu kez o kişinin belirtilerinin azaldığını ya da tamamen yok olduğunu anlatıyorlardı. Astım yok oluyor, kronik yaralar iyileşiyordu.”[2]
Danışanların bunu yaşamasına karşın uygulayıcı da az önce bahsettiğim gibi enerjiyi kendi vücudunda aynı şekilde hissedebilir. Ayrıca seanslardan sonra bir kısım uygulayıcılara bir ağırlık çökebilir. Bu, danışandan alınan negatif enerji olarak nitelendirilir. Alınan bu enerjinin, vücuttan atılması için meditasyon veya topraklama yapılır. Kristal veya toprağa dokunarak veya pranik şifada olduğu gibi elleri hatta bütün vücudu tuzla ovalayarak, negatif enerji bedenden temizlenmeye çalışılır. Ben özellikle seanslardan çok etkileniyordum. Bazen birkaç gün kendime gelemezdim. Bazen diğer bir uygulayıcıya seans yaptırarak ancak bu ağırlıktan kurtulabilirdim.
[1] Steine, D. (2002). Bir Şifa Klavuzu Reiki Esasları. İstanbul: Arıtan Yayınevi, s. 27.
[2] Pearl, D. (2011). Tekrar Bağlantı. İstanbul: Butik Yayıncılık, s. 15.
Yorumlar (0)
Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz bırakabilirsiniz.
Yorum yapmak için giriş yapın.